X

Görünenin ardındakine bakabilmek: Bir köpek sizi ısırırsa ne düşünürsünüz?

Yaşadığımız olayları pek çok manada değerlendirebiliriz. Yaşadıklarımız bize en basitinden en kapsamlısına ne anlatıyor diye bakabiliriz. Nasıl mı? Soruyu soran cevabı bilir misali…

Farz edelim ki yolda giderken, durup dururken, aniden ayağınızdan köpek ısırdı. Isıran taraf çaba harcıyor ayağı bırakmamak için… Tutmuş bir kere ayağı, karşı tarafın canını acıtıyor. Karşılıklı bir mücadele başlıyor. Belki kendi canı acıdığı için acıtıyor. Aynı zamanda kendi yaşam enerjisini tüketiyor, farkında bile değil. Isırmasına sebep her ne ise karşısındakini tehdit ya da tehlike algılıyor. Tipik bilinçaltı alarm durumunda “savaş ya da kaç” yapıyor. Yani savaşıyor, ısırıyor.

Bu mecazlı anlatımı; hayatın içinde yaşadıklarımızla değerlendirelim…
Basit bir köpek ısırması değil aslında olan…
Öncelikle “olan güzeldir!” diyelim ve olayın ardında olanı, hakikati görmeye niyet edelim.

Bizi ısırmaya çalışanlar, korkmuş olabilir mi?
Bizi tehdit ya da tehlike algılıyor olabilirler mi?
Kendini korumak adına ısırıyor, saldırıyor, can acıtıyor olabilir mi?
Acı duygusuyla yüzleşemediği için bu duyguyu kin, intikam, öfkeye dönüştürmüş olabilir mi?
İncindiği için can acıtmaya çalışıyor olabilir mi?

Peki bizim onda gördüğümüz kendimizde de olabilir mi?
Bizim de ısırdıklarımız olabilir mi?
Biz de hiç farkında olmadan ya da bilerek birilerinin canını acıtıyor olabilir miyiz?

Her şey olabilir dostlar…

Köpek bize hizmet eder. Kendimizi gösterir. Hayat konuşur anda, akışta…
Bir köpeğin üzerinden bile anlatır bizi bize…

Nefsimizi görelim der…
Bizi ısıranların, şiddetle haykıranların, tutup bırakmayanların ardında derin acı vardır belki de…
Belki de bizim acımızı, öfkemizi bize yansıtırlar…
Onlara da bize de sadece şefkat iyi gelir. Çünkü SEVGİ en büyük iyileştiricidir.

Köpek ısırırsa, köpeği sevin…
Zor olsa da elinizden geleni yapın.

Kadim Hawai Ho’oponopono Yöntemi destek olsun hepimize…

“Özür diliyorum
Lütfen beni affet
Teşekkür ediyorum
Seni seviyorum”

Bu arada; bir de ayak nedir? Ona bakmak gerek… Ayaklarımız bedenimizi taşır, ayaklarımızla ileriye adım atarız. Gelecekten korkuyorsak ayaklarımızı yaralayabiliriz belki…
Hayat güvenli, sevmek güvenli…
Hayatı okumak anda, akışta eğlenceli…

Hayatı okumak, ilişkilerimizi anlamak, bedenimizi dinlemek adına buluşuyoruz.
Seda Öz’ün yoga dersleriyle taçlandırılmış Hande Akın ile hafta sonu kişisel dönüşüm çalışması 1-2 Şubat’ta 1 gece konaklamalı Seshane Yaşam Beykoz’da.
Katılım için whatsapp: 0532 783 2141
Sevgilerimle…

İlginizi çekebilir: İçinizdeki savaşa son verin: Duygularımızla yüzleşmek

Hande Akın: 5 Şubat 1977 İstanbul doğumluyum. Şişli Terakki Lisesi’nde okudum. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-TV Sinema Bölümü’nden mezun oldum. 15 yıl reklam sektöründe prodüksiyon ve müşteri ilişkileri yöneticilikleri yaptım. 28 yaşlarında başlayan sorgulama, kendimi keşfetme, tanıma, anlama maceramda 33. yaşım milat oldu. Reklamcılıkla vedalaştım. Aldığım ve almakta olduğum sayısını artık hatırlamadığım pek çok eğitim, seminer oldu. Kişisel gelişim alanında yaşam koçluğu yapmaya başladım yıl 2010... “Ben zamanı”nın kurucusuyum, Bu slogandan hareketle; EFT (Duygulardan Özgürleşme Tekniği), REGRESYON, Ezoterik şifa teknikleriyle harmanladığım kalbimin rehberliğinde özgün bireysel seanslarımın yanı sıra kişisel gelişime dair eğitimler, seminerler veriyorum. Kadın Olmak ve AŞK’a gel özellikle dişil enerji üzerine çalıştığım workshoplarım. İlham veren, motive eden, umudu yeniden yeşerten kitlelere özel konuşmalar yapıyorum. Kitabım “Kadın Olmak” 2014’te çıktı. 2015 ve 2016 yıllarında televizyon programı hazırlayıp, sundum. Akışta kalma deyimini içselleştirerek yapabildiğimce teslimiyetle gelişmek ve geliştirmek bana keyif veriyor. Birbirimizden öğrenerek, birbirimize destek vererek geliştiğimize, hepimizin birbirinden ilham aldığına ve her bireyin kendini şifalandırabileceğine inanıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale