X

Franklin etkisi nedir: Yardım istemek nasıl bir etki yaratır?

Bir ihtiyaç duyduğumuzda başvuracağımız birilerinin olduğu, güvene dayalı yakın ilişkilerin çok zor ve nadir bulunduğu bir dönemdeyiz. Aynı zamanda kendimizi dinleyecek vakit bulamıyoruz ya da ilk ertelediğimiz kendimiz oluyor. Bunu çok farklı yöneten ve kendini önem sırasında en başa koymayı başarabilen insanlar da tanıyorum ama benim örneklerim daha çok kendini öteleyenler üzerine. Bunu yaparken de öyle güzel bahaneler bulma yeteneğine sahipler ki!

Yardım istediğimizde aslında kendimizle ilgili bir konunun sahipliğini başkasına vermiş gibi hissedebiliyoruz. Yardımı yapan kişi bunun sonrasında süreci sahiplenecek diye korkuyoruz. Öte yandan muhtaç durumda olmak dünyanın en kötü duygusu gibi gelebiliyor. “Başkaları aynı şeyi tek başına hallederken benim bunu yapamıyor olmam söz konusu değil” iç sesi kendine sevgi ve şefkatten çok uzak. Her şeyin üstesinden gelmek zorunda olma hissi çok geç fark edilen ve insanı tüketen bir his.

Peki, bir an için bundan kurtulabilsek neler deneyimleyeceğiz dersiniz? Öncelikle yardım eliyle olan bir iş belki bize zaman, alan ve keşfedeceğimiz yeni fikirler katacak. Örneğin yardımla, zihnimizde çok büyüttüğümüz ve imkansız olarak konumladığımız bir konunun çözülebildiğini, olayların çok farklı alternatif çözümleri olabileceğini ve yardım alırken karşımızdakiyle bağlarımızın daha da güçlendiğini göreceğiz. Zayıflık gibi hissettiren yardım isteği aslında bizi farklı birine daha samimi ve içten duygularla anlatma fırsatı. Bunu yaptığınızda karşınızdaki kişi sizde daha önceden bilmediği bazı yönleri de fark edecek.

Bunun sadece yardım isteyene değil, yardım edene de katkısını savunan Franklin etkisi bir kişiye bir kez yardım ettiğinizde hep yardım etme isteği duyacağınızı savunuyor. Yardım istediğimizde karşılıklı bağları güçlendirip birbirimize daha ılımlı ve olumlu duygularla yaklaşmaya başlıyoruz. Aranızda sorun olan kişilerle bile bunu deneyimlediğinizde belki buzları kolayca eritebilirsiniz.

Bilişsel Uyumsuzluk Teorisi ile de açıklanan Franklin etkisi aslında birbiriyle çelişen duyguların etkilerinin zamanla azaldığını gösteriyor. Örneğin yeterince hoşlanmadığı birine yardım eden kişi hoşlanmama duygusu ve yardım duygusu arasında kalıyor ve zihin bu bilişsel uyumsuzluğu kaldırmak istiyor. Olumsuz duyguları da böylece azaltıyor.

Bir işi tamamlayamamak yerine önden zaman planına uyamayacağını anlayıp yardım istemek, daha önce nezaketen “İhtiyacım yok” diye geri döndüğün arkadaşından/ailenden ilk teklif geldiğinde “Evet, yardımın çok iyi olur” demek, bunaldığın ve çıkmazda olduğun bir konuda uzman desteği almak veya uzun süredir aranda duygusal mesafe olan birinden yardım aramak…

Hangi örnek olursa olsun yardım almanın size iyi hissettireceği güzel örnekleri hayatınıza katacağınız günler olsun!

İlginizi çekebilir: Tükenmişlik sendromundan çıkış: Desteğin ve kendini dinlemenin önemi

Didem Sümer Tiryaki: Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji lisans eğitimi ardından Galatasaray Üniversitesi'nde işletme yüksek lisansını tamamladı. Yaklaşık 10 senedir özel sektörde İnsan Kaynakları alanında çalışıyor. Kadın Girişimciler Derneği'nin Geleceğin Kadın Liderleri programından 2013 yılında mezun oldu. Kagider ve Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği'nde öğrenci veya yeni mezun kadınlara mentorluk yaptı. BÜMED'in yürüttüğü Next-Gen programında mentorluk çalışmalarına devam ediyor. Deneyimsel oyun terapisi eğitimleri ardından supervizyonlarını tamamladı ve Oyun Terapisi Uygulayıcısı oldu, son iki senedir gönüllü olarak 2-11 yaş arası çocukları destekliyor. Öğrenmeyi, gezerek/okuyarak veya deneyimlerek yeni bilgiler keşfetmeyi, bu öğrenme ve keşiflerinden insan doğasına dair çıkarımlar yapmayı ve bunları yazmayı seviyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale