X

Duygusal sınırlar koymanız gerektiğinizi nasıl anlarsınız?

Herkesin hayatında mod düşürücü, düşüncesiz, bencil insanlar olabilir. Bu kişiler ailenizden, iş yerinizden ya da yakın arkadaş çevrenizden biri olabilir.

Birçok insan yakınlarıyla, yakın olduğunu düşündüğü insanlarla beklemedikleri noktalara gelebiliyor, beklemedikleri olaylar yaşayabiliyor. Kimi zaman bu insanlara karşı duydukları güven duygusunun körelmesine yol açarken, kimi zaman kişinin bir daha hiçbir insanla bağ kuramamasına kadar gidebiliyor.

Konu iki kişi arasında yaşanan duygusal sömürüye geldiğinde, kişiler için en çok önerilen metot duygusal sınırlar koymak. İki kişi arasındaki ilişki yıllar içinde oldukça büyük farklılıklar gösterebilir. İletişimde hiçbir sorun yokken bir anda kaba tavırlar, küfürler, hatta fiziksel müdahaleler yaşanmaya başlayabilir. Bu tarz olayların yaşanmasının ve yaşanmaya devam etmesinin en büyük nedenlerinden biri sömürülen tarafın aradaki duygusal bağ yüzünden duruma bir türlü dur deme cesareti bulamaması.

Duygusal sınırlar koymak “duvar örmek” anlamına gelmez.
Peki duygusal sınırlar hangi noktada devreye girmeli?

Eğer daha önce birilerine karşı sınır koymadıysanız ya da hayatınızdan uzaklaştırmadıysanız bunu yapıyor olmak sizi pek iyi hissettirmeyebilir, karşınızdaki kişiye karşı haksızlık ettiğinizi düşünebilirsiniz. Bu noktada karşınızdaki kişiyle sahip olduğunuz ilişkinin düzelebilme ihtimalini düşünmenizde fayda var. Bazı şeylerin geri dönüşü olabilir. Ancak elinizden geleni yapıyorsanız ve bir şeyler hala ters gidiyorsa işte o zaman müdahale etmenin zamanı gelmiş olabilir.

Hepimiz biliyoruz ki insanlar ve düşünceler hiçbir zaman aynı kalmaz, şartlar da öyle. Dolayısıyla ilk atmanız gereken adım bu kişiyle aranızdaki toksik ilişkinin zehrinin neyden kaynaklandığını ve neyin değiştiğini bulmak olmalı.

Eğer ilişkide karşı tarafın sınırlarına müdahale eden “toksik kişi” sizseniz, kendinize ve bunu neden yapıyor olabileceğinize odaklanın.

İlişkideki toksik kişi sizseniz, neden böyle davranıyor olabileceğinizi düşünün ve kendinize odaklanın.

Karşınızdaki kişi ilişkinize dair yaptığınız gözlemleri kabul etmiyor ve davranışlarının sorumluluğunu almıyorsa sınır koymanızın zamanı gelmiştir. Bazen bu kişi “beni bu hale getiren sensin” gibi suçlayıcı cümlelerle davranışlarının sorumlusunun sizin olduğunuzu söyleyebilir. Unutmayın, tüm sağlıklı ilişkiler karşılıklı saygı ve düzene dayalıdır.

Gerektiğinde bu tarz sömürücü tavırlardan kendinizi koruyabilmeniz için önce farkında olun, akıllı davranın ve direkt olun. Hayatınızdaki en önemli kişinin kendiniz olduğunu unutmayın. 

Gereken sınırı bir kez koyduğunuzda bir kez daha böyle bir olay yaşanmasına izin vermezsiniz. Duygusal sınırlar koymak “duvar örmek” anlamına gelmez. Tam tersi size iyi gelen insanları hayatınıza almanız gerektiğini öğreneceğiniz için, bundan sonra hayatınıza giren kişiler zaten hayatınızda olması gerekenler olur.

Duygusal sınırlar kendinize iyi davrandığınızın ve değer verdiğinizin en büyük göstergesi.

İlginizi çekebilir: Toksik ilişkiler sağlığınızı nasıl etkiliyor?

Kaynaklar:

pyschcentral.com

tinybuddha.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale