X

FTMO (Forced to Miss Out): Hayatı kaçırmaya zorlanıyor olabilir miyiz?

Günümüzde pek çok insanın geçim sıkıntısından, ekonomik kaygılardan, mevcut çalışma koşullarından muzdarip olduğu su götürmez bir gerçek. Maddi kısıtlamalar veya yaşam koşulları nedeniyle sosyal etkinliklere katılmak, fırsatlar yakalamak ya da farklı deneyimler biriktirmek, gün geçtikçe çok daha zor bir hal alıyor. Ve bu durumlar özellikle genç kuşak üzerinde büyük olumsuz etkiler yaratıyor. Kısaca FTMO yani forced to miss out olarak ortaya çıkan ve Türkçe’ye “hayatı kaçırmaya zorlanmak” olarak çevirebileceğimiz yeni bir terim, günümüz koşullarını ve toplumun ruh halini özetler durumda.

Daha önce FOMO (Fear of Missing Out) yani bir şeyleri kaçırma korkusunu ele almıştık, bu yazımızda ise FTMO’nun ne olduğundan ve onunla nasıl başa çıkabileceğimizden bahsedeceğiz.

FTMO nedir, neden ortaya çıkar?

Fırsat maliyeti” kavramını hatırladınız mı? Kısaca hatırlatmak gerekirse; hepimizin sınırlı kaynaklara sahip olduğu aşikar. Para, zaman, enerji vs… Bu nedenle bir şeyi seçtiğimizde başka bir şeyden vazgeçmek zorunda kalabiliyoruz. Bunu anlatan terim, fırsat maliyeti. Ancak burada bireysel tercihler söz konusu. Kendimiz, kendi isteğimiz ve özgür iademizle bir seçim yapıp bir başka şeyden vazgeçiyoruz.

FTMO ise bizim kontrolümüz dışındaki bir şeylerden dolayı kaçırdıklarımızı anlatan bir terim. Sağlık sorunları, ekonomik zorluklar ya da beklenmedik çevresel olaylar yüzünden hayatı kaçırmaya zorlanabiliyoruz. Ne demek hayatı kaçırmaya zorlanmak yani? Belki bir konsere gidememek, belki bir tatil planı yapamamak, eğlenceli bir kursa yazılamamak… Peki neden? Ekonominin kötü olması, geçim kaygısından dolayı bu tür etkinliklere harcayarak bütçeyi ayıramamak, zaman bulamamak, şartların yeterince olgunlaşmaması gibi pek çok sebep sıralanabilir. Ve biz bir yanda tüm bunlarla uğraşırken, diğer tarafta hayat kaçıp gidiyor.

Chime adlı bankacılık platformunun yaptığı bir ankete göre, son altı ay içinde Y Kuşağı ve Z Kuşağı’nın %50’den fazlası, bir sonraki maaşlarını bekledikleri için istedikleri veya ihtiyaç duydukları bir şeyi kaçırmak zorunda kaldıklarını belirtiyor. Yani FTMO’nun en temel sebeplerinden biri ekonomik sıkıntılar demek mümkün, özellikle de genç kuşak için. Artan yaşam maliyetleri, gelir adaletsizliği, kredi, kredi kartı gibi borçlar, bu ekonomik sıkıntıları daha da perçinliyor. Öte yandan, aileye bakmak, çocuk yetiştirmek, evle ilgilenmek gibi toplumsal roller ve sorumluluklar da bireylerin kendi isteklerini önceliklendirmesinin önüne geçerek FTMO’nun ortaya çıkmasına zemin hazırlıyor. Ayrıca zamanın kısıtlı olması, işte geçirilen uzun saatlerden sonra kişisel olarak bir şeyler yapmaya zaman bulamamak, yani iş-yaşam dengesizliği de hayatı kaçırmaya zorlanma durumuna katkı sağlıyor.

Hal böyleyken tükenmişlik, sosyal izolasyon, mutsuzluk, hayal kırıklığı gibi olumsuz duygu ve durumlar da kaçınılmaz oluyor. Bireyler bir yandan hayatın güzelliklerini kaçırmanın yarattığı öfke ile mücadele ederken bir yandan da ruh sağlıklarını korumakta güçlük yaşayarak sisteme yenik düşebiliyor. Bu da uzun vadede ruh ve zihin sağlığı sorunlarına zemin hazırlayabiliyor. Peki, ne yapmalı? FTMO ile başa çıkmak mümkün mü?

FTMO ile başa çıkmanın yolları

Şartlar pek iç açıcı olmasa da FTMO ile başa çıkmak ve hayatı kaçırdığımız yerden yakalamak mümkün.

Kaynaklarınızı daha iyi yönetmek için hayır deyin

Hayatta her şeye yetişmeye çalışmak, hem maddi hem de manevi tükenmişliğe yol açabilir. Bu nedenle, sizin için gerçekten önemli olan şeylere odaklanarak hayır demeyi öğrenmek, FTMO’nun etkilerini azaltabilir. Çünkü kaynaklarınız sınırlı, bunun farkına varın. Zamanınızı, enerjinizi, paranızı, sabrınızı, kısacası sahip olduğunuz her şeyi doğru yönetmek için her şeye ‘evet’ demeyin.

Para harcamadan mutluluğu bulmanın yollarını keşfedin

Özellikle dışarıda yapılan etkinlikler, bütçenizi zorluyor olabilir, ekonomik sıkıntıların FTMO’ya neden olduğu aşikar. Dolayısıyla para harcamanızı gerektirmeyecek ama en az para harcadıklarınız kadar sizi mutlu edebilecek, modunuzu yükseltecek aktiviteler bulun. El işi hobileri, sanatsal aktiviteler, doğa yürüyüşleri, kutu oyunları gibi keyifli zaman geçirmenize yardımcı olacak etkinliklere şans verin.

Uygun dönemler için tatil planı yapın

Eğer yüksek sezon fiyatları nedeniyle tatil dönemlerinde seyahat edemiyorsanız, bu durumun geçici olduğunu unutmayın. Daha sakin dönemler için planlar yaparak hem bütçenizi koruyabilir hem de heyecan verici bir şeylere odaklanabilirsiniz. Erkenden otel rezervasyonu yaptırabilir, havayolu şirketlerinin erken dönem avantajlı fiyatlarından yararlanarak biletlerinizi alabilirsiniz.

Bütçenizi daha iyi yönetin

Gelir ve giderlerinizi düzenli takip ederek, gelecekteki fırsatlar için bir fon oluşturabilirsiniz. Gelirlerinizi ve aylık harcamalarınızı listeleyin. Birikim hedefleri belirleyerek küçük tasarruflarla başlayın. Pasif gelir kaynaklarını araştırın, hem giderlerinizi kısmak hem de mümkünse gelirlerinizi artırmak ekonomik sıkıntılarınızı hafifletebilir.

Şikayet etmeye değil, şükretmeye odaklanın

Hayatta nelerden mahrum olduğumuza odaklanmak yerine, sahip olduklarımızı takdir etmek hem zihinsel hem de duygusal sağlığımıza büyük bir katkı sağlar. Şükretme pratiği, bakış açınızı değiştirerek daha huzurlu ve mutlu bir yaşam sürmenize yardımcı olabilir.

Kendinize nazik davranın

FTMO hissi moralinizi bozabilir, ancak bu durumu aşmanın en önemli yollarından biri, kendinize karşı şefkatli olmaktır. Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayı bırakın ve kendi yaşam koşullarınıza odaklanın. Başkalarının sosyal medyada gösterdiklerinin sadece bir vitrin ya da yanılsama olduğunu unutmayın. Kaçırdığınız şeylere değil, sahip olduklarınıza odaklanın. Ve en önemlisi kendinizle konuşmak için olumlu bir iç ses geliştirin.

İlginizi çekebilir: Mutluluğu, yarına, geleceğe, emekliliğe ertelemeyin: Anda yaşamanın önemi

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale