X

Geçmiş, hayatımızın neresindedir: Şimdiyi kutlamak için ters yöne giden koltuğa oturmak ister misiniz?

Sizde de olur mu hiç bilmem ama bende zaman zaman olur: Alakasız bir zaman ve yerde gördüğüm olay hemen beni alır daha önceki bir anımın içine yollar ve birazcık oralarda gezmemi sağlar.

Dün de evime giderken, köşe başında bir grup üniversite öğrencisinin yeni aldıkları elektrikli sobayı kaldırıma koyup sohbet ettiklerini gördüm. Kim bilir ne umutlarla, ne hayallerle o sobanın başında sabahlayacakları vizeleri, finalleri, bitirme tezleri olacak. Kim bilir kaç öğrenci evinde kıt kanaat bütçeleri ile hazırladıkları öğrenci yemekleri ile iyi geçen sınavlarını kutlayacak…

Bu minicik köşe başı sohbeti yapan arkadaş sahnesi, benim yeniden kendi yaşadığım ve üzerinden epey zaman geçmiş anılarıma gitmemi sağladı. Ve fark ettim ki unuttuğumu sandığım pek çok anım, aslında zihnimde olduğu yerde sıcacık, taptaze hatırlanmayı bekliyormuş. Hala düşündüğümde aynı heyecanı hissediyor olmak da bana pek bir keyif verdi. Neden mi? Bazen ve hatta çoğu zaman unutuyoruz nerelerden geçtiğimizi. Çoğu zaman hayatın bize nasıl cömert davrandığını, sahip olduklarımızı aslında çok da kolay elde etmediğimizi hatırlamamız gerek. “Şu anda” durup, “geleceğe” bakma telaşımızdan belki de hep olmayana odaklanıp, “bu da olsaydı daha mutlu olurdum, filanca işe kabul edilseydim daha güzel olurdu, o arabayı alacak param olmadığı için ne kadar da şanssızım, alan nasıl alıyor?” der dururuz.

Oysa şöyle bir köşe başında birazcık soluklansak, biraz baksak oralardan yürüdüğümüz yollara, geçtiğimiz dönemeçlere neler başarmışız, bir kutlasak kendimizi… Belki o zaman farkına varacağız, şimdi sahip olduklarımızın güzelliğini.

Ben üniversite yıllarıma gittiğimde, içimde benimle beraber büyüttüğüm umudu hatırlıyorum. Geleceğime nasıl umutla baktığımı hatırlıyor, içinde bulunduğum o zamanlarda bu umudun bana en iyi motivasyon aracı olduğunu sevgiyle anıyorum. Tren yolculuğu yaptığım bazı zamanlarda da, ters yöne denk gelen bir koltuğa her oturduğumda genelde, o ters koltuk benim geçmişe seyahatime vesile olur. Hep de düşünürüm, keşke ara ara geçmişe şimdinin konforlu koltuğundan bakarak bir dönsek, birazcık geçtiğimiz yollara, aştığımız zorluklara baksak tren hızıyla diye. O zaman şimdide yol almak daha keyifli olmaz mı pek çoğumuz için?

Biliyorsunuz, günümüzde her yerde bangır bangır şunları duyuyoruz, “anda kal, şimdinin tadına var, bırak geçmişte ve gelecekte yaşamayı!” Ben de çok ama çok duyarım bunu. Bu kadar önemsediğim halde, zaman zaman da andan uzaklaşan biriyim, itiraf ediyorum. Zaten sanırım da en çok da bundan, o ters yön koltuğundan bakmak istiyorum, nerelerdeydim, nereye gidiyorum diye.

“Hayatını tanımla” sorularına ben genelde yolculuk tarifini yaptığım için de bazen bir başkasının yaşadığı sahne alıyor beni, bazen de yaptığım seyahatler izletiyor geçmiş sokaklarımı. Geçmiş sokaklarıma, özellikle de üniversitedeki yıllarıma yolculukta en çok odaklandığım konu şu: Sevdiğim, yapmak istediğim şeylerin şu anda neresindeyim sorusunun cevabını arıyorum.

Peki şimdiye varınca, bu sorulara cevabım ne oluyor? Pek çok virajı kendi başına aşmış, o virajları dönerken elleri, kolları bir sürü hediye ile dolmuş, elektrikli sobanın dibine kadar girip bazen kaygıyla, bazen azimle ama çokça zaman da umutla vizesine, finaline hazırlanan toy bir kadının şimdide olduğu yerden memnuniyeti var, bu bir cevap o sorularıma. Ancak, şimdiye vardığımda görüyorum ki, hala hayata geçirmek istediğim pek çok planım var, bu planları da hayata geçirmek için gidecek epey bir yol var. Ve ben biliyorum ki beni yine bekleyen pek çok zorlu yol, aşılması gereken engelleri aşacak gücüm ve çokça isteğim var. O elektrik sobaya yapışıp ders çalışan azimli kız hala içimde bir yerlerde, benim “hadi kalk artık, hareket zamanı” dememi bekliyor.

İçimde yeni bir şeyleri oluşturma sancısı çektiğim bu günlerde acaba bir sonraki durağım neresi olacak? Heyecan ve hevesle bekliyorum, bu sancının sonunun feraha, güzelliklere, “tamam artık vardım” diyeceğim günlere doğmasını. Ne dersiniz olur mu sizce?

Sahi, siz hiç trende ters yöne giden koltuktan geriyi izleyerek seyahat ettiniz mi? Etmediyseniz, haydi kemerleri bağlayın, bir seyahate çıkın. Kim bilir o seyahat sizin için hangi şahane durakta son bulacak?

Ne dersiniz denemeye değmez mi?

İlginizi çekebilir: Kelimelerin gücü: Sorunlarla başa çıkmak için sihirli bir cümleniz var mı?

Pınar Tümkaya: Selamlar, ben Pınar Tümkaya. 1984 senesinde sevimli bir Akdeniz kenti olan İskenderun’da doğdum. Çukurova Üniversitesi İktisat Bölümünden 2007 senesinde mezun olmadan hemen önce hep hayalini kurduğum İK alanında İşe Alım Uzmanı olarak çalışmaya başladım. Ama maalesef, kısa bir süre sonra rüzgar beni Mersin’e getirdi. Şuanda Mersin’de, uluslararası bir şirkette Finansal Kontrolör olarak görev almaktayım. Kendimi bildim bileli sıkıntımı, derdimi en çok yazarak anlatmayı sevdim. Ancak, yazar olmak hiç hayalim olmadı. Hayalim her zaman, insanlarla etkileşimde olarak, onların sorunlarına destek ve çözüm ortağı olmak oldu. Her ne kadar çalışmakta olduğum alan insanlardan çok rakamlarla ilgili olsa da kişisel gelişim aşkım hiç bitmedi. Geçtiğimiz Mart ayında bunu artık daha profesyonel bir hale getirmem gerektiğine karar vererek House of Human’dan Profesyonel Yaşam Koçluğu programını tamamlayarak Yaşam Koçu oldum. Bu platform sayesinde yaşayıp aştığım, her tökezlediğimde kendimce ürettiğim çarelerin başka insanların da çözümü olmasına vesile olmak, yazılarımla sesimi duyurabilmek en büyük mutluluğum olacaktır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale