X

Ertelediğiniz işleri aslında bir an önce yapmak istiyorsanız bu 7 öneriye kulak verin

Yapacak önemli bir işiniz var, ancak kendi kendinize bahaneler üretip erteliyor musunuz? Ya da hiç kendinize “Zaten çok vaktim var, daha sonra yaparım,” dediğiniz oldu mu? Cevabınız evetse yalnız değilsiniz. Bir işe başladığımızda bunu söyleyerek sık sık kendimizi rahatlatırız, fakat sonradan genellikle işi bitirmemiz gereken tarihin umduğumuzdan daha çabuk yaklaştığını ve tamamlamak için yeterince vaktimiz olmadığını fark ederiz. Bu yüzden Uplifers olarak yazının devamında ertelediğiniz işleri bir an önce yapmanızı sağlayacak 7 öneriye yer verdik:

Öncelikle her şeyin kontrol altında olduğu ve elimizdeki işi bitirmek için daha çok vaktimiz olduğu düşüncesine kapıldığımız sürece, yaptığımız şeyi asla zamanında bitiremeyiz. Gerçek şu ki; ertelemek her zaman size pahalıya mal olur. Mutlaka bir noktada bitirme tarihinin sandığınızdan daha yakın olduğunu fark edersiniz.

İlginizi çekebilir: Her şeyi ertelemeye başladıysanız bunu okumayı ertelemeyin

Her şeyin kontrol altında olduğu ve elimizdeki işi bitirmek için daha çok vaktimiz olduğu düşüncesine kapıldığımız sürece, yaptığımız şeyi asla zamanında bitiremeyiz.

Peki neden sürekli bu tuzağa kapılıyoruz?

Bilim insanları erteleme için 5 temel nedenin öne sürülebileceğini ifade ediyor. Buna göre;

  • Hoşumuza gitmeyen işleri erteliyoruz;
  • Başarısız olmaktan korkuyoruz;
  • Hızlı ve yoğun tempodaki işlerde çalışmaya alışkınız;
  • Kendi gücümüzü abartıyoruz;
  • Çok fazla işimiz olduğu için hiçbir şey yapmamayı seçiyoruz.

Oysaki ‘zararsız’ dikkat dağıtıcı aktivitelerle geçirdiğimiz vakit her zaman aleyhimize işliyor. Kendimize daha az güvenmeye ve durumu anlama kabiliyetimizle motivasyonumuzu kaybetmeye başlıyoruz. Bu ise bitirme tarihi yaklaştığında kendimizi kötü hissetmemize neden oluyor.

İşleri, hiçbir zaman gelmeyecek olan bir yarına ertelemeye devam ettiğimiz sürece, sonunda her zaman stres, hayal kırıklığı, bozulan arkadaşlıklar, ödenmeyen faturalar, kötü bir ün ve kocaman bir iş yükü ile karşı karşıya kalıyoruz.

Amerikalı psikologlar Dianne Tice ve Roy Baumeister’a göre; ertelemek daha sonra bedelini ödemeniz gereken anlık mutlulukların tadını çıkarmaktır. Araştırmacılar da erteleme alışkanlığının birçok olumsuz etkisi olduğunu ifade ediyor:

  • Depresyon,
  • Düşük öz saygı,
  • Endişe,
  • Stres,
  • Mantıksız inançlar.

Sonuç olarak ertelemenin asla masum bir davranış olmadığını ve bu alışkanlıktan kurtulmak için bir şeyler yapmamız gerektiğini söyleyebiliriz.

İlginizi çekebilir: Bugünün işini yarına bırakanlar kulübü: Erteleme hastalığı

Ertelemeyi bırakmak için ne yapmalı?

Psikoloji alanında yapılan araştırmalara göre hepimiz işlerimizi yapabilmek için bir sisteme ihtiyaç duyuyoruz. Birçok insan sistemli çalışmayı ve kuralları sevmiyor, çünkü monoton hayatlara sahip olmaktan korkuyor ve özgürlük istiyorlar. Fakat sistemli olmak, aslında göründüğü kadar korkutucu bir şey değil, ve kişisel etkinliğinizi geliştirmenin de en kolay yollarından biri.

Etkili bir şekilde çalışabilmek için ihtiyaç duyduklarımızı şu şekilde sıralayabiliriz:

  • İç motivasyon,
  • Kendi kendimize belirlediğimiz bitirme tarihleri,
  • Arkadaşlarla ya da bir koçla oluşturulan güven sistemi,
  • Aralıklarla çalışmak,
  • Dikkat dağıtıcıları yok etmek,
  • Sağlıklı beslenmek,
  • Her gün 30 dakika egzersiz yapmak.

Buradaki en önemli şey motivasyon. Sevilmeyen işler genellikle içinizdeki gücü geliştirmenize yardımcı olanlardır. Dolayısıyla yeni bir işe başladığınız her zaman kendinize şunu sormanız gerekir: “Ben bunu neden yapıyorum?” Bu strateji motivasyon sağlamanıza yardımcı olacaktır.

Ünlü boksör Muhammed Ali, bir keresinde günlük monoton antrenmanlarından nefret ettiğini söylemiştir. Fakat kendisi buna rağmen çalışmaya devam etti, çünkü bunun şampiyon olmasını sağlayacak tek yol olduğunu biliyordu.

Çalışırken molalar vermek de oldukça önemlidir. Bir işe çok uzun bir süre odaklandığınızda stres yaşamaya ve yorulmaya başlarsınız. Yaptığınız işin her adımını kendiniz için mola zamanı olarak tayin edin ve bu adımları başardığınızda kendinize küçük ödüller verin. Arkadaşlarla ya da bir koçla çalışmak ise yaptığınız işe karşı sorumluluk duymanızı sağlar.

Sağlıklı beslenmek ve egzersiz yapmak da erteleme ile mücadele etmenin en iyi yolları arasında yer alıyor. Çünkü bu iki sağlıklı alışkanlık sadece sizin zihinsel yeteneklerinizi geliştirmekle kalmaz, aynı zamanda iradenizi de güçlendirir.

Tüm bu yöntemleri birleştirirseniz, bir yandan hayatın tadını çıkarırken bir yandan da hedeflerinizi gerçekleştirmek için bir sisteme sahip olursunuz. Ayrıca unutmayın ki, değişimin felsefesi üç temel şey üzerinde yükselir: kendine güven, olumlu düşünce ve başkalarıyla kurulan iyi iletişim.

İlginizi çekebilir: Yaşam kalitenizi yükseltmek için sorunlarınızın çözümünü ertelemeyin

Kaynak:

brightside.me

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale