X

Gün içinde uygulayabileceğiniz stres yönetimi teknikleri

İçinde yaşadığımız dünyada ne yazık ki stresten söz etmemek imkansız. Hele de günümüzde… En basitinden sabah kalkar kalkmaz sosyal medyada gördüğümüz haberler, işe gitmek için girdiğimiz trafik, katılmak zorunda olduğumuz toplantılar, özel hayatın içinden problemler derken stres hep bizimle. Pozitif düşünceyi benimseyen biri olarak bile benim de zaman zaman içinden çıkamadığım durumlar olabiliyor.

Ancak böyle zamanlarda bile bir şekilde stresle başa çıkacak yollar bulmaya, yöntemler denemeye özen gösteriyorum. Mesela kolaylıkla uygulayabileceğin nefes egzersizleri bile küçük ama etkili bir başlangıç. Evet, stresi ortadan tamamen kaldırabilmek bir bakıma imkansız. Ancak bu, onunla baş edemeyeceğin anlamına gelmiyor. Tüm stres faktörlerini ortadan kaldırmak mümkün olmasa da, verdiğin tepkiler konusunda kontrolü elinde tutabilir ve ustalaşabilirsin. Başarılı stres yönetiminin anahtarı ise proaktif bir yaklaşım benimsemek. Bahsettiğim bu 5 stres yönetimi tekniği de hayat karşına ne çıkarırsa çıkarsın daha sakin hissedebilmene yardımcı olacak.

1. Önce iyi hissetmeye odaklan

Gözlerini açtığın ilk andan itibaren kaybetmiş hissetmek yerine, sana neşe veren şeyleri yapmayı planla. Bunun için ne yapman gerektiğinden ziyade, gerçekten neleri sevdiğine odaklan. Örneğin, sabah egzersizleri yapmak sana iyi geliyorsa, devam et, ancak bir sorumluluk hissi veriyorsa farklı bir yaklaşım dene.

2. Sağlam sınırlar oluştur

Jim Rohn’un da dediği gibi “En çok vakit geçirdiğin beş kişinin ortalamasısın.” Bu sözü benimseyerek çevrende ne tarz insanlar var ve onlara ne derece tavizler veriyorsun, gözlemle. Belki de seni stresli yapan şey durumlardan ziyade insanlardır. Başkalarının acil durumlarının senin acil durumun haline gelmesine izin verme.

3. Eğlenceye yer aç

Hayat ne kadar zor ve sıkıcı olursa olsun eğlenmek için işlerinin bitmesini bekleme ya da bunu bir ödül gibi düşünme. Hayatındaki mutluluk ve doyumun kazanılması gerekmiyor. O yüzden eğlenceli unsurları hayatına mümkün olduğu kadar dahil etmeye çalış. Böyle aktivitelerin kortizol (stres hormonu) düzeylerini düşürdüğü de kanıtlanmış bir gerçek.

4. Gerçekleşmemiş durumları kafanda canlandırma

Stressiz bir hayat yaşamanın ilk adımı, hayali senaryoları düşünmekten ve analiz etmekten vazgeçmekten geçiyor. Böyle düşünceler sana herhangi bir fayda sağlamaz. Gelecekte ve varsayımlarla yaşamayı bırak.

5. Büyük resme dikkatini ver

Bir dahaki sefere stresli olduğunu fark ettiğinde, derin bir nefes al ve şuna odaklan: Aklına taktığın problem önündeki günlerde senin için ne derece önemli olacak? Kendine zarar vermemek adına kontrol edemediğin şeyler için aşırı düşünmeyi bırak ve sadece büyük resme dikkatini vermeye çalış.

Güncel paylaşımlarım ve yeni günlük bilgiler için Instagram hesabıma göz atabilirsin.

İlginizi çekebilir: Sabaha stressiz başlayın: Stressiz bir gün için 4 püf noktası

Deniz Alayat: Ben Deniz, Bütünsel Beslenme ve Sağlıklı Yaşam Koçu’yum. 2016 yılının sonuna doğru bir anda kendimi çok halsiz hissetmeye başladım. Bir hafta önce günde 30 bin adım yürürken, o kadın gitti, sanki 50 yıldır günde 3 paket sigara içiyormuşum gibi nefessiz kalmaya, kısacık mesafeleri dahi yürüyemeye başladım. Bedenimde böylesine ani bir değişiklik olunca sebebini araştırmaya başladım ve kanser olduğumu öğrendim. Bedenim defalarca bana stresimi azaltmam, durmam, sakinleşmem, kendime şefkatli davranmam gerektiğiyle ilgili sinyaller göstermişti ama ucundan kıyısından üstüme alınmamıştım. Sonunda, lösemiyle büyük bir uyanış yaşadım. Bedenimi tanımam, onun en yakın arkadaşı, kardeşi olmam gerektiğini anladım. Yaşadığım bu tecrübe, bende sağlıkla ilgili daha fazla bilgi edinme isteğini uyandırdı. İlik naklim sonrasında, tedavi görürken, merkezi New York'ta bulunan Institute for Integrative Nutrition okuluna başvurdum ve oradan mezun oldum. 2018’de Miami’de IIN Summit’ine katılarak Deepak Chopra gibi alanında başarılı isimlerden eğitim aldım. Ruh-zihin-beden ilişkisi ve sağlıklı yaşam alanında çalışıyorum. Duygularımız, düşüncelerimiz, bizi oluşturan inançlarımız, duygusal esnekliğimiz, strese karşı bedenimizin verdiği cevaplar ve sağlıklı bedene yolculukta beslenme alışkanlıklarımız keyifle çalıştığım alanlar. Mail adresim: deniz@denizalayat.com

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale