X

Dünyaya güzellik yaymak için sık sık tekrar etmeniz gereken 7 mantra

Her gün, binlerce kelime geçiyor zihnimizden, dilimizden. Başkalarıyla iletişim kurarken, kendimizle konuşurken, düşünürken, hayal kurarken… Kimi zaman dikkatlice seçerek kimi zamansa düşünmeden dilimize geldiği gibi kullanabiliyoruz kelimelerimizi. Ancak, unutmamamız gereken bir şey var ki; o da kelimelerin gücü. Eylemlerimizi belirleyen, yaşamımızı şekillendirmeye yardımcı olan cümleleri kurarken kelimelerimize özen göstermemiz, kendimizi çok daha iyi hissetmemize, bize iyi gelecek eylemleri gerçekleştirmemize ve dahası dünyaya iyilik saçmaya yardımcı olabilir. Sanskritçe’de “zihnin aletleri” olarak tanımlanan mantralar; heceler, kelimeler, cümleler veya ilahiler biçimindeki kutsal sesler olarak kabul ediliyor ve hayatımızı iyileştirme gücüne sahip olduklarına inanılıyor. İşte hem iyi hissetmek hem de dünyaya iyilik saçmak için hatırlamayı alışkanlık haline getirmeniz gereken cümleler ve mantralar:

“Her gün meditasyon yapacağım”

Daha fazla anda kalmak, farkındalıkla yaşamak, hayallerinizi ve hedeflerinizi uygulamanız ve daha mutlu bir insan olmak için atabileceğiniz ilk adım. Bu pratiği yapmak için her gün saatlerce meditasyon yapmanız gerekmiyor. Yürürken, asansör beklerken, süpermarketteki kasa sırasında, yani kısa anlarda bile nefeslerinize odaklanarak farkındalık meditasyonu yapabilirsiniz. Bunu alışkanlık haline getirmek içinse bu mantrayı sık sık kendinize hatırlatabilirsiniz.

“Her gün kendimin en iyi versiyonu olacağım”

Hayatınızda hoşunuza gitmeyen ve sevmediğiniz bazı sağlıksız alışkanlıklarınız varsa, bunları bir günde değiştiremediğiniz için kendinizi suçlamayın. Bunun yerine bu alışkanlıkları tekrar ettiğiniz her anı fark edin ve bu cümleyi kendinize hatırlatın. Her gün, bir önceki günden daha iyi olmak için çabalayın. Küçük değişimlerle başlayıp büyük farklar yaratabilirsiniz.

“Kendimden başlayarak, affedeceğim”

Affedici olabilmek bu dünyadaki en zorlu sınavlardan biri olabilir. Bunun için yalnızca çevrenizde size hatalar yapan kişileri affetmek değil, kendinizi de affetmeniz, hatalarınızı kucaklamanız çok önemli. Çünkü en başta kendiniz için değiştiremediğiniz bir şeyi başkalarına yapamazsınız.  

“Güdülerim ne derse desin, nazik olmaya çalışacağım”

Sevdiklerimize karşı bazen çok acımasız olabiliyoruz. Tartışma hallerinde hissettiğimiz itici güdülerimiz bizi tetikliyor ve kırıcı olabiliyoruz. Ancak böyle anlarda haklı olmak değil nazik olmak ilk tercihiniz olsun. Bunun için kendinize sık sık bu mantrayı hatırlatabilirsiniz.

“Yargılamayacağım… Ne kendimi ne de başkasını”

Zihnimizin içinde bazı zamanlar durmadan yaptığımız çok kötü bir alışkanlığımız var… Kendimizi acımasızca eleştirmek ve yargılamak! Bazı zamanlarda bu kötü davranışı başka insanlar için de yapabiliyoruz. Yargılamak mutsuzluğun en güçlü besleyicisi… Bu yüzden yeni yılda hem kendinizi hem de başka insanları yargıladığınız her anı fark edin. Bu farkındalık anlarındaysa bu mantrayı kullanabilirsiniz.

“Ölümü her gün hatırlayacağım”

İlk bakışta negatif bir mantra gibi görünse de aslında ölümü hatırlamak mutlu ve iç huzuru olan bir insan olabilmenin ilk adımlarından biri… Sizi mutsuz eden hislerin ne kadar önemsiz ve geçici olduğunu hatırlamak, hayatın tadını daha fazla çıkarmanıza ve her anın ne kadar değerli olduğunu anlayıp buna göre yaşamanıza destek olacak.

“Her şey için minnettar olacağım”

Hem hayatınızdaki güzellikleri fark edip bunlar için şükretmek hem de hedefleriniz için motive bir şekilde çalışmak… Bu dengeyi kurabilmek, kalıcı ve sürdürülebilir bir şekilde mutlu ve iyi hissetmenin formülü. Her sabah uyandığınızda hayatınızda minnettar olduğunuz 5 şeyi hatırlamak ya da not almak ister misiniz? Komiklik ya da Pollyannacılık olarak görmeden önyargılarınızdan arınıp bu pratiği bir alışkanlık haline getirdiğinizde hislerinizdeki pozitif değişimlere inanamayacaksınız!

Kaynaklar: Huffington Post, Yoga Journal, Spoon University

İlginizi çekebilir: Hediyelerinizle iyilik dağıtmaya ne dersiniz?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale