X

Fizikçilere göre paralel evrenler gerçek ve dünyamızla etkileşim de kurabiliyorlar

Kuantum mekaniği, yapılan tüm ciddi deneylere rağmen hala çok garip ve sezgi karşıtı özelliklere sahip. Fizikçi Richard Feynman bir keresinde “Kesinlikle şunu söyleyebilirim, kuantum mekaniğini hiç kimse tam olarak anlayamıyor” demişti. Kuantum teorisini açıklama çabaları, Kopenhag yorumu veya birden fazla dünya olduğu
yorumu gibi bazı akıl karıştırıcı sonuçlar ortaya koyuyor.

Şimdilerde ise “Çoklu Etkileşimli Paralel Evrenler Teorisi” adı verilen yeni bir teori ortalarda dolanıyor. En az duyulduğu kadar derin bir içeriğe sahip olan bu teori, sadece paralel evrenlerin var olduğunu söylemekle kalmıyor, aynı zamanda bunları kuantum seviyesinde dünyamızla etkileşime geçtiklerini ve böylelikle fark edilebilir olduklarını dile getiriyor. Hala birçok spekülasyon olmasına rağmen bu teori kuantum mekaniğindeki bazı tuhaf sonuçları açıklayabilir nitelikte.

İlgili yazı: Hayatın, evrenin, her şeyin nihai sorusunun cevabı nedir?

Çoklu etkileşimli paralel evrenler teorisi, aslında kuantum mekaniğindeki çoklu evren yorumunun bir yan ürünü niteliğinde. Çoklu evren yorumu tüm muhtemel geçmişin ve geleceğin gerçek olduğunu ve bunların her birinin aktüel, dolayısıyla paralel bir dünyayı temsil ettiğini varsayıyor. Çoklu evren yorumunun eksik tarafı ise her türlü gözlemi mevcut dünyamızda yapabildiğimiz için esasen test edilemiyor oluşuydu. Söz konusu “paralel” evrenlerde olup bitenler sadece hayal edilebiliyordu.

Çoklu etkileşimli paralel evrenler teorisi, aslında kuantum mekaniğindeki çoklu evren yorumunun bir yan ürünü niteliğinde.

Çoklu etkileşimli paralel evrenler teorisi ise bunun daha farklı olduğunu söylüyor ve paralel evrenlerin kuantum seviyesinde etkileşime geçebildiklerini dile getiriyor.

İlgili yazı: Gerçeğe dönüşecek imgeler yaratma yolları

Dünyada bu konuda önde gelen isimlerden biri olan Avustralya’daki Griffith Üniversitesi’nden fizikçi Howard Wiseman, bu konuyu şöyle açıklıyor:

Yıllardır bilinen çoklu evren teorisinde her evren, her bir kuantum ölçümü yapıldığında bir grup yeni evrenlere ayrılıyor. Bu evrenlerde tüm olasılıklar gerçekleşiyor. Bazılarında dinozorları öldüren gök taşları dünyayı ıskalıyor, bazılarında Avustralya Portekizliler tarafından sömürgeleştiriliyor. Ancak bu diğer evrenler, bizim yaşadığımız evreni etkilemediği için olayın gerçekliğiyle ilgili soru işaretleri oluşuyor. İşte bu noktada, çoklu etkileşimli paralel evrenler teorisi tamamen farklı bir yaklaşım ortaya koyuyor.

Wiseman ve çalışma arkadaşları, benzer evrenler arasında bir geri tepme gücü olduğunu ve bu güç sayesinde de evrenlerin birbirlerinden farklılaştığını söylüyor. Kuantum etkisi de bu gücün üretilmesinde yer alıyor.

İlgili yazı: Evrenin oluşumu: “Büyük Patlama”nın muhteşem animasyonu

Teorinin matematik tarafından desteklenip desteklenmediği henüz belli değil. Ancak hayal gücünü destekleyecek çok fazla malzeme verdiği kesin.

Wiseman, bir gün insanların diğer evrenlerle etkileşip kurup kuramayacağı sorusuna ise “Bu bizim teorimizin bir parçası değil ancak insanların diğer evrenlerle etkileşimi artık saf bir fantazi olmaktan çıktı” diyor.

Kaynak:
Mother Nature Network

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale