X

Everest’e tırmanış maceralarını Snapchat üzerinden paylaşan ikiliyle tanışın

Everest’e tırmanmak göründüğü kadar kolay bir iş değil. Dağa tırmanmak yaklaşık iki ay sürerken, aynı zamanda da yüksek oranda fiziksel güç gerektiriyor. Hakkında birçok hikaye duyduğumuz Everest’in en bilinen özelliği ise tırmanışın oldukça tehlikeli olması. Öyle ki her 100  tırmanışçıdan 36 tanesi hayatını kaybediyor.

Fakat tüm bunların aksine Everest ile ilgili her haber o kadar dramatik ve üzücü değil. Cory Richards ve Adrian Ballinger, dağa tırmanış maceralarını gün gün fotoğraflayarak sosyal medya üzerinden takipçileriyle paylaşıyorlar. Snapchat üzerinden #EverestNoFilter etiketiyle paylaştıkları ve birçok kişi tarafından izlenen videolara ek olarak İnstagram üzerinden de seyahatleriyle ilgili fotoğraflar paylaşıyorlar.

İlgili yazı: Ben Saunders ile tanışın: 2004 yılında Rusya’dan Kanada / Kuzey Kutbu’na 72 günde yürüyen yalnız adam

Maceralarının sonunda ne yazık ki zirveye ulaşamadan inişe geçmek zorunda kalan Ballinger, kendisini tehlikeye atmamak için bu zor kararı verdiğini söylüyor. Fakat bu kararı vermesinde daha önce altı kez zirveye ulaşmış olmasının etkisi olduğunu vurguluyor. Richards ise 2012 yılındaki başarısızlığının aksine bu sefer zirveye ulaşmayı başaranlar arasında.

Ballinger ve Richards’ın tırmanışını önemli kılan nokta ise ikilinin tırmanırken yanlarında oksijen taşımamaları. Normalde zirveye yaklaştıkça artan oksijen ihtiyacını karşılamak için yanlarında oksijen tankı taşıyan tırmanışçıları aksine Ballinger ve Richards tırmanışlarını daha zor ve riskli şartlar altında gerçekleştirmişler.

Kaynak: 

matadornetwork.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale