Flört dünyasının yeni yaklaşımı: Herkese şans vermek yerine doğru kişiyi seçmek
Dating uygulamaları veya sosyal medya platformları, modern flört dünyasını yakından etkiliyor. Aynı anda sonsuz sayıda profilin erişilebilir olması bir taraftan iletişimi hızlandırırken aslında diğer taraftan ilişki yaşama biçimimize, beklentilerimize veya başkalarıyla yakınlık kurmamıza ket vuruyor. Önümüzde ikinci bir seçenek varken başka birine gerekenden fazla emek harcamak ya da tekrar şans vermek artık çoğumuz için söz konusu bile olmuyor. İlk bakışta çok kolay ve erişilebilir olan bu düzen, belki de romantik anlamda bu kadar yorgun olmamızın temel sebebi.
Bir ilişkiyi en değerli kılan şey karşılıklı paylaşım, birlikte yürünen yol ve üstesinden gelinen sorunlarken modern flört dünyası bu özel anıları bir tür probleme dönüştürüyor. Artık küçük kusurlar bile ilk andan itibaren göze batmaya başlıyor ve sonsuz seçenek döngüsü arasında biriyle eşleşmek imkansız hale geliyor. Her kaydırmanın ardından daha uygun birinin bizi beklediğine olan inancımız ise ilişkinin temelini oluşturan bu doğal yapıların hayatımızdan aynı hızla çıkmasına yol açıyor. Uygun eş aramanın yarattığı yorgunluk hissinden doğan “Burned Haystack” yaklaşımı da çok sayıda eşleşmeye değil gerçekten uyumlu olan eşleşmelere odaklanmamız gerektiğini söyleyerek düzeni tersine çeviriyor.
“Burned Haystack” yöntemi nedir?

Yüzlerce profil, yarım kalan konuşma ve sürekli eşleşme halinin getirdiği yorgunluk, üzerimizde ister istemez bir umutsuzluk yaratıyor. En önemlisi de her eşleşmeyi tamamlanması gereken katı tik listelerine dönüştürerek bu iletişimden gerçekten keyif almayı önlüyor. Retorik profesörü Jennie Young tarafından geliştirilen “Burned Haystack” yöntemi ise bu düzene karşı çıkıyor ve oldukça basit bir temelden besleniyor. Adını “samanlıkta iğne aramak” deyiminden alan yöntem, samanlığın içinde tek tek iğne aramak yerine uygun olmayan seçenekleri hızlıca ortadan kaldırmayı ve enerjiyi gerçekten uyumlu olunacak insanlara yönlendirmeyi öneriyor. Yani buradaki hedef samanlığın içinde tek bir iğne aramak değil de tüm samanlığı yakıp geriye gerçekten kimin kaldığına bakmak.
Özellikle uzun süreli ve ciddi ilişki arayışındaki kişilerin uyumsuz eşleşmelerle vakit harcamasını önleyen yöntem, doğal olarak fazla eşleşmenin getireceği yorgunluk ve umutsuzluk hislerini ortadan kaldırıyor. İşin en güzel tarafıysa bu insanları sadece sola kaydırıp sonraki bir zaman dilimine atmayı önermiyor. Bunun yerine tamamen engelleyerek seçenek havuzunda sonsuza dek görünmez hale getiriyor. Böylece size uygun olmadığı zaten işin başından belli olan kişilere yok yere vakit harcamamış ve rahatsızlık duyduğunuz insanlarla iletişimi fazla uzatmamış oluyorsunuz. Böylesi bir yöntem, “belki tanıdıkça severim” umuduyla sınırları test eden insanlara harcadığımız enerjiyi minimuma indiriyor ve doğru seçeneklere daha kolay ulaşmayı sağlıyor.
“Burned Haystack” yöntemi nasıl uygulanır?

“Burned Haystack” yönteminin en bilindik adımlarından birini “block to burn” metodu oluşturuyor. Buna göre iletişim dili hoşunuza gitmeyen birini sonradan değişir beklentisiyle, deyim yerindeyse, çekmek zorunda kalmıyorsunuz. Örneğin; henüz ilk mesajdan fazla cinsel içerik talep eden, sınırı aşıp bunu şaka gibi gösteren ya da sürekli belirsiz ifadeler kullanan biri için fazla zaman ve enerji harcamanız gerekmiyor. Söylediği şeylerin birbirini tutmaması ya da uzun süreli mesajlaşmaya rağmen gerçek buluşmaya dair net bir adım atılmaması gibi sinyaller, bu dönemde gözetmeniz gerekenler arasında yer alıyor. Bu seçici başlangıç adımında karşı tarafı engelleyerek karşınızdaki seçenek havuzunu bilinçli olarak küçültüyorsunuz. Böylece aynı kişiyle karşılaşma ihtimaliniz en aza iniyor.
Sonrasındaki süreçte dikkat edeceğiniz şu püf noktaları ise günümüzün fazla yorucu flört dünyasında hayatta kalmanıza yardımcı olabiliyor:
- Öncelikle beklentilerinizi netleştirmeniz gerekiyor. Eğer ciddi ilişki istiyorsanız bunu aramayan biriyle vakit kaybetmemek ve onun fikrini değiştirmesini boş yere beklememek adına beklentileri önceden konuşmak her zaman fayda sağlıyor.
- Dating uygulamasında harcanan süreyi sınırlamak da önem taşıyor. Sürekli karşınızdaki sonsuz profiller arasında dolaşmak, seçim yapmayı zorlaştırıyor ve her zaman daha iyisini beklemeye neden olabiliyor. Gerçekte ihtiyacınızı daha fazla seçenek değil de daha nitelikli seçenek karşılıyor. Bu aşamada uygulamayı her gün açmak yerine belirli zamanlarda kontrol etmek faydalı bir taktik oluyor.
- Haftalarca sadece mesaj üzerinden ilerleyen bağlantıları kısa kesmeniz gerekiyor. Böylece sizi oyalayan, aslında görüşmek istemeyen ve yedekte tutan insanlar için enerjinizi harcamamış oluyorsunuz.
- Yöntemin son aşamasında ise uyuşmazlıkları başarısızlık olarak nitelendirmemeniz gerekiyor. Bazen aşırı eşleşme ve yoğun profil tarama insanı partner seçme beklentisine itebiliyor. Ancak gerçek hedefler ve karşınıza çıkan profiller nadiren eşleşiyor. Bu nedenle ortada bariz bir başarısızlık da bulunmuyor. Bu durum, sadece doğru seçenekle henüz karşılaşmadığınızı gösteriyor.
Seçicilik ve aşırı eleme arasındaki sınır

Dating uygulamalarının en büyük avantajlarından ve aynı zamanda en yorucu taraflarından biri ortada çok fazla seçeneğin bulunması. Yapılan bir araştırma; potansiyel partner sayısındaki artışın her zaman bir avantaj olmadığını, aksine seçim baskısını artırırken bunalmış hissetme yükünü ağırlaştırdığını gösteriyor. Buna bağlı olarak uygun eşleşme olsa bile kabul etme oranı azalıyor. Bir diğer çalışma ise; yoğun profil taraması sonucu bunalmış hissetme, sosyal karşılaştırma yapma ve bekar kalma korkusuyla hareket etme gibi risklerin arttığını ortaya koyuyor.
Birinin ilişki beklentilerini ve iletişim biçimini filtreleyerek elemenize yardımcı olan Burned Haystack’in tartışmalı tarafı da burada başlıyor. Çünkü fazla filtre eklemek, partnerde kusursuzluğu arama yarışına dönüşerek hissedilen bunalmışlığı derinleştirebiliyor. Bu noktada dikkat edilen ufak noktalar, seçicilik ve aşırı eleme arasındaki sınırın belirlenmesini sağlıyor:
- İlişki beklentileriniz örtüşmüyorsa bunu görmezden gelmemek
- Size saygısız veya rahatsız edici gelen iletişim biçimlerini normalleştirmemek
- Temel değerlerinizle uyuşmayan kişilerle sırf şans vermek adına devam etmemek
- Sürekli belirsizlik yaratan bir iletişimin peşinden koşmamak
Burned Haystack aslında her eşleşmenin peşinden gitmeniz gerekmediğini hatırlatıyor. Fakat karşınıza çıkan herkesin kolayca çözülmesini beklemek de gerçekçi olmuyor. Bu noktada elinizdeki filtreler sizi yanlış kişilerden uzaklaştırıyor ama birini tanımak için hala biraz merak, zaman ve gerçek temas gerekiyor. Bu nedenle yöntemi katı kurallardan oluşan bir eleme sistemi yerine daha dengeli bir noktada tutmanız, zamanınızı kime ayıracağınıza karar vermeyi kolaylaştırabiliyor.
İlginizi çekebilir: Flört dünyasında martı gibi davranmak ne anlama geliyor?
Kaynak: guardian, psychologytoday