X

Gün içinde kalori alımını azaltmanız için 8 öneri

Kilo vermek için enerji dengesini sağlamak yani harcanan enerjinin alınan enerjiden daha fazla olmasını sağlamak temel kuraldır. Yeterli ve dengeli beslenerek bu dengeyi tutturmak da işin sırrıdır.

Hem dengeyi bozmamak hem de kaloriyi düşürmek adına hayatınıza kolayca geçirebileceğiniz 8 öneri sayesinde kilo kaybınızı fark edebilirsiniz.

1. Haftalık beslenmenize et kadar sebzeleri de yerleştirin, kaloriyi dengeleyin.

Sebzeler et grubuna göre daha bol lif ve su içermekte ve daha düşük kalorili enerji vermektedirler. İçerdikleri bol posa sayesinde bağırsaklarınızı hareketlendirmeye yardım ederken, düşük kalorili olmaları da bize hafta bazında daha dengeli kalori alımı sağlamaktadır.

2. Pişirme yöntemlerinizi değiştirin, kızartma yerine az yağda sote ya da ızgara yapmayı tercih edin.

Kızarmış sebzeler/etler besin değerlerini kaybetmelerinin yanında çektikleri yağ ile de oldukça fazla kalori içermektedirler. Bu nedenle sebzeleri haşlama/az yağda sote/ızgara  şeklinde pişirmeyi, etleri ise kendi yağında pişirmeyi deneyin. 1 gram yağın 9 kalori enerji içerdiğini düşündüğümüzde, kızartmadan vazgeçmek kalori alımını ciddi oranda azaltmaktadır. Sadece kalori alımını azaltmakla kalmayıp kolesterol seviyelerini de iyileştirmenize katkı sağlayacaktır.

3. Daha sağlıklı seçenekleri arayın.

Markette dolaşırken kullandığınız kalorili besinlerin, sosların ya da atıştırmalıkların yerine daha sağlıklı alternatiflere odaklanın. Örneğin ekşi krema yerine süzme yoğurt, yağlı süt yerine yarım yağlı süt, çikolatanın yerine kuru meyveler, yüksek yağlı ve kalorili bisküviler yerine eklenti şekersiz tahıllı alternatifleri beslenmenize ekleyin.

Mutlaka etiket okuyun ve etikette belirtilen değerlerin bir porsiyonlarının ne kadara eşit olduğunu sorgulayın.

4. Atıştırmalıklarınızın yanına peynir ekleyin.

Peynir, dengeli protein ve yağ oranı sayesinde tokluk süresini arttırmaya yardımcıdır. Kahvaltılarınızda, ara öğünlerde, salatalarınızda protein alımınızı arttıracak ve gün içinde daha tok kalmanızı sağlayacaktır.

5. İçtiğiniz kahvenin ve çayın  türüne ve içeriğine dikkat edin.

Kahve ve çay, faydaları oldukça fazla olan iki içecektir. Ancak kremalı, şuruplu seçeneklerin size fazladan kalori ve yağ olarak geri döneceği gerçeğini unutmayın. Frappucino gibi soğuk kahveler yaz sıcağında size ferahlık hissi verebilir ancak artı 400 kalori gibi neredeyse bir ara öğün kalorisinde enerji alacağınız gerçeğini değiştirmez. Bu nedenle şekerli, şuruplu, kremalı içecekleri bir kenara bırakıp sade olarak tüketmeye çalışın. Tadı sert gelen kahvelerde ise biraz süt eklentisi ile sütten gelen laktoz şekeri sayesinde tatlandırmayı deneyin.

6. Cips paketlerini çöpe atın, taze meyve ve sebzeler ile yoğurtlu/humuslu bir sos hazırlayarak keyif yapın.

TV karşısında, bilgisayar başında ya da film keyfi yaparken sürekli bir atıştırmalık arayıp çareyi patlamış mısır, cips gibi seçeneklerde mi buluyorsunuz?  Taze sebzelerden havuç, salatalık humus ile mükemmel bir uyum sağlıyor. Taze meyveleri ise tarçınlı süzme yoğurda batırarak yemeyi deneyin. Böylece hem oldukça besleyici hem de düşük kalorili atıştırmalıklar ile günü kurtarmış olursunuz.

7. Daha küçük tabaklar kullanın.

Tabağın boyutu büyüdükçe tabağı doldurmak amacıyla yiyeceklerin miktarı da artmakta ve dolayısıyla alınan kalori de artmaktadır.

Porsiyon kontrolünü sağlayabilmek, mideyi doyurmadan önce gözü doyurabilmek ve beyninizi bir tabak dolusu yediğinize ikna edebilmek adına daha küçük boyutta tabaklar kullanın.

8. Susuzluğunuzu ‘su’ içerek giderin, gazlı içecekler ya da soğuk çaylara aldanmayın.

Havaların ısınması ile birlikte susuzluk hissimizin artması bizi yanlış yönlendirebilir ve asitli, şekerli, kalorili soğuk içeceklere ellerimiz kayabilir. Aman dikkat! Bu hissettiğimiz aslında birkaç bardak su ile fazla kalori almadan dindirebileceğimiz susuzluk hissidir. Gün içinde dengeli dağılımı sağlayacak şekilde kg başına 30 ml’nin altında olmadan su tüketimine dikkat edin.

 

İlginizi çekebilir: Faydaları ve porsiyonları ile tüketmeniz gereken 7 yaz meyvesi

Diyetisyen Müge Bozok: 2008 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden başarı ile mezun oldu. Türkiye’nin ilk Tıp Merkezi İntermed’de kariyerine başladı, bu merkezde çeşitli branşlarda doktorlar ile hastalıklarda beslenme tedavisi, sağlıklı beslenme, obezite tedavisi, adölesan çağı beslenme eğitimleri, hamile ve emzirme döneminde beslenme gibi birçok alanda çalıştı. 2011 - 2017 yılları arasında Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun kurucusu olduğu Yaşasın Hayat! Kliniğinde mesleğine devam etti. Diyetisyenlik mesleğinin yanı sıra sağlıklı yaşamın yapıtaşları olan beslenmenin ve egzersizin vazgeçilmez olduğunu düşünerek, uluslararası çeşitli eğitimlerden geçerek profesyonel olarak pilates eğitmeni oldu. 4 senelik profesyonel pilates eğitmenliğinin yanı sıra çok sevdiği yoga seanslarının ileri seviyesine giderek çeşitli yoga eğitimlerinde katılıp “Yoga Alliance” sertifikasını almaya hak kazandı. 2017 yılında ise mesleki bilgi ve tecrübesiyle danışanlarına ve öğrencilerine daha kapsamlı hizmet verebilmek için “Revita” isimli kendi beslenme danışmanlık ve pilates - yoga stüdyosu yaşam merkezini kurmuştur.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale