X

Geçmişten bugüne iç çamaşırı modası

Geçmişten bugüne iç çamaşırı modası

Kullanılmaya başlandığı ilk yıllarda, kadınların günlük elbiselerinin içinde kendilerini rahat hissetmelerini sağlamayı amaçlayan iç çamaşırları, günümüzde artık dış giyim ürünleri kadar önemli ve çeşitli hale geldi. Kadınlara kendilerini konforlu hissettirmenin yanı sıra, onlara adeta öz güven aşılayan iç çamaşırı modası bu günlere elbette kolay gelmedi.

İç çamaşırı modasının doğuşu

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki kadınların iç çamaşırına benzer giysiler giymeye başlaması antik Mısır dönemine kadar uzanıyor. Doğal ketenden üretilen tunik benzeri kıyafetleri iç çamaşırı olarak kullanan Mısırlı kadınlar, böylelikle yaşadıkları coğrafyanın iklim şartlarına da uyum sağlamış oluyorlardı. Öte yandan, günümüzde kadınlar için vazgeçilmez bir iç çamaşırı olan sütyenin, tarihte ilk defa antik Roma İmparatorluğu’nda kullanıldığı düşünülüyor. Göğüslerine, şerit şeklinde kestikleri kumaş veya deri parçaları sıkıca bağlayan Romalı kadınlar, bu yöntemle göğüslerinin sarkmasını önleyeceklerine inanıyordu.

Roma döneminde iç çamaşırı modası

Modern iç çamaşırı modasının temelleri ise, 16. Yüzyılda Avrupa aristokrasisinin sembolü olan korselerle atılmıştır. Dönemin en önemli güzellik kriteri olan ince bel ve dik göğüs görünümünü sağlamaya yardımcı olan korseler özellikle Fransız kadınlar arasında son derece popülerdi. Dönemin Avrupasında bir statü sembolü olan korselerin, kadın bedeninin kıvrımlı hatlarını vurgulama özelliğiyle günümüz iç çamaşırı modasının da ilk kıvılcımı olduğunu söyleyebiliriz.

Sütyen modasının evrimi

1866 yılında İngiltere’de tasarlanan ilk sütyenin ardından, iç çamaşırı endüstrisinde artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Göğüsleri alttan destekleyen metal bir tel ve ipek kumaşla dikilen bu basit sütyenler, piyasaya sürüldüğü ilk yıllarda kadınlardan yoğun bir ilgi gördü.

1940’larda ise sütyenler “iddialı” bir form değişikliğine uğradı. 2. Dünya Savaşı ve sonrasında fabrikalarda yoğun bir tempoda çalışan kadınların, göğüsleri için sağlam bir koruma kalkanına ihtiyaç duymasından ötürü tasarlanan “Bullet” tipi sütyenler de bir döneme damgasını vurdu. Üçgen prizma formunda tasarlanan bu sütyenler, göğüsleri korumasının yanında oldukça dik göstermeye de yardımcı oluyordu. 1960’lı yıllara kadar popülaritesini koruyan bu sütyenler, Marilyn Monroe ve Grace Kelly gibi ikonların da tercih ettiği iç çamaşırı modelleri arasında.

Bullet bra modelleri

İç çamaşırı modasının yükselişi

60’lardan sonra iyice yükselen sinema ve magazin endüstrisinin etkisiyle, artık ünlü yıldızları ve markaların tanıtımlarını yapan modelleri dergi kapaklarında sere serpe görmek mümkündü. Bu dönemi, kadınlar için iç çamaşırlarını sadece bir zorunluluk olmaktan çıktığı yıllar olarak nitelendirebiliriz. Dantelli iç çamaşırları, jartiyer takımları, büstiyer ve baby-doll gibi parçaların ardı sıra piyasaya sürüldüğü bu dönemde, iç giyim artık bir tabu olmaktan çıkıyordu.

Wonderbra ile push-up sütyen dönemi başlamış oldu

80’li yılların sonunda hayatımıza giren “Wonderbra” yani göğüsleri olduğundan çok daha büyük ve biçimli göstermek için tasarlanan sütyenler kadınlar için vazgeçilmez bir parça haline geldi. Bugün hala pek çok iç çamaşırı üreticisi, bu tip push – up özellikli sütyenler tasarlamaya devam ediyor.

Victoria’s Secret devrimi

Her sene gerçekleştirdiği görkemli podyum şovu ile tüm dünyanın ilgisini çeken iç çamaşırı markası Victoria’s Secret, iç çamaşırı modasında dengeleri değiştiren bir devrime imza attı. Tıpkı houte couture bir moda evi gibi çalışan marka, her sezon bambaşka bir tema ile tasarladığı koleksiyonları sayesinde iç iç çamaşırını “lüks bir arzu nesnesi”ne dönüştürdü. Defilelerinde dünyanın en iyi top modelleriyle çalışan Victoria’s Secret şu an faaliyette olan en değerli moda markaları arasında gösteriliyor.

Victoria’s Secret’ın ikonik podyum şovu

Kaynaklar:

Huffingtonpost.com

Wikipedia.com

Dailymail.co.uk

 

İlginizi çekebilecek diğer içerikler:

Sevgililer Günü’nde kendini daha seksi hissetmek isteyenler için dünyanın en seksi ve stil sahibi iç çamaşırı markaları

Kombinlerde iç çamaşırı esintisi devam ediyor

Top modelin itirafları; “Güzellik her şey değildir”Top modelin itirafları;

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale