X

Evdeyken de performans kaygısı mı hissediyorsunuz: Karantinada üretken olmak zorunda değiliz

“Kitap listemdeki tüm kitapları okumalıyım.” “Yeni bir hobi edinmek istiyorum. Nasıl olsa bolca vaktim var.” “Yeni bir dil öğrenmenin tam vakti. Bir daha bu kadar vakit bulamayacağız.” “Dersler yeniden başlamadan bütün eksikliklerimi kapatmalıyım.” “Her gece uykudan önce meditasyon şart oldu!” Bu cümleleri son zamanlarda sıklıkla duyduğunuzun farkında mısınız?

Corona virüsü salgını sebebiyle birçoğumuz evdeyiz. Sürekli evde olma zorunluluğu birçok insanın üzerinde evi yeniden dekore etmeleri, profesyonel aşçılığa yönelmeleri (ekmek yapımından harika tatlılara) veya bir sonraki Shakespeare (!) olmaları yönünde baskı kuruyor. Bu baskılar milenyum kuşağında daha yaygın görülüyor çünkü milenyum kuşağına “her saniyeyi en verimli şekilde değerlendirmeleri gerektiği” mesajı iletiliyor. Tüm bunların ana sepeblerinden birini bulmak istersek rotamızı tabii ki sosyal medyaya çeviriyoruz.

Bu dönemde sosyal medyada sıklıkla “evde şunları yapabilirsiniz” tarzında paylaşımlar görüyoruz. Okunacak kitaplar, izlenecek filmler, gezilecek müzeler; yoga, meditasyon ve egzersiz önerileri; yemek tarifleri… Herkes yaptığı tatlıları, ürettiği el emeği ürünleri, okuduğu kitapları, izlediği belgeselleri paylaştıkça sanıyoruz ki normali bu. Sanıyoruz ki herkes bu dönemde üretken olmalı ve sürekli meşgul olmalı.

Fakat bir yandan azımsanmayacak sayıda insan, bu dönemde üretken olamıyor. Bu aktivite önerilerini ve paylaşımları gördükçe de kendilerini yetersiz hissedebiliyor. Şunu unutmamak gerek: Herkesin zorluklarla başa çıkma şekli farklıdır. Kimisi yapacaklarına ve çevresine daha da sıkı sarılıp zorlu süreci bu şekilde yaşarken, kimisi pek az iletişim ve etkileşimle, kendine dönerek bunu başarır. Kimse her zaman verimli olmak, bir şeyler başarmak, sayısız hobisini aynı anda yürütmek zorunda değildir.

“Üretken olmamaya” hakkımız var. Üretken olmayabilirsiniz. Bu normal. Belki buna ihtiyacınız var. Kendinize bomboş oturma izni verin. Bu süreçte sadece evde olmak ve temel ihtiyaçlarınızı karşılamak (beslenme, sıvı, uyku vb) bile iyi oluş için yeterli.

Daha fazla paylaşım için Instagram hesabımı da takip edebilirsiniz.

Web sitemi ziyaret etmek için hemen tıklayabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Coronavirüsün psikolojik etkileriyle baş etmenize yardımcı olacak 10 öneri

Cansu Varol: Boğaziçi Üniversitesi'nde lisans eğitimini tamamladıktan sonra Klinik Psikoloji Programı’nda yüksek lisansını tamamlayarak uzmanlığını almıştır. Bu süreçte birçok danışmanlık merkezinde psikoterapist olarak görev yapmıştır. Halen yetişkinler için bireysel danışmanlık yapmakta ve psikoterapi uygulamalarında Bilişsel Davranışçı Terapi, EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) ve Şema Terapi ekollerini kullanmaktadır. Ağırlıklı olarak travma, stres, depresyon, panik bozukluk, yeme bozuklukları, obsesif kompulsif bozukluk, anksiyete bozuklukları ve ergenlik dönemi sorunları üzerinde çalışmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale