X

Etrafınızda güçlü bir network oluşturmak için uygulayabileceğiniz stratejiler

Güçlü bir network’e sahip olmanın birçok faydasını görebilirsiniz ancak en önemlisi, bu sizin başarılı olup olmadığınızı belirleyecek bir şey. Etrafınızda bir ekip veya danışmanlar olmadığı sürece, başarılı bir girişimci veya başarılı işlerin bir parçası olmanız mümkün değil.

Girişimci olmak ürün, hizmet veya müşterilerin ihtiyaç duyduğu bir şeyi satabilmekle ilgilidir. İlk müşterileriniz ve belki de en çok kazanç elde ettiğiniz müşterileriniz de yakın çevrenizden gelir. Bu değerli müşteriler daha sonra bir gelir akışı yaratmanızı sağlar. Böylelikle vizyonunuzu geliştirmek için ihtiyacınız olan kaynağı sağlayabilir ve bunu dünyayla paylaşabilirsiniz. Bazıları network oluşturmak üzerine fazla düşünüp bunu kafasında büyütüyor. Oysa network oluşturmak, sadece insanlarla diyalog kurmaktan ibaret. Hepsi bu!

Bu konudaki “Bağlantılarınızı geliştirmek için kullanabileceğiniz ‘networking’ teknikleri: Salt maruz kalma etkisi” başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.

Uplifers olarak güçlü bir network oluşturmak için uygulayabileceğiniz stratejileri derledik:

1. İki taraflı değer yaratmanın yolunu arayın

Eğer birini network’ünüze dahil etmek istiyorsanız, iki tarafa da değer katacak bir yol düşünmelisiniz. Yani sadece sizin bir şey kazanmanız değil, karşınızdakine de bir şey kazandırmanız gerekir.

Herkese evet diyerek risk aldığınızı unutmayın. Karşınızdaki kişi güvenilir olmayabilir, iki tarafa da değer katmayabilir.

İki taraflı değer yaratmak için en ideal yol, önce karşınızdakine kendi değerinizi göstermek ve karşınızdakinin ihtiyacı olan bir konuda ona yardımcı olmaktır. Ucu açık sorular sorup daha sonra susup karşınızdakinin vereceği yanıtı dinlediğinizde, ona nasıl yardımcı olabileceğinizi kolayca bulabilirsiniz.

2. 30 saniyede karşınızdakini yakalayın

Güçlü bir network oluşturmak istiyorsanız, ne yaptığınızı ve nasıl yaptığınızı hızlı, kısa ve öz bir şekilde aktarmalısınız. Birçok insan bunu yapamıyor ve kendilerini anlatmaları için en az yarım saat harcıyor.

Dikkat etmeniz gereken bir başka önemli nokta ise herkes sizin yaptığınız şeyi sevmek zorunda değil. Bunun kötü bir yani yok.

3. Güvenilir olun

Güçlü network’ler kurmak kolay değildir ancak bunu yapmanın en hızlı yolu yüksek güven vermek. En gizli bilgilerin bile paylaşılabileceği, güvenilir insan olun. Size verilen bilgileri kimseyle paylaşmayın. Bu şekilde network’ünüzde güven sağlayabilir ve bunu hızla büyütebilirsiniz.

4. Herkese evet demeyin

Özel hayatınızda ve iş yaşantınızda karşınıza çıkan her sosyal etkileşim, network’ünüze yeni insanlar katabileceğiniz bir fırsat olabilir. Ancak herkese evet diyerek risk aldığınızı unutmayın. Karşınızdaki kişi güvenilir olmayabilir, iki tarafa da değer katmayabilir.

Öte yandan yeni insanlara karşı açık fikirli de olmanız gerekir. Yeni tanıştığınız birini kendi network’ünüze dahil etmeden iletişimde kalmanın en iyi yolu sosyal medya. Sosyal medyadan iletişim kurarak açık kapı bırakmış ve ilerleyen zamanda oluşabilecek fırsatları geri tepmemiş olursunuz.

Bu konudaki “Yeni tanıştığınız insanlarla rahatça sohbet edebilmenizi sağlayacak 10 öneri” başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.

Eğer birini network’ünüze dahil etmek istiyorsanız, iki tarafa da değer katacak bir yol düşünmelisiniz.

5. Her üç ayda bir iletişime geçin

Sağlam bir network kurduğunuzda, bunun birbirinden farklı katmanları olacaktır. Konsantre olmanız gereken en önemli katman ise en yakınınızda olan kişiler. Onları kendinize yakın tutmak için, iletişim kurmalısınız.

En yakınınızdakilerle hiç olmazsa üç ayda bir iletişime geçin. Neler kaybedebileceğinizi ve ne tür projeler yapıldığını öğrenip, bunlara değer katabilirsiniz. Network’ünüzdeki başarılı insanlarla düzenli görüşmeler yaparak iletişiminizi koruyabilirsiniz.

6. Başarılı insanları tanıştırın

Güçlü network’ler kurmanın bir yolu da insanları birbirleriyle tanıştırmaktır. Proaktif olun ve network’ünüzün başarısı için kritik öneme sahip insanları tanıştırın.

Bu konuda dikkat etmeniz gereken şey, tanıştıracağınız kişiden izin almanız.

Kaynak:
Addicted2succes

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale