X

Koşulardan koşu beğenin

Sıcaklar yakında bitecek ve koşu sezonu tüm hızıyla başlayacak. Önerilerime bakarak herkes tarzına uygun bir şeyler bulabilir.

Koşanların güneşle imtihanı

Şu anda Runfire Cappadocia’da kızgın güneşin altında bugünkü parkurlarını tamamlamaya çalışan çılgın arkadaşlarıma selam ederek başlamak istiyorum sözlerime. Gelecek hafta bu satırlarda kendileriyle yapmış olduğum röportajı bulabilirsiniz.

Eminim Runfire Cappadocia’da koşanların güneşle büyük bir imtihanı var.

Tarihin içinde koşmak, doğayla kucaklaşmak, ona buna hayran kalıp “Ne koşusu ya, yürüyeyim de hiçbir şey kaçmasın ama yürürsem de bitmez bu kilometreler iyisi mi koşayım!” diye kendinizi kendinizle konuşurken yakaladığınız o ortamda olmadığım için içten içe kızgınım. Elbette kendime! Gidemedim bu sefer, önceki ile avunmaya çalışıyor, bir dahakine artık diye teselli buluyorum.

Siz de sonradan “Ah, vah!” etmeyesiniz diye önümüzdeki günlerde düzenlenen bol sürprizli, eğlenceli koşulara, koşulu aktivitelere şöyle bir göz attım.

Sıcağa dayanamayanlar Ekim’de buyursunlar Kapadokya’ya

24-25 Ekim tarihlerinde siz de Kapadokya’da koşabilirsiniz

Ne seviniyorum şu koşu organizasyonlarının artmış olmasına. Alternatifli hayat, oh ne rahat! Ekim’de Kapadokya Ultra Trail’deki üç farklı parkurdan biri mutlaka size uyar.

250 km’de Likya yolunu tanıyalım

26 Eylül – 4 Ekim tarihleri arasında yapılacak olan Likya yolu ultra maratonu yarış severleri bekliyor.

Likya yolu Ultra maratonunda 509 km’lik tarihi yolun hemen hemen yarısı yarış boyunca aşılıyor. Çeşitli kategoriler arasına bu yıl 20 km de eklenmiş. Yani ultra maraton tamlaması sizi korkutmasın, gidin ve değişik bir hafta sonu yaşamanın tadını çıkarın.

Haydi çamura bulanalım

5-6 Eylül tarihlerinde yapılacak olan Bata Çıka’da hafta sonunuzu daha eğlenceli kılabilirsiniz

İşte ailece katılabileceğiniz bir yarış. Çocuklar “Üstümü kirletip de azar işiteceğim.” diye düşünmezken siz de çocukluk günlerinize dönün. Bata Çıka yol almaya hazır mısınız?

Frig vadilerinde inanılmaz bir deneyim

12 – 13 Eylül tarihlerinde yapılacak olan Frig Vadileri Ultra Maratonu farklı bir deneyim için sizleri bekliyor

Geçen sene ilk ultra maratonumu koşmuş olduğum Frig Vadileri Ultra Maratonu;Frig Vadileri Ultra Maratonu; kekik kokulu vadileri, güler yüzlü köylü çocukları, harika toprak zemini ve mükemmel havasıyla arazi koşularına adım atabileceğiniz yegane yarışlardan. Kayıt için şöyle buyurunuz.

Artık bizim de bir koşu festivalimiz var

12-13 Eylül tarihlerinde İstanbul’da bir koşu festivali düzenleniyor. Program belli, kayıtlar Ağustos’ta başlıyor. Eğlenceli olacak gibi…

 

İstanbul’da yapılacak olan koşu festivaline katılarak deneyimlerinize bir yenisini ekleyebilirsiniz

 

Araziye takılıp İstanbul Maratonu’nu da unutmayalım

Eğer hala kayıt yaptırmadıysanız acele edin çünkü 31 Temmuz’da kayıt ücretleri artacak. İstanbul Maratonu’nda Adım Adım ile iyilik peşinde koşmak isterseniz bana bir mail atmanız yeterli: kivergu@gmail.com

Kıvanç Ergun: Kıvanç Ergun bugün bisikletin tepesinde, yarın ormanda çamurun içinde… Harekete, iyilik peşinde koşmaya doyamıyor, başkalarına çılgınca gelen şeyleri yapmaktan inanılmaz keyif alıyor. İflah olmaz bir spor tutkunu olan Kıvanç, ‘yükseklerde’ yaşamanın, hayattan keyif almanın yolunu sporda bulmuş ve her gün yeni alanlara kayıp, kendini bilinmezlerde kaybetmekten hiç ama hiç çekinmiyor. Yaşını başını almış ama adrenalin söz konusu olunca kendini alamıyor, aktiviteye dalıyor. 2013 İstanbul Maratonu’nda ilk maratonunu (42 km), 2014'te Frig Vadileri'nde ilk Ultra Maraton’unu (60 km) koştu. Ulaşım aracı olarak bisikleti kullanıyor ve bisiklet kullananların sayısını kültürel gelişmeyle eşdeğer tutuyor. Yazdığı yazılarda sınırları nasıl zorladığından, deneyimlerinden bahsederken, bir yandan da hareket etmemek için yaratılan bahaneleri çürütmekten büyük keyif alıyor. Yardımseverlik koşusunun Türkiye'de tanınmasını sağlayan Adım Adım Yardımseverlik Platformu'nda Marka ve İletişim Koçluğu görevini yürütürken, aynı zamanda TOG'un AA içindeki STK Sorumlusu ve gönüllü koşucusu olarak da devam ediyor yaşamına... Fotoğraf konusunda fena değildir, takip etmek isterseniz: instagram/kiverg

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale