X

Non çölyak glüten hassasiyeti nedir ve bedenimizi nasıl etkiler?

Çölyak hastası veya buğday alerjisi olmadığı testlerle belirlenmiş olan kişilerde, glüten alımı sonrasında ortaya çıkan bulgulara ‘Non çölyak glüten hassasiyeti’ denir. Bu hastalık 2012 senesinden beri tanı ve tedavi kılavuzlarında yer almaktadır. Bu hastalarda buğday ve diğer tahıllardaki yapısal proteinlere karşı gelişen doğumsal bağışıklık sisteminin bir reaksiyonu söz konusudur.

Glüten hassasiyeti olan hastaların %50’den fazlasında, migren ve diğer baş ağrılarında glütensiz beslenmeyle birlikte, ağrı şiddeti ve sıklığında azalma ve kronik yorgunluk belirtilerinde düzelme olur.

Non çölyak glüten hassasiyeti olan hastaların önemli bir kısmında irritabl bağırsak sendromu ile benzer bulgular görülür. Ağızda aft, reflü, ses kısıklığı, midede yanma, karın ağrısı, bulantı, kusma, ishal, kabızlık ve hazımsızlık… Bağırsak ve sindirim sistemi yakınmalarıyla birlikte, bağırsak dışı yakınmalar sık görülür, bazen bağırsak yakınması olmadan sadece bağırsak dışı yakınmalar görülebilir. Bu yakınmalar baş ağrısı, migren, beyin sisi, dikkat dağınıklığı, baş dönmesi, depresyon, anksiyete, kronik yorgunluk, eklem ve kas ağrıları, tenosinovyit, kaslarda seğirme, fibromiyalji, deri döküntüleri ve ürtikerdir.

Çocuklarda en çok bağırsak yakınmaları ve yorgunluk ile kendini gösterir. Kadınlarda dört kat daha sıktır. İrritabl bağırsak hastalarının çoğunda, alerji hastalarında ve Çölyak hastalarının birinci dereceden akrabalarında sık görülür. Glüten hassasiyeti olan hastaların %50’den fazlasında, migren ve diğer baş ağrılarında glütensiz beslenmeyle birlikte, ağrı şiddeti ve sıklığında azalma ve kronik yorgunluk belirtilerinde düzelme olur.

Glüten hassasiyeti olan hastanın, üç hafta glütensiz beslenmesi sonrasında yakınmalarının geçmesi, ardından tekrar glüten tüketildiğinde yakınmaların tekrar ortaya çıkmasıyla tanı konur.

Non çölyak glüten hassasiyeti olan hastalarda disbiyozis, yani bağırsak bakterilerinde iyi bakteri-kötü bakteri oranında dengesizlik mevcuttur. Disbiyozis, Batı tipi beslenmeyle birlikte obeziteye eğilim ve metabolik sendrom ortaya çıkmasına neden olur.

Yoğun stres, alkol, ağrı kesiciler, sigara ve işlenmiş gıdaları fazla tüketmek hastalık bulgularını artırır. Glüten hassasiyeti olan hastanın, üç hafta glütensiz beslenmesi sonrasında yakınmalarının geçmesi, ardından tekrar glüten tüketildiğinde yakınmaların tekrar ortaya çıkmasıyla tanı konur. Artmış bağırsak geçirgenliğini göstermek için zonulin düzeylerine bakılabilir.

Sinir sistemini güçlendirici öneriler, ağrısız bir yaşam ve migrenle mücadele için Beynini Doğru Besle kitabıma bakabilir, bana www.banutascifresko.com üzerinden ulaşabilirsiniz. 

 

İlginizi çekebilir: 

Çölyak ve gluten hassasiyeti olduğunuzu nasıl anlarsınız?

Hayatı kabusa çeviren migrenle beraber görülen ve migrenin şiddetini artıran 10 hastalık

Dr. Banu Taşçı Fresko: Dr. Banu Taşcı Fresko, 1969 senesinde İstanbul’da doğmuştur. İstanbul Tıp Fakültesi’ni 1992 senesinde bitirmiş, ihtisasını İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı’nda 1997 senesinde tamamlayıp Nöroloji Uzmanı olmuştur. Birçok özel hastanede çalıştıktan sonra şimdi çalışmalarını muayenehanesinde sürdürmektedir. Uzun yıllar kronik ağrılardan mustarip olduğu için, hastalara yol gösterecek, hayatlarını kolaylaştıracak bir kılavuz yazmak istemiştir. Ekim 2017de ‘Beynini Doğru Besle’ isimli kitabı çıkmış, kitapta migren ve fibromiyalji ağrılarıyla nasıl başa çıkılacağını, beslenmenin önemini ve tüm kronik hastalıklarda yoganın iyileştirici etkisinden bahsetmiştir. 2017 senesinde Arzu Rezzan Sunam ve Yelina Tayfur’dan Temel Yoga Hocalık Eğitimi ve Banu Çadırcı’dan 100 saat yoga terapi ve yoga anatomi eğitimi almıştır. Aynı zamanda Ahmet Güllü ve Vedat Örs atölyelerinde eğitim almış, profesyonel bir ressamdır, bu güne kadar 7 kişisel sergi açmıştır. Bugünlerde bir yandan Mayıs 2018’deki sergisine hazırlanmaktadır.
İlgili Makale