X

Gökyüzünde yine bir retro zamanı: Zihinsel aydınlamaya hazır mısın?

Biz faniler, gökyüzündeki her hareketin Dünya’ya tecellisini, yansımalar olarak yaşarken, kendimizi bazen enerjik, bazen depresif, bazen üzgün, bazen de mutlu hissediyoruz. Şu anki gezegen konumlarında ise Merkür retro ve Balık burcunda; yani klasik astrolojiye göre en zararlı olduğu yerde. Ancak modern astrolojiye göre Merkür’ün Balık’ta olması yaratıcılık ve rüyalar alanında bizlerin kolektife bağlanarak aracı olabilmemize imkan tanıyor.

Doğum haritasına vakıf olanlar, Merkürünüz retroda ise, Mart ayının sonunda ve Nisan ayının ilk haftasında yıldızınız parlayacak. Fakat Merkür’ü düz olanlar için biraz sıkıntılı bir dönem. Şöyle ki genel olarak astroloji takipçisiyseniz retrolarda elektronik aletlerin bozulabileceğini bilirsiniz, ancak Merkür retroları sadece bununla sınırlı değildir. Retrolarda yeni bir sözleşme yapılmamalı, hatta yeni projelere başlanmamalıdır…

Gökyüzünde var olan her ışık ve gezegenler bizleri etkiler. Kısacası bir gezegenin retro olması dünya gezegeninden baktığınızda sanki diğer gezegenlerin geri gidiyor gibi gözükmesidir. Gerçekte uzaydaki bir gezegen geri geri gitmez, sadece kendi yörüngesindeki dönüşünde daha yavaşlamıştır. Buradaki nokta şudur: Bizler evrenin akışına uyum sağlamak için, Merkür gezegeninin temsil ettiği iletişim, anlayış, idrak gibi konularda yavaşlamalıyız. Nisan’ın ilk haftasına kadar olan dönem, kendi içimize dönerek, tüm sorularımıza cevap bulacağımız, yaratıcılığımızı üst düzeyde kullanabileceğimiz kıymetli zamanlar olacak… Değerlendirmekte fayda var.

Merkür retrolarında öncellikle içsel ve dışsal olarak kendimize çeki düzen vermeliyiz, hazır bahar kapımızdayken, gelin bir içsel, dışsal temizlikle işe başlayın; çekmecelerinizi düzeltin, yarım kalan işlerinizi tamamlayın, tamir ve onarılması gerekli ne varsa halledin.

15 Mart Cuma gününün ilk saatlerinde 04.47’de Güneşin Merkür ile Cazimi anlamına gelen bir gökyüzü kombinasyonu var ki, işte o günü iyi değerlendirin derim! Çünkü Cazimi pozisyonundaki Merkür zihni temsil ediyor; zihnimiz de bizim beden ve kolektife giden en önemli araçtır. Bu dönem, “en karanlık” olduğunu düşündüğümüz tüm konulara Güneş’in ışık tutacak olduğu zamandır. Bu minvalde izin verin Güneş’in ışığı tüm karanlıkta kalmış, umutsuz olarak adlandırdığınız konuları aydınlatsın, soğumuş olan kalplerinizi ısıtsın, bırakın ilkbaharın taze enerjisi sizi canlandırsın ve tüm araftaki düşünceleriniz netleşsin.

İlahi olan aşkta buluşmak dileğiyle…

İlginizi çekebilir: Canınız en çok nereden yandıysa, en büyük şifa da sizi orada bekliyor 

Arzum Koyuncu: Marmara Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri mezunu oldu ve üniversite öğrencisi olarak çalışmaya 1997 yılında başladı. Lisanslı gayri menkul değerleme uzmanı olarak orta ve üst düzey yöneticilik yaptı. 2007 yılında geçirmiş olduğu kaza neticesinde, kişisel gelişim konuları, kuantum çekirdek bilinci, regresyon, bioenerji, meditasyon, nefes, nlp, aile dizimi, akaşik kayıt okumalar, tasavvuf, astroloji çeşitli disiplinlerde eğitim ve çalışmalara katıldı, Association for Coaching onaylı yaşam koçu eğitimini aldı. 2009 yılında yaşam koçluğunu icra etmeye başladı, İyileşme sürecine katkıda bulunmuş olan eğitim ve seminerlerdeki bilgileri sentezleyerek 2014 yılında metodik bir çalışma olan Yaşam Kitabını Oku seanslarını oluşturmuştur. Hayat amacı, bu çalışmaları ihtiyacı olan insanlarla paylaşarak onların dönüşüm ve farkındalıklarına sadece aracı olmaktır. Yalnız Değilsin adlı sloganıyla, her insanın zor dönemlerinde farkında olmadan destek aldığını ancak bunun farkına varmaları için, bir takım teknik ve metotları içeren zihin ruh ve beden uyumu adı altında seminer ve workshoplar düzenlemektedir. Kişisel vizyonu, hayatı farkında olarak, iyilikle, doğrulukla, çalışarak, öğrenerek ve herkesi sevmekle, evrenle ve her varlıkla bir bütün olduğumuz bilinci ile cennete dönüştürebileceğimizdir. Bilginin derya deniz, öğrenmenin ise küçük bir yelkenli olduğuna inanan Arzum, her seans ve seminerlerinde danışanlarıyla birlikte sonsuzluğa yelken açmakta, danışanla beraber yeni alanlar keşfetmektedir. Öğrenmenin zevki öğretmekten daha fazla olduğu için halen kişisel gelişim konularında eğitimleri devam etmektedir. İlk kitabı henüz basım aşamasındadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale