X

Evlenmeden önce beraber yaşamanın boşanma üzerine etkisi

Psikolojide, romantik ilişki psikolojisi için kullanılan ‘cohabitation effect’ yani ‘beraber yaşama etkisi’, bilim insanları tarafından, evlenmeden önce beraber yaşayan çiftlerde ayrılma riskinin arttığını belirtmek için kulllanılır. Yıllar içerisinde yapılan birçok araştırma da bu düşünceyi destekler niteliktedir.

Oysa güncel bir araştırma tüm bu düşünceye karşı çıkıyor.

2012 yılında The Journal of Marriage and Family’de yayınlanan bir araştırmada, 3500 Amerikalı incelenerek boşanma ve evlenmeden önce beraber yaşama arasında bağ olup olmadığı araştırılıyor. Bu araştırmada özellikle 15-44 yaş arasındaki yetişkinlerin ilk evliliklerindeki boşanma/ayrılma oranları inceleniyor.

Yapılan son araştırmaya göre, beraber yaşamakla boşanma arasında bir ilişki bulunmuyor.

Katılımcıların %63’ü, yani yarısından fazlası evlenmeden önce beraber yaşama deneyimi yaşamış olup, toplam katılımcıların beşte biri evliliklerini sonlandırdıklarını ifade ediyor. Diğer araştırmaların aksine, yapılan bu son araştırma beraber yaşama ile boşanma arasında kesinlikle bir bağ olmadığını söylüyor.

Peki eski araştırmalar neden farklı sonuçlar verdi?

Araştırmanın yazarları bu durumun, beraber yaşamanın giderek artmasından kaynaklandığını iddia ediyorlar. Yani daha çok insan evlenmeden önce beraber yaşamaya başladıkça, boşanma riskini artıran başka herhangi bir etkinin gücü bu noktada giderek zayıflamaya başlıyor.

Kaynak: Boşanma travmasını atlatmanın yolları

Eski araştırmalarda göz önüne alınmayan bir gerçek var ki, o da beraber yaşama eğiliminin giderek daha küçük yaşlara kadar inmiş olması. Sonuçta yeni araştırma, önceki araştırmaları hazırlayan bilim insanlarının yüksek boşanma oranına gerekçe olarak beraber yaşamayı göstermelerinin hatalı olduğunu söylüyor.

Bu düşüncelerini de 2014 yılında yine The Journal of Marriage and Family’de yayınlanan araştırmalarında belirtiyorlar.

Temelde son araştırma, boşanma riskinin artması konusunda insanların evli gibi davranmaya başladıkları yaşları yerine resmi olarak evlendikleri yaşları baz alındığında, beraber yaşama efektinin genel olarak ortadan kaybolduğunu anlatıyor.

Bu noktada varmamız gereken sonuç, incelememiz gereken değişkenin yaş olduğudur. Yani erken yaşta beraber yaşamaya başlayan veya evlenen kişiler arasında ayrılma riski çok yüksek değerlerdedir.

Sonuç olarak, bilim insanları tarafından mutabakata varılan güncel konu beraber yaşamanın evliliği tehdit eden bir tehlike olmadığı yönündedir.

Kaynak:

lehmiller.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale