X

Fobilerimizden kurtularak özgürleşmek mümkün

Hepimiz korktuğumuz, çekindiğimiz şeylerden kaçma, onlardan uzak kalma eğilimi gösteririz. Uçağa binmekten çekindiğimiz için kara yoluyla seyahat etmeye çalışır, hatta icabında bu korku uğruna bir düğüne ya da tatile gitmekten vazgeçeriz. Kertenkelelerden öylesine çekiniriz ki, sakin ve huzurlu bir doğa tatili fikri bizi ürpertebilir. Aslında hiçbir mantıklı kaynağı olmayan korku ve fobilerimizin hayatımızı yönlendirmesine sessiz kalır, bu durumu kabulleniriz. Oysa herkesçe bilinen bir gerçek vardır: Fobileri yenmek için üstlerine gitmek gerekir. Ama nasıl?

Fobileri yenmek için üstlerine gitmek gerekir.
Mantıksız ve sürekli korkular

Her ne kadar rasyonel olmasalar da, fobilerin hayatımızdaki varlığını inkar edemeyiz. Kaygı ve depresyon olgularıyla ilgilenen bir oluşum olan Anxiety and Depression Association of America’ya göre fobileri olan insanlar kendilerini güçsüz hissediyor ve asıl bu his nedeniyle fobilerinden kurtulmak için bir adım atamıyorlar. Yani aslında savaşabilecekleri bir duruma karşı, zayıf hissettikleri için teslim bayrağını çekiyorlar. Öyle ki, 10 milyon kişinin bir çeşit fobiden muzdarip olduğu ABD’de, fobilerinden kurtulmaya çalışan insanlar sadece yüzde 32’lik bir kesimi oluşturuyor.

Columbia Üniversitesi psikiyatristlerinden Dr. Franklin Schneier, fobilerin genelde keskin çizgileri olduğunu ifade ediyor. Diğer bir deyişle insanların çok özel korkuları var (başka böceklerden çekinmezken örümcekten korkmak gibi). Bazen de bu fobilerin başka bir rahatsızlığa ek olarak ortaya çıktığını söylüyor Schneier. Örneğin, mikrop fobisi (germfobi) genelde Obsesif Kompülsif Bozukluk ile el ele ortaya çıkıyor. Bu şekilde, altta yatan daha ciddi ve önemli bir soruna bağlı olan fobiler daha zor tedavi ediliyor.

Fobileri olan insanlar kendilerini güçsüz hissediyor ve asıl bu his nedeniyle fobilerinden kurtulmak için bir adım atamıyorlar.
Durum umutsuz değil

Fobilerle savaşta en çok kullanılan ve, halk arasında bilindiği kadar tıbben de yaygın olan yöntem flooding, yani “maruz bırakma” yöntemi. Bu yöntemde esas olan, kişiyi korktuğu şey ya da durumla aniden karşı karşıya getirip bir şok tedavisi uygulamayı amaçlamak değil, yavaş yavaş ve artan dozlarda bir maruziyet uygulamak. Davranışsal terapi uzmanları genelde korkulan şeye yaklaşım şeklini değiştirerek o şeyin artık bir korku nesnesi haline gelmemesini hedefliyor.

Bu süreçten maksimum fayda sağlayabilmek için uzmanların gözetimine ihtiyaç duyulduğunu söylemeye herhalde gerek yok. Evde kendi kendinize  fobilerden arınmaya çalışmak ters tepebilir ve zaten mantıksız olan bu korkularınızın daha da büyümesine neden olabilir. Ayrıca, maruz bırakma yöntemi bir yandan hafif, endişe azaltıcı ilaçlarla da desteklenebilir, ancak bunları da elbette bir doktorun reçetelemesi gerekir.

İlginizi çekebilir: Muhtemelen hiç duymadığınız en ilginç fobiler

 

Kaynaklar:
Refinery29
Psikodestek

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale