X

Eve, yuvaya, sığınağımıza dua: Hep bildiğimiz ama şekillendiremediğimiz o yer

Güzel evim.
Kor ateşler üzerine kuruyan kabuğum. Onunda üzerine yeşeren umutlarım. Güzel evim, zihnimin ötesinde buluttan düşlerim… Yağmur olup indiğinde kabuğuma, varlığımı, düşlerimi gerçekleştiren, yeşertip büyüten bilgeliğim. Hem dünyam hem de bedenim, benim güzel evim!

Kendi kabuğuma bakmaktan kör olmuş gözlerim varlığının bütünlüğünü ne çabuk unuttu.
Ateşini yakanında, soğutup kabuk bağlayanın da, ilham edip umutlananın, üzerine hayallerinden can verenin de kendim olduğunu.
Bütün dediğimin soluduğum atmosferin ötesinden de öte olduğunu, ne çabuk unuttu.
Kabuğumun altındaki hazineyi kimyasal tepkime diyerek hiçleştirdiğim günden beri, ötenin ötesinden gelen müziği duymaz oldum. Her bir zerrenin, her bir damlanın fısıltısını işitmez oldum.

Yalnızlık dediğimi bedenle doyurmaya başladığım andan beri, onun “özlediğimi aratan ses” olduğunu unuttuğum günden beri, bir cücenin hayaline hapsoldum. Onun kısır bedeninde dolandım durdum, yıllar, yüzyıllar, çağlar devindim de… yine de anlamadım.
Yalnızlığın, ötenin ötesine giden yola çağrı olduğunu göremedim.
Yakarışımın sebebini duyamadım.

Güzel evim, hep bildiğim ama hiç şekillendiremediğim. Şekli hep gözlerle aradığım ve fakat gözün görmediğinde, görüşün ötesinde, ötenin ötesinde hissettiğim.
Gün geldi, güneş geldi. Işıkları karnımın kabuklarından içeri sızıp kabuğumu hiç etti. Parça parça dağılıp kül oldu, toz oldu, duman oldu.
Gün geldi. Şeffaf taşlar üzerinde duran ayaklarım incecik köklerini derinlere saldı. Işığın yedi rengini beden evimden yansıttı. Yalnızlığımı yalınlığa çevirdi. Arayışımı olmaya devirdi. Gün geldi, güneş geldi. Güneş dışarıdan içeriye indi, kendini renklere böldü ve güneş, içeriden dışarıya çıkıp renkleri bütünledi, bir tek sonsuz beyaz oldu, nur oldu, nurun nuru oldu.

Güzel evim, cücenin bedeninden renkler kulesine, oradan da ötenin ötesine genişledi. Ev benim. Ev her yer.
Her an burada, eve dönen değil, evi inşa edenlerde. Evi öteden beriye, beriden öteye taşıyanlarda.
Benim!
Şimdi ve sonra, önce ve her zaman.

İlginizi çekebilir: Bana kendinden bahset: Gerçek sen kimsin?

Esra Uyman: Lise yıllarında başlayan kişisel gelişim, ruhsal gelişim ve metafizik konularına duyduğu yoğun merak onu yurt içi ve yurt dışında birçok özel eğitim çalışmalarına katılmaya yönlendirdi. İlk eğitmenlik diplomasını ‘World Initiatives School of Esoteric Studies’den alan Uyman’ın katıldığı çalışmaların bazıları; Organizasyon Konstelasyonu, Aile Sergileri, Vernon Frost eğitimleri, Louis Franco’dan aldığı çeşitli eğitimler, Anthony Robbins Unleash the Power Within San Jose semineri, Charlie Morlay Lucid Dreaming eğitimi, Tayland da Tantrik Yoga (RYT-200) eğitmenliği eğitimi, Peru, Amerika, Şili, G.Afrika ve Türkiye’de katıldığı Şamanik çalışmalar ve seremonilerdir. Bunların yanı sıra TGA İleri Seviye Metafizik Semineri, Ziya Azazi’nin Dervish in Progress Çalışması gibi pek çok özel çalışmaya katıldı ve eğitmenlik eğitimini aldı. Masssuma Altın Enerji I-II enerji uyumlamasını alan Esra Uyman, Avi Gören-Bar Jungian Coaching School (ICF) (ACSTH) dan koçluk sertifikasını aldı. Tüm bu çalışmalar ve eğitimlerle kendi uyanış deneyimini birleştiren Esra Uyman, farklı başlıklar altında bireylere ve kurumlara yönelik, birbirinden güçlü çalışmalar tasarlayıp sunuyor. Kişilerin iç dünyalarına yönelik farkındalıklarını artıran, çarpıcı bir vizyon ve perspektif değişimi sunan, yaşamda üstlendikleri sorumluluklarda anlam bulmalarını sağlayan, merak, heyecan ve umut duygularını yükselten, tüm insanlık deneyiminin derinliğini kavramaya yardım eden ve çarpıcı yüzleşmeleri şefkatle yaşamalarını sağlayan eğitimler gerçekleştiriyor. Yaşamın Sorumluluğunu Almak, Kendimiz Olmak, Bizi Engelleyen İnançlar, Metafizik ile Özgürleşme Yolculuğu, Seçimlerimiz ve Biz, Gözlemci Bilinci, Nefes ve Meditasyon Teknikleri başlıkları altında kurumlara webinar ve uygulamalı eğitimler veriyor.
İlgili Makale