X

Evlilikte doyum hissi nasıl sürdürülebilir?

Evliliği başlatan ilk duygu aşk, sevgi olabilir ama evliliğin nasıl devam edeceğini belirleyen yaşam ve süreçtir. Evlilik süreci biyolojik, sosyolojik ve ruhsal açıdan iki bireyin ortak bir sürece başlayabilmelerini kapsamaktadır. Evlilik sosyal bir kurum olmasıyla birlikte, kişilerin yaşam doyumlarını ve sağlık durumlarını olumlu etkileyen bir durumdur.

Genelde sanılanın aksine mutlu bir evlilik mümkün.

Genelde sanılanın aksine kadın ve erkeğin evlilikte “gerçekten” mutlu olması mümkündür. Ancak durum böyle olsa da yerine getirilmesi gereken koşullar vardır. Her iki tarafta da tam anlamıyla bir eşitlik duygusu olmalı, karşılıklı özgürlüklere bir sınır getirilmemeli, en mükemmel şekliyle bir düşünsel ve bedensel yakınlık oluşturulmalı ve değer ölçülerine bakışta bir paralellik bulunmalıdır. Eşlerin evlilikten duydukları psikolojik tatmin ve mutluluk, evlilik doyumu olarak tanımlanmaktadır.

Sağlıklı ve mutlu bir evlilik için neler yapılmalı?

Evliliğin, kişilerde iyi oluş düzeyi, yaşam doyumu ve yaşam kalitesini etkilediği bilinmektedir. Sağlıklı bir evlilik için eşlerin toplumsal cinsiyet rollerinde esneklik yaratmalarının yanı sıra eşlerine saygılı ve karşılıklı işbirliği içinde anlayışlı olmaları önemlidir.

Evlilikten alınan doyum yaşamın birçok yönüne etki etmekte ve faydalı olmaktadır. Evlilikte istek ve beklentilerin hangi derecede karşılandığı, evliliğin zorunlu ve gönüllü niteliklerinin dengede tutulması evlilik doyumu ile ilişkilidir. Eşlerin kararlarda eşitliği, iletişim biçimi, eşlerin birbirlerine kendilerini ifade etmesi, karşılıklı sevgi tarzı, cinsel doyumu, baskınlığı, kazanç ve çalışma gibi unsurlar psikolojik tatmini sağlamakla birlikte evlilik doyumunu oluşturmaktadır.

Dr. Jane Rosen-Grandon ve Hattie Myers evlilik doyumunun karakteristik özelliklerini şu şekilde ortaya koymuştur:

“Evlilik istikrarı, eşe bağlılık, cinsel yaşamda sadakat, güçlü manevi değerler, Tanrıya inanış ve dine bağlılık, eşe saygı duymak, iyi bir eş olmaya isteklilik, eşi desteklemeye ve memnun etmeye istekli olmak, eş için iyi bir arkadaş olmak, affetme ve affedilmeye gönüllü olmak.”

Tüm bu noktalarda bir durup düşünmek, evliliğin ne kadar sağlıklı işlediğini bir gözden geçirmek faydalı olabilir. Evlilik doyumunu belirleyen noktalarda öne çıkan beceri ise evlilikteki problemleri çözme becerisine yöneliktir. Bu beceri, “her evlilikte problem olabilir” düşüncesinin bilincinde olup, doğru problem çözme stratejilerini pozitif şekilde kullanmayı başarabilmektir.

Evliliklerde problem çözmede kişilik yapılarının önemi
Evlilikte kişiler, birbirlerinin düşüncelerini karşılıklı bir şekilde konuşabilmelidir.

Bireylerin kişilik yapılarının da, problem çözme sürecinde etkisi önemli bir yere sahiptir. Kişilerin problem çözme sürecini, kişilerin kendilerine olan güven ve inançları, kendi öz farkındalıklarına ulaşıp ulaşamamaları, kendileri hakkında olduğu kadar diğer bireylerin de onlardan beklentileri, değerlendirmeleri ve yaşantı algıları etkilemektedir. Evlilikten sağlanacak doyumun ve aynı zamanda sosyal ilişkilerden de sağlanacak doyumun belirlenmesinde bir diğer önemli nokta duygu düzenleme becerilerinin kullanımıdır.

Eşlerin olumsuz durumlarla başa çıkmaları bu becerilerin gelişmiş olması ile sağlanabilmektedir. Duygu düzenleme stratejilerinden felaketleştirme, yaşanılan durumu kabul etme, kendini ve başkalarını suçlama gibi olumsuz stratejiler tüm psikolojik iyi oluşu oluşturan; kişinin kendisi ve geçmişi, büyüme ve gelişme kapasitesi, yaşamının amaç yönelimi ve anlamı, diğer insanlarla kurduğu ilişkilerin niteliği, yaşamına ve dış dünyaya hakimiyeti ile bağımsızlığı gibi alt boyutlarla negatif yönlü ilişkiye sahiptir. Diğer taraftan evlilik içerisinde sorumluluklarının fazla olduğu zamanlarda da kadınların daha az doyum sağladığını gösteren araştırma bulguları mevcuttur. Ayrıca kadınların, erkeklerin üzgün ifadelerine daha duyarlı oldukları ve özellikle mutsuz evliliklerde kadınların olumsuz duygularını erkeklere kıyasla daha fazla ifade ettikleri araştırmalarla tespit edilmiştir.

Evlilik içerisinde yaşanılan çatışmaların yıkıcı veya yapıcı olması eşlerin kişilik özellikleri ve yaşanılan olayı algılayış biçimlerine göre şekillenmektedir. Yaşam içerisinde esnek kişilik yapısına sahip olan kişilerin sorunları algılayışları ve sorunlarla başa çıkmalarının daha kolay olduğu görülmektedir. Kişilerin, pozitif bakış açısını benimsemeleriyle birlikte yaşamsal, çevresel ve bireysel ilişkileri kuvvetlenmekte ve böylece psikolojik iyilik hali artmaktadır. Aynı şekilde, kişilerin problem çözme becerileri geliştikçe, yaşanılan olaylar karşısında başa çıkma becerileri de artmaktadır. Bireysel olarak psikolojik iyi oluş sağlandığı takdirde evliliğin doyumu en mükemmel seviyede yaşanacaktır.

İlgili yazı: Evlilikte dengenin ve ritmin önemi

İdil Arasan Doğan: İstanbul doğumlu olan Öğr. Gör. İdil Arasan Doğan, Üsküdar Üniversitesi Psikoloji Yüksek Lisans programı ile başladığı akademik yaşamını Psikoloji Doktora Programı ile sürdürmektedir. Yüksek Lisans Bitirme Tezini, Prof. Dr. A. Oğuz Tanrıdağ danışmanlığında "Alzheimer Hastaları Bakım Veren İyi Oluş Psikoeğitim Programının Bakım Verenlerin Tükenmişlik Sendromu Üzerine Etkisi" konusunda vermiştir. Üsküdar Üniversitesi Anne & Bebek Ruh Sağlığı Merkezi ve Türkiye Alzheimer Derneği’nde yönetim kurulu üyeliği bulunmaktadır. Akademik çalışmalarına; geriatri, anne & bebek ruh sağlığı, kişilerarası ilişkiler, pozitif psikoloji bağlamında devam etmekle birlikte özellikle yaşlanma, demans; Alzheimer, kişilerarası ilişkiler alanlarında yoğunlaşmıştır. Yapılandırmış olduğu "Hasta Yakınları İyi Oluş Programı"nı Kadıköy Alzheimer Merkezi’nde 3 yıl boyunca uygulamıştır ve halen aynı merkezde ayda 1 kez olmak üzere "Hasta Yakını Destek Programı"nı yürütmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale