X

Duygularımızın yöneticisi: Bilişler

İnsanların duygu ve davranışları, olayları yorumlama biçimlerine göre belirlenir. Bir kişinin neler hissettiğini belirleyen şey kişinin kendisine, hayata ve içinde bulunduğu duruma dair kendi düşünceleridir.

Yaşanan bir olay, farklı insanlar üzerinde farklı etkiler bırakır. Bunun nedeni, her bireyin olaya farklı anlamlar yüklemesidir. Olayın kendisi duyguları belirlemez. Duyguları belirleyen şey olaya yönelik kişinin “bilişleri” yani düşünceleridir. Bu bilişler (düşünce yapısı) kişinin çocukluğundan itibaren gelişmeye başlar. Henüz çocukken kendimize, hayata ve çevremizdeki kişilere dair düşünce yapımız oluşur.

Kendimize, çevremize ve hayata dair düşünce yapılarımız çocukken oluşur.

Aynı olaya karşı her birey farklı anlamlar yükleyip çok farklı duygular hissedebilir. Yüklenen bu anlamlar olumsuz yüklü ise hissedilen duygu da olumsuz olacaktır.

Yaşanan olay aynı olsa da farklı bireylerin farklı anlamladırmalarına bir örnek verelim: Yolda bir tanıdığımızla karşılaştığımızı, ancak onun önümüzden öylece geçip gittiğini düşünelim. Bireyin düşüncesi; “Bana selam vermedi, beni önemsemiyor.” olursa mutsuz veya değersiz hissedebilir. Bireyin düşüncesi; “Dalgın olmalı herhalde, beni görmedi.” şeklinde olursa birey herhangi bir olumsuz duygu yaşantılamayacaktır.

Olumsuz bilişlere örnekler:

  • “Bu işi yapamazsam başarısızım.”
  • “İnsanların hakkımda ne düşündüğü değerimi belirler.”
  • “Hiçbir şey değişmeyecek.”
  • “Yetersizim.”
  • “Beni beğenmez.”
  • “Hayatta hiçbir şey istediğim gibi olmayacak.”
  • “Çevremdeki insanlar benden daha üstün.”
  • “Saygı duyulan biri olabilmek için herkesin onayına ihtiyacım var.”
  • “Değer verilmeye layık değilim.”
  • “Mükemmel olmazsam insanlar tarafından sevilmem.”
  • “Olduğum gibi kabul görmem mümkün değil.”

Olumsuz biliş yapısı, kişinin hem duygu dünyasına hem de davranışlarına direk etki eder. Olumsuz bilişlere sahip olan bireylerin depresif ve kaygılı bir duygu dünyası vardır. Davranışları da harekete geçmeye dair pasif, umutsuz ve çekingen olur.

Olumsuz bilişlere sahip olan bireylerin depresif ve kaygılı bir duygu dünyası vardır.

Bu bilişlerin oluşumu çocukluğumuza dayanır. Ebeveynlerimizden, arkadaşlarımızdan, sosyal çevremizden aldığımız mesajlarla oluşan bilişlerin değişmesi için farkındalık gerekir.

İlgili yazı: Bilişsel davranışçı terapi nedir, ne işe yarar?

Terapilerde kişinin olumsuz duygularına sebep olan çarpıtılmış düşüncelerine dair farkındalık kazanılır. Bilişsel davranışsal terapide amaç; kişinin işlevsel olmayan ya da çarpıtılmış düşüncelerini yeniden yapılandırmaktır. Düşüncede oluşan değişiklik kişinin duygularının ve davranışlarının da değişmesini sağlayacaktır.

Uzman Klinik Psikolog Romina Kuyumcuoğlu: Romina Kuyumcuoğlu // Uzman Klinik Psikolog - Haliç Üniversitesi Psikoloji lisans eğitiminin ardından aynı üniversitede Klinik (Uygulamalı) Psikoloji yüksek lisansı yaparak uzmanlık eğitimini tamamladı. Akademik eğitimlerin yanı sıra çeşitli kurum ve enstitülerden mesleki eğitimler aldı. Bunlar arasında Bilişsel Davranışçı Terapi, Aile ve Çift Terapisi eğitimleri bulunmakta. Kuyumcuoğlu, bireysel psikoterapilerin yanı sıra çeşitli grup çalışmalarında yardımcı terapistlik yapmaktadır. Türk Psikologlar Derneği üyesidir. http://www.rominakuyumcuoglu.com/

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale