X

Duygular, düşüncelerimizin elçileridir ve elçiye zeval olmaz

Hayatta karşılaştığımız durumlar karşısında mantığımız bize ne yapmamız gerektiğini, bizim için neyin iyi olacağını söylese de çoğu zaman onu dinlemeyiz. Hatta duygularımızın bize yaptırmak istediklerini mantıklı bir kılıfa büründürebilir, kendimize ve çevremize kabul ettirmek için bazen farkında bile olmadan çeşitli zihinsel hilelere başvurabiliriz. Bunların hepsi çok insani tutumlardır. Peki, duyguların var olma amacını hiç düşündünüz mü? Duygularımız neden vardır? Onlarla ne yapabiliriz?

Duygular, düşüncelerimizin elçileridir.
Bize, düşünce dünyamızın mesajlarını taşıyan göstergelerdir.
Tıpkı, bir hastalığın semptomları ya da belirtileri gibi, duygular da düşünce dünyamızın, zihinsel tutumumuzun ve ilgili konuya yaklaşımımızın bir göstergesidir.

Bu sebeple duygularımızla kurabileceğimiz en iyi ilişki, onları dinleyip bize ne söylediklerini duymayı denemektir. Fakat acı, öfke, korku gibi bazı duygular çok zorlayıcı olabildiğinden, onlara bakmak, temas etmek, yakınlaşmak istemeyiz. Onun yerine duygularımızdan kaçmaya, onları bastırmaya, yok saymaya, duygularımıza kızmaya, tepki göstermeye ya da reddetmeye eğilim gösteririz. Bu durumda, duygularımızın bize vermek istediği mesajları da alamamış oluruz.

Bunun yerine, kendimize “Bu duygu bana ne anlatmaya çalışıyor? Şu anda bu duyguyu hissetmemin sebebi ne?” sorularını sormak, duyguyu anlamada bize ilk kapıyı aralar.

Sonrasında “…. hissediyorum, çünkü….” şeklinde başlayan cümleler ile duyguyu anlamaya devam  etmemiz önemlidir. Burada, duygularımızın arkasındaki düşünceleri görebiliriz. Duygularımız gerçektir. Onları yaşarız. Kalp atışlarımız, nefesimizin ritmi, biyolojik ve psikolojik değişimlerimizden duyguların gerçek olduğunu anlayabiliriz.

Gerçektirler, fakat gerçeği yansıtırlar mı? İşte konunun çözüleceği nokta tam da burada…

Duygularımız, onların ardında bulunan düşüncelerimizden etkilenir. Sorgulamamız gereken duygularımız değil düşüncelerimizdir. Düşünceler değişkendir, gelip geçerler. Özneldirler ve gerçeklikleri sorgulanmaya açıktır.

Günaydın dediğiniz biri size cevap vermediğinde yaşayacağınız duygu, o kişinin cevap vermeyişine yüklediğiniz anlamlara göre, yani onunla ilgili düşüncelerinize göre değişir. Farklı düşünceler de farklı duyguları doğurur. Bu yüzden duygularımızın düzenlenmesi, düşüncelerimizin düzenlenmesi ile mümkündür. Duygumuz,  ne olursa olsun gerçektir. Yanlış duygu diyebileceğimiz, “böyle hissetmemek gerekir” diyebileceğimiz bir durum olamaz. Duygu bir göstergedir.

Fakat bize o duyguyu yaşatan düşünce işlevsiz, zararlı, taraflı veya gerçeklikten uzak olabilir. Duyguları kabul edip bize verdikleri mesajlara bakmadığımızda, düşünce şeklimizle hayatımıza belki de zarar verdiğimizi gözden kaçırabiliriz.

Yaşadığımız olayı ya da o olayla ilgili kişileri değerlendirmenin yanı sıra, kendi duygularımıza da bakalım. Anlamayı deneyelim. Duygularımıza kulak verelim. Bu bize kendimizle ilgili farkında olmadığımız şeyleri gösterebilir. Bazı duyguları kendi inançlarımızla var ettiğimizi, ya da çoğalttığımızı fark edebiliriz.

Duygularımızla kurduğumuz ilişkiyi değiştirdikçe onlardan zarar görme düzeyimiz azalır ve zorlayıcı duygularla baş edebilmemiz kolaylaşır.

İlginizi çekebilir: Hayatımızı yöneten travmatik duyguların farkında mıyız?

İrem Turan: Sağlıklı yaşam ve motivasyon koçu. Eski bir beyaz yakalı. Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrenim gördükten sonra İstanbul Üniversitesi’nde Sosyoloji alanına yöneldi. İlaç sektöründe vitamin, mineral ve özel takviyeler gibi pek çok ürün ve marka yönetti. Bu süreçte metabolizma, hastalıklar, tedavi protokolleri ve tamamlayıcı tıp alanlarındaki eğitimlerde sağlığa ve insan bedenine bakışı değişti. Fonksiyonel tıp ile birlikte mindfulness, bilişsel davranışçı terapi, nörobilim, sosyoloji, psikoloji ve felsefe alanlarından faydalandığı kendi protokollerini uyguluyor. Zihin-beden-duygu üçgeni çerçevesinde daha iyi bir yaşama ulaşmak isteyen danışanların hayatına dokunuyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale