X

Eski bir top modelin ağzından: Bağımlılıkla yaşamak ve bundan kurtulabilmek

Bağımlılık, düşündüğümüzden çok daha karmaşık ve yaygın bir sorun. Her ne kadar kelimeyi ilk duyduğumuzda aklımıza uyuşturucu ve alkol gibi uç örnekler gelse de, aslında insanlık bugün pek çok şeye karşı bağımlılık yaşayabiliyor. İş, egzersiz, fazla yeme, yememe, kumar, seks, porno, alışveriş, sosyal medya, bilgisayar oyunu, cep telefonu ve daha pek çok şey günümüzde birer bağımlılık nesnesi olmuş durumda.

Bizi bağımlılığa iten durumlarsa farklılık gösterebiliyor: Hepimiz hayatta küçük ya da büyük farklı sorunlarla uğraşmak durumundayız. Bunlar bize kendimizi yetersiz hissettirebilir ya da sıkılabiliriz. Bunlar nedeniyle kafamız karışabilir, yalnız hissedebiliriz veya canımız acıyabilir ve biz tüm bu hislerden kaçmak istediğimiz için herhangi bir şeye karşı bağımlılık geliştirebiliriz. Ya da bir şeyi çok seviyor olmak bile o şeye karşı bağımlılık yaratabilir.

İlginizi çekebilir: Bağımlılıkla mücadele ederken yoganın gücünden faydalanın

Amber Valletta, bir süre bağımlılıkla boğuşmuş bir top model.

Bu açıdan baktığımızda bağımlılığın herkesin yaşayabileceği yaygın bir sorun olduğunu daha iyi anlıyoruz. Peki bir bağımlı olarak yaşamak nasıl bir durum? Eski bir bağımlı olan ABD’li aktris ve top model Amber Valleta, konuyla ilgili olarak bağımlılığın kendi içinde bir kırılganlık ve hassasiyet barındırdığını ifade ediyor:

İçinizde bir canavar olduğunu düşünün. Bu canavarı bir kere beslemeye başladığınızda, kontrolü artık o eline alır. Bir bağımlıyken, bunun hayatımdaki her şeyi etkilemeye başladığını fark ettim. Çok önemli iş anlaşmalarıma sarhoş gittim. Aile ve arkadaşlık ilişkilerim bozuldu. Bağımlılık, bireyi olabilecek en kötü noktalara getiriyor. Ve bununla yaşamak çok zor.

Ergenliğinden itibaren bağımlılıkla ilgili sorunlar yaşayan Valleta, bir süre sonra tamamen iyileşmiş. Ancak bunu yaparken en çok ihtiyacı olan şeyin yakınlarının yardımı olduğunu belirtiyor. İşlerin ne yazık ki “Ben güçlüyüm, yaparım,” gibi büyük cümlelerle yürümediğini ifade eden süper model, bağımlılıktan kurtulmanın komplike ve zor bir süreç olduğuna değiniyor:

Bağımlılık, ayrım yapmadan önüne gelen herkesi alıp götürme potansiyeline sahip. Ondan kurtulmak için çok fazla emek vermek gerekiyor. Bağımlı bireyler pek çok zaman bağımlılıklarından utandıkları için bunu söylemek istemezler. Benim de yaşadığım buydu. Ancak kurtulmak için öncelikle bunu kabul edip içime dönmem gerekti. Meditasyon yaptım, dua ettim ve çok daha fazlasını yaptım. İnsanların yardımına ihtiyacım vardı. Oldukça zor bir süreçti.

Amber Valleta’nın öyküsünü dinlemek ve bağımlılık sorunuyla ilgili daha fazlasını öğrenmek için aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz:

 

İlginizi çekebilir: Herhangi bir bağımlılıktan nasıl kurtulunur?

Kaynak:
mindbodygreen.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale