X

Geçmişin gölgesinden şimdinin aydınlığına: Yaraları iyileştirmek

Hepimizin geçmişte yaşadığı ve hala unutamadığı olaylar vardır muhakkak. Ya anne-babamız küçükken bizi istememiştir, ya küçük kardeşimiz olunca pabucumuz dama atılmıştır, ya da bir çocuğun yaşamaması gereken daha üzücü tecrübeler edinmişizdir… Tüm bunlar artık bir yetişkin olduğumuzda bile hayatımız üzerinde kuvvetli bir etkiye sahip olabiliyor. İşte bu anılar, dışarıdan görünmeyen ama nereye gidersek gidelim bizi takip eden birer “gölge” gibiler adeta.

Hayat boyu yaşadığımız fiziksel ve ruhsal acı içeren tüm olaylar, biz onların farkında olsak da olmasak da zihin bankamızda tutulup kaydediliyor. Yani hiçbir şeyi unutmuyoruz aslında. Bu anılar ve duygular aşırı deneyimlendiğinde, mantıksız korkulara, özgüven eksikliğine, yeni ilişkiler kurmamıza engel olmaya ve hatta psikosomatik hastalıklara (duygusal kaynaklı fiziksel hastalıklar) sebep oluyor. Peki sağlığımızı, iş görmemizi, mutluluğumuzu kısaca hayatta kalma potansiyelimizi sınırlandıran bu “gölgelerden” şimdiye gelmenin bir yolu var mı?

EFT (Duygusal Özgürleşme Teknikleri) ile geçmişin gölgesinden şimdiye gelmek

EFT (Duygusal Özgürleşme Teknikleri), Amerikalı psikolog Roger Callahan’ın tesadüfen bulduğu ve Stanford’lu fizik mühendisi Gary Craig’in bugünkü haline getirdiği bir “kendini ve başkalarını iyileştirme” tekniği. İngilizce Emotional Freedom Techniques (Duygusal Özgürleşme Teknikleri) kelimelerinin baş harflerinden (EFT) oluşuyor. EFT Akupunktur ve akupresür temelli bir uygulama. Bedenin kendini iyileştirme prensibine göre çalışıyor ve uygulama esnasında bu iyileştirme gücü aktive ediliyor. İyileşmelerin çoğunlukla çok hızlı hatta aniden olması sebebiyle insan aklının alması zor olabiliyor. Ancak iyileşmenin her durumda bu kadar hızlı olma garantisi yok. İyileşme süresi soruna göre değil, kişiye göre değişiyor. Aynı sorundan kimisi 2 dakikada kurtulurken, kimisi 4 seansta kurtulabiliyor. Kişilerin değişime açıklığı, kişisel dirençleri ve sorundan kurtulmaya duydukları istek, sonuç alma süresini etkiliyor.

EFT insan vücudundaki enerji akışında oluşan blokajların yani engellerin vücudumuzda ve zihnimizde olumsuz etkiler yani hastalıklar yarattığı görüşüne dayanıyor. Bu teknikte, vücudun enerji meridyenleri üzerinde bulunan bazı akupresür noktaları parmak uçlarıyla uyarılarak, enerji akışındaki engellerin çözülmesi sağlanıyor. Parmak uçlarıyla yapılan sistematik vuruşlar, kişinin duygusal sıkıntıyı yaşadığı veya imgelediği zaman ortaya çıkan olumsuz duyguların serbest kalmasını ve enerji sisteminin yeniden dengeye kavuşmasını sağlıyor. EFT çok pratik ve çok hızlı sonuç veren bir uygulama. Kişi EFT’yi kendi kendine uygulayabilir ve kişinin EFT’nin nasıl çalıştığını bilmesine bile gerek yok. Ancak EFT uygulamasını yeni öğrenen kişilerin ilk çalışmalarını bir EFT Master denetiminde yapmaları yararlı olur. Bu konuda destek almak için bana web sitem üzerinden ulaşabilirsiniz.

Ruh ve beden sağlığımız her şeyden önemli. Geçmişin gölgesinden kurtulup şimdiye odaklanmak için bir adım atmanın zamanı gelmedi mi sizce? Sağlıkla ve sevgiyle kalın.

İlginizi çekebilir: Hayatta değiştirilmesi en zor kişi kimdir?

Aysel Keskin: Merhaba ben Aysel Keskin. Psikolojik Danışman ve Psikoterapistim. 2006 yılında Marmara Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık bölümünden mezun olduktan sonra, Türk Deniz Kuvvetlerinde yedi senelik bir kurumsal hayat deneyimim oldu. Kurumsal hayat deneyimimin ardından, çocukluk tutkum olan psikolojiye bir de seyahat tutkum eklendiği için okyanus ötesine giderek bir süre Amerika’nın Kalifornia ve Oregon eyaletlerinde yaşadım. Tüm psikoterapi yaklaşımlarını bilmekle beraber uzmanlaşmanın gerekliliğine inanarak, kanıta dayalı terapi yaklaşımlarından Süre Sınırlı Psikanalitik Psikoterapi (SSPP), Jungian Psikoterapi ve Rasyonel Psikoloji Enstitüsü Preferred Partner of The Albert Ellis Institute onaylı, APA (American Psychological Association) Kredili Rasyonel Duygucu & Bilişsel Davranışçı Terapi Eğitimlerini (süpervizyonlar dahil) tamamladım. Sorunların bütüncül ele alınması gerektiğine, beden ve zihnin dengesini kurduğumuzda hayatımızda olumlu değişimler olacağına inanıyorum. Beden ve zihin sağlığınız her şeyden önemli. Bana ayselkeskin2004@yahoo.com eposta adresinden ulaşabilirsiniz. Sağlık ve sevgi ile kalın. Instagram: ayselkeskin.psk.dan

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale