X

‘Green exercise’ ile ruhunuzu nasıl iyileştirirsiniz?

Günümüzde sürekli hızlanan yaşam temposu, teknolojinin yoğun kullanımı ve iş yükünün artması gibi birçok faktör sebebiyle egzersizi günlük rutinin bir parçası haline getirmek fazlasıyla zor. Sonunda egzersize vakit ayırdığınızda ise kendinizi spor salonuna kapanıp koşu bandına çıkmış ya da stüdyo dersinde matınızı yere sermiş şekilde bulmanız çok olası. Egzersizin her hali, sağlıklı yaşam için önerilse de yapılan araştırmaların gösterdiği bir şey var: O da “green exercise” yani yeşil egzersizin, mental ve fiziksel sağlığı çok daha olumlu şekilde etkilediği.

Yapılan bir araştırma; doğal ortamda egzersiz yapmanın gerginlik, stres, öfke ve depresyon seviyelerinde kapalı ortam egzersizlerine kıyasla daha olumlu etki yarattığını gösteriyor. Bu durumda kişi, egzersizden daha fazla keyif alarak benzer alışkanlığı tekrarlama konusunda da daha aktif oluyor. Aklınıza sürekli ertelediğiniz veya bir türlü düzene sokamadığınız o spor salonu seansı gelsin…

Mahalledeki parkta yürümek, sahilde bisiklet sürmek veya ormanda koşmak gibi alternatiflerin tümü arzuladığınız rutin için ideal çözüm olabilir. Bu yazımızda, yeşil egzersizin ruhunuza ve bedeninize sağladığı faydaları derledik.

Green exercise nedir, faydaları nelerdir?

Green exercise, doğada ve açık hava yapılan her tür fiziksel aktiviteyi kapsayan bir kavram. Yani bir parkta, kampüste, ormanda veya sahilde yapılan kısa yürüyüşlerin ve koşu egzersizlerinin tümü bu gruba dahil ediliyor. Ayrıca kano ve yelken gibi su sporları ile binicilik, dağcılık veya plaj voleybolu gibi açık havada yapılan sporlar da yeşil egzersiz olarak geçiyor. Hatta bahçe işleriyle uğraşmak ve uçurtma uçurmak bile aynı kategoriye giriyor. Elbette bu son ikisi fiziksel değil de daha çok ruhsal sağlık üzerinde etkili.

Düzenli egzersizin tansiyon, obezite, Tip-2 diyabet ve kardivasküler hastalıklar üzerinde yaptığı olumlu etkilerin tümü yeşil egzersiz için de geçerli. Fiziksel aktivitedeki artış ile fit görünüm elde etmek ve kan dolaşımını hızlandırarak çeşitli sağlık risklerinden korunmak mümkün. Ancak yapılan aktivite, kapalı ortamdan doğaya taşındığında egzersizden alınan fayda maksimuma çıkıyor. Çünkü green exercise, aynı yoğunlukta kapalı alan aktivitesine kıyasla fiziksel, zihinsel, hatta ruhsal yönden şu avantajlara sahip:

1. Daha iyi ruh hali ve zihinsel sağlık

Açık havada vakit geçirmek ruh sağlığı üzerinde doğrudan etkiye sahip. Temiz ve doğal bir çevrede egzersiz yapmak, güneş ışığından ve temiz havadan faydalanma seviyesini artırıyor. Bu sürecin doğal bir sonucu olarak rahatlama, ruh halinde iyileşme ve bilişsel işlevlerde gelişim gözleniyor. Doğal bir alanla çevrelenmek stres, depresyon ve anksiyete seviyelerini hızla düşürüyor. Hem doğada bulunmanın hem de fiziksel olarak aktif olmanın faydaları birleştiğinde kişi kendini daha kaygısız ve mutlu hissediyor. Ayrıca konsantrasyon ve düşünme kapasitesi arttığından olayları net görme kabiliyeti pekişiyor.

2. Daha yüksek fiziksel zindelik

Farklı ve hoş manzaralarda koşmak, bisiklete binmek ve yürümek egzersiz rutinine yepyeni boyut kazandırma avantajına sahip. Çünkü dışarıda spor yaparken rüzgar direnci, arazi eğimi ve sıcaklık gibi birçok ek faktör devreye giriyor. Bu da vücut kaslarının daha aktif çalışmasını sağlıyor. Fiziksel açıdan dört duvarla sınırlandırılmamak, kişideki canlılığı ve enerjiyi artırıyor. Dolayısıyla doğada spor yapan kişiler kendilerini daha tazelenmiş, dinç ve canlı hissediyor. Ayrıca egzersiz sonrası kimi durumlarda gözlenebilen ağrı ve yorgunluk şikayetleri de azalıyor.

3. Daha gelişmiş öz güven ve farkındalık

Doğada hareket etmenin sağladığı bir diğer fayda da öz güven ve farkındalık düzeyindeki gelişmişlikle ilişkili. Yeşil alanla bağlantı kurmak kişideki minnettarlık duygusunu besliyor. Modern hayatın koşuşturmacası içinde sürekli unutulan “anda kalma” hali, ulaşılması imkansız bir fenomen olmaktan çıkarak sürdürülebilir bir farkındalığa dönüşüyor. Bu süreç düzenli bir rutine dönüştüğünde kişinin kendine, başkalarına ve yaşama bakış açısı giderek daha sağlıklı bir hal alıyor.

Yeşil egzersizi rutininize nasıl eklersiniz?

Hala green exercise ile tanışmadıysanız okuduğunuz bu faydalardan sonra fikriniz değişmiş olabilir. Ancak her şeyde olduğu gibi, söz konusu green exercise olduğunda da yeni bir şeylere başlama fikri sizi kaygılandırıyor olabilir. Aslında bu basit fakat etkili adımlarla, mevcut rutininizi sandığınızdan da hızlı şekilde dönüştürebilirsiniz:

  • Yakın çevrenizdeki parkları, bisiklet yollarını ve yeşil alanları araştırarak başlayın. Bu sırada hava koşullarını ve olası arazi tehlikelerini not edin.
  • İlgi alanlarınıza ve egzersiz hedeflerinize uygun aktiviteler seçin. Hoşunuza giden bir egzersizle başlarsanız sürece daha kolay adapte olursunuz.
  • Haftalık planınızda yeşil egzersiz için zaman dilimleri belirleyin ve plana sadık kalın.
  • Kısa hedeflerle başlayıp süreyi ve yoğunluğu yavaş yavaş artırın.
  • Vakit geçirmekten hoşlandığınız bir arkadaşınızı aynı aktiviteye teşvik edin, böylece birbirinizi motive etmiş olursunuz.

Fiziksel aktivitenin faydalarını doğanın canlandırıcı gücüyle birleştirerek egzersiz rutininizi dönüştürebilirsiniz. İster düşük tempolu yürüyüşler, ister uzun soluklu antrenmanlar planlıyor olun, doğada vakit geçirmeye başladıkça ruhunuzun ve bedeninizin nasıl iyileştiğini göreceksiniz. Sadece dışarı çıkın, temiz havayı soluyun ve doğanın sizi yenilemesine izin verin.

Kaynaklar: ideafit, acefitness.org

İlginizi çekebilir: Koşuya nasıl başlanır: Koşuya yeni başlayacaklar için rehber

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale