X

Endişelerden kurtulun: Hayat zihnin içinde değil, dışında yaşanır

Zihnimizin yerinde duramayan, huzursuz yapısının farkındasınızdır. Durmadan ya geçmişi ya da geleceği düşünen zihnimiz, nadir zamanlar dışında asla anda değildir. Daha önceki birçok yazımda da belirttiğim gibi Doğu felsefelerinde zihnin bu yapısına “maymun zihin” deniyor. Maymun zihin denmesinin nedeni zihnimizin tıpkı bir maymun gibi daldan dala, konudan konuya atlayan yapısıdır. Sizin de gayet iyi bildiğiniz gibi kendimizi zihnimizin içindeki senaryolarda kolaylıkla kaybedebiliriz. Özellikle bir nedenden dolayı endişeli olduğumuz hallerde, kafamızın içinde endişe duyduğumuz konuya dair onlarca farklı negatif senaryo kurgulayıp kendimizi kötü hissedebiliriz. Burada zaman zaman çoğumuzun deneyimlediği hafif bir şekilde endişeli olma halinden bahsettiğimi belirtmekte fayda var. Eğer duyduğunuz endişenin seviyesi hayatınızı yaşamanızı engelliyorsa bir psikiyatristle görüşmenizi tavsiye ederim.

Zihninizin mükemmel bir şekilde senaryo yazma özelliğini kendi lehinize kullanabilirsiniz. Kendinizi herhangi bir endişe yüzünden zihninizin içinde kaybetmeye başladığınızı fark ettiğiniz zaman size anlatacağım bu iki aşamalı egzersizi yapabilirsiniz.

1. Zen bahçesinde küçük bir mola

Sakinlikten bahsedilince benim ilk aklıma gelen öğretilerden biri, ana dikkat göstermeye verdiği önemle de bilinen Zen Budizmdir. Gerçekten de Zen Budizm hayatımızı sükunet içinde yaşamanın sırlarını elinde barındıran, psikoloji biliminin de çok ilgisini çeken bir felsefedir. Evet, egzersizimizin ilk bölümünde Zen Budizm’in de yardımıyla zihnimizi, bize pozitif hisler yüklemesi için kullanacağız.

Bir Zen bahçesinde olduğumuzu düşünelim. Güneşli bir gün. Etrafımız bizi seven, konuşma zorunluluğu içinde olmayacağımız kadar bize yakın, pozitif insanlarla dolu. Bir yandan çayımızı yudumlayıp diğer yandan da ruhumuzu aydınlatan kitaplar okuyoruz. Mutlu ve huzurluyuz. Daha sonra kumun üzerine insana sakinlik veren şekillerin de çizilmiş olduğu Zen bahçesinde sakin bir yürüyüşe çıkıyoruz tek başımıza. Attığımız her adımda içimiz huzurla doluyor. Sırf bunları düşünmek bile size güzel bir his verdi öyle değil mi? Şu an zihninizi kendi lehinize kulanıyorsunuz. Artık zihninizin içinde endişe dolu senaryolar dönüp durmaya başladığında bu Zen bahçesini ziyaret edebilirsiniz.

2. Zen bahçesinden gerçekliğe dönüş

Yeterince sakinleştiğinizi hissettiğiniz anda derin bir nefes alın, yavaşça gözlerinizi açıp içinde bulunduğunuz ana dönün. Egzersizin ilk bölümünde zihnimizde pozitif imajlar canlandırarak kendimizi nasıl iyi hissedebileceğimizi deneyimlediniz. Ancak zihnimizde canlandırdığımız ne negatif imajlara, ne de pozitif imajlara bağımlı olmamamız gerekiyor. Unutmamak gerekir ki hayat zihnimizin içinde değil zihnimizin dışında yaşanır. İster negatif şeyler, istersek de pozitif şeyler düşünelim. Dikkatimizi zihnimize verdiğimiz zaman bir nevi uyku hali içindeyizdir. Gerçek uyanıklık hali ancak tüm dikkatimizi içinde bulunduğumuz ana, gerçekliğe verdiğimiz zaman ortaya çıkar.

Gün içinde sık sık kendinizi zihninizin kötü senaryolarına dalmış bir şekilde buluyorsanız, zihnen yukarda bahsettiğim gibi bir Zen bahçesine ya da sizin arzu ettiğiniz başka güzel bir yere gidebilirsiniz. Burada amaç zihnimizin içinde bir harikalar diyarı yaratıp sık sık oraya kaçmak değil elbette. Negatif senaryolar bizi ele geçirmeye başladığında, önce zihnimizi sakinleştirmek sonra da zihnimizden çıkıp dikkatimizi ana vermek. Eğer ipleri onun eline verirsek zihnimizin elinde kolaylıkla bir oyuncağa dönüşebiliriz. Zihninizin kölesi olmaktan kaçmanın tek yolu da dikkatinizi gerçekliğe, şimdiki zamana vermektir. Gerçek hayatta yaşamanın tek yolu zihnimizin içinde yaşamaktan vazgeçmektir.

Üniversite öğrencisiyken kredili dersini aldığım, o günden beri kimi tekniğinden hem kendi hayatımda, hem de meslek hayatımda çok yararlandığım Zen Budizm her şeyden çok, şimdiki ana odaklanmakla ilgilidir. Budizm ve Zen Budizm, “mindfulness” gibi biz 21. Yüzyıl insanlarının sık sık karşısına çıkan bazı kavramların kaynağı olan öğretilerdir. Eğer Zen Budizm ve psikoloji arasındaki ilişki ilginizi çekiyorsa Erich Fromm’un “Psikanaliz ve Zen Budizm” kitabını okuyabilirsiniz.

Sizlere zihninizin kölesi olmaktan vazgeçmeyi alışkanlık haline getirdiğiniz günler diliyorum. 2021 yılını “Kendini Sevme ve Hayatı Güzelleştirme Yılı” ilan ettim. Her hafta @ranakutvan kullanıcı isimli Instagram hesabımdan bu konuyla ilgili psikoloji ödevleri paylaşıyorum. Hadi hep beraber kendimizi sevmeye ve dünyayı güzelleştirmeye. Bu arada sizlere bir eğitim haberim var. Zoom üzerinden birebir görüşmeler şeklinde ilerleyen üç haftalık “Öz Sevgi” eğitimimle ilgileniyorsanız bilgi için rsolaker@gmail adresine yazabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Budizm ve mutluluk: Mutluluk zihnimizin içindedir

Psikolog Rana Kutvan: İstanbul doğumlu olan Rana Kutvan lise öğrenimini Nişantaşı Kız Lisesi’nde tamamladı. Önce LCC’de bir sene akabinde de İstasyon Sanat Merkezi’nde iki sene süren bir moda eğitimi aldıktan sonra çeşitli firmalarda stilist olarak görev aldı. 1997-2008 tarihleri arasında New York’ta ikamet etti. Türkiye’de almış olduğu moda eğitimini Parsons School of Design’dan almış olduğu derslerle pekiştirdi. Kutvan moda eğitiminin yanı sıra City University of New York’a bağlı Hunter College’da Psikoloji ve Sanat Tarihi üzerine çift anadal lisans eğitimi görerek cum laude (yüksek onur) derecesiyle mezun oldu. Hunter College’a devam ettiği süre zarfında dünyanın önde gelen psikologlarından Albert Ellis’in Enstitüsünde staj yaptı. Bu staj süresince Ellis’in bulmuş ve de geliştirmiş olduğu Rational Emotive Behavior Therapy (REBT)’i yakından inceleme fırsatı buldu. Kutvan, Albert Ellis Enstitüsündeki stajının yanı sıra New York’un önemli psikoloji enstitülerinin düzenlediği workshoplara katıldı. Kutvan 2008 Mayıs ayında Türkiye’nin ilk Kişisel Gelişim ve Stil Danışmanlığı merkezi Karakter A’yı kurdu. Kurumsal ve bireysel hizmetler veren Rana Kutvan’ın referansları arasında Braun, CNN TÜRK, Aras Kargo, TURKCELL, Kuveyt Türk, Doğan Holding gibi şirketler vardır. Kutvan bireylere ve kurumlara Stres Yönetimi, Kadın Liderliği, İş Özel Yaşam Dengesi, Zaman Yönetimi, Kadın Ruhu isimli workshop çalışmaları düzenlemektedir. Kutvan Karakter A’nın yanı sıra 2008-2012 tarihleri arasında Profesör Dr. Kerem Doksat’dan süpervizyon aldı. Kutvan psikoloji ve kişisel gelişim çalışmalarında holistik bir yaklaşım uygulamaktadır. Rana Kutvan anadili olan Türkçe’nin yanı sıra anadili düzeyinde İngilizce, iyi derecede Fransızca, İtalyanca konuşmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale