X

Frig Vadileri Ultra Maratonu: Tarihten bugüne 60 kilometrelik bir yolculuk

Geçen Cumartesi Afyon’daydım ve ilk ultra maratonumu -60 km- kazasız, belasız tamamladım. TOG için, gençler için, onlarla birlikte geleceğe yatırım yapmak içindi tüm çabam; ve inanır mısınız böylesine bir amaçla girişince işe, 10 km koşmuşsun, 100 km koşmuşsun hiç  fark etmiyor.

Maratonun adını duyduğumda pek ilginç gelmişti; Frig Vadileri Ultra Maratonu. Araştırdım, bilenlere sordum, yetmedi bir de organizasyonu gerçekleştiren Unlimited Academy ekibi ile röportaj yaptım. Evet, gidilirdi oraya, gidilip tarihin tam ortasında yolculuk yapılırdı.

Bugüne kadar beni böylesine etkileyen bir yerde daha koşmadım. Tarih ve doğa iç içeydi. Gördüğüm, yaşadığım güzelliklerin hangi birini anlatayım, bilemiyorum ki…

Bir kanyona girdik ki mis gibi kekik kokuları içerisindeydi. “Koşma, dur, kokla.” dedi içimden bir ses ama sonra kim bilir daha neler neler görebileceğimi düşündüm ve devam ettim.

İnanılmaz bir yardımlaşma, kırsala yakışan bir imece vardı her yerde. Çocuklar seferber olmuş; bisikletleriyle yol gösteriyor, eli kamera tutan köylüler fotoğraflarımızı çekerken bir yandan da, koşan birinin duyup anlayabileceği kısalıkta cümlelerle köylerini anlatıyor, yine beklediklerini söylüyorlardı. Üçlerkayası, Bayramali ve Beyköy aklıma gelen köylerden.

Şimdiden hayalini kurmaya başladım gelecek seneki koşunun. Eğer sizin de tarihe, doğaya ilginiz varsa, mutlaka oralara gitmeli, o çocukların gülücüklerine karşılık vermeli, köpekleri mıncıklayıp, tarladan uzatılan domatesleri ısıra ısıra yemelisiniz.

Çok uzatmak istemiyorum, fotoğraflar yeterli bence. Söylemek istediğim son bir şey daha var ki o da dağ başında olmasına rağmen, arazi koşularının, şehrin içinde, insanların arasında yapılan yol koşularından daha ‘insancıl’ bir ortamda geçtiğidir.

Neden gençler için koştuğumu geçen hafta anlatmıştım.

Üzerime düşeni yapıp, söz verdiğim mesafeyi tamamladım. Şimdi sıra sizde, haydi gençler için birleştirelim güçlerimizi. 3 lira, 5 lira diye düşünmeyin; damlaya damlaya göl oluyor sonunda.

Bağışla ilgili detaylar aşağıda.

Alıcı Adı: Toplum Gönüllüleri Vakfı

Banka: Garanti Bankası  Şube: Bağlarbaşı (Şb. Kodu 422)

Hesap no (TL): 6295434 IBAN No: TR07 0006 2000 4220 0006 2954 34

Önemli Not: Banka havale/EFT “Açıklama” alanına AA KERGU (Kendi Adınız) yazmayı unutmayın ki sertifikanızı size ulaştırabileyim.

PAYPAL adresi : https://tog.org.tr/paypal-ile-odeme_225

Kredi kartıyla online bağış için: https://tog.org.tr/WebBagis

SMS: Vodafone / 4555’e boş SMS atabilirsiniz. (Ücret 10 TL)

Aklınıza takılanlar, TOG hakkında, iyilik peşinde koşmak hakkında sormak istedikleriniz varsa kivergu@gmail.com’dayım.

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız. 

Kıvanç Ergun: Kıvanç Ergun bugün bisikletin tepesinde, yarın ormanda çamurun içinde… Harekete, iyilik peşinde koşmaya doyamıyor, başkalarına çılgınca gelen şeyleri yapmaktan inanılmaz keyif alıyor. İflah olmaz bir spor tutkunu olan Kıvanç, ‘yükseklerde’ yaşamanın, hayattan keyif almanın yolunu sporda bulmuş ve her gün yeni alanlara kayıp, kendini bilinmezlerde kaybetmekten hiç ama hiç çekinmiyor. Yaşını başını almış ama adrenalin söz konusu olunca kendini alamıyor, aktiviteye dalıyor. 2013 İstanbul Maratonu’nda ilk maratonunu (42 km), 2014'te Frig Vadileri'nde ilk Ultra Maraton’unu (60 km) koştu. Ulaşım aracı olarak bisikleti kullanıyor ve bisiklet kullananların sayısını kültürel gelişmeyle eşdeğer tutuyor. Yazdığı yazılarda sınırları nasıl zorladığından, deneyimlerinden bahsederken, bir yandan da hareket etmemek için yaratılan bahaneleri çürütmekten büyük keyif alıyor. Yardımseverlik koşusunun Türkiye'de tanınmasını sağlayan Adım Adım Yardımseverlik Platformu'nda Marka ve İletişim Koçluğu görevini yürütürken, aynı zamanda TOG'un AA içindeki STK Sorumlusu ve gönüllü koşucusu olarak da devam ediyor yaşamına... Fotoğraf konusunda fena değildir, takip etmek isterseniz: instagram/kiverg

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale