X

Dünyaya gelme amacını hatırlamak için: İyi akışa izin ver

Zamanın hızlı akması ve teknolojinin ilerlemesiyle birlikte insan olan değerli varlık dünyaya gelme amacını unutuyor; yaşamda dik durabilme adına yaptığı yaşam mücadelesinde kendisini resetlemeden, hızla güne başlayıp hızlı bir şekilde bitiriyor…

Astrolojik olarak Ay zamanındayız, bu da zamanın hızlı geçtiğinin bir göstergesi; hafta başlıyor derken sonuna geliyoruz. Bu arada arkadaşlarımızla konuşmalarımızda hep şikayet ve negatif frekans içeren yayınlar yapıyoruz; insana insan olduğunu hatırlatan şükür, huzur, mutluluk duygusu neredeyse hissedilmiyor; genelde ilişkiler de çıkar ve paranın üzerine dönüyor. Halbuki realitede dünya bu şekilde işlemiyor; evrensel sistemin bir mucizesi olarak insan olarak materyalleşen ilahi enerji olan bizler, dünya platformunda istediğimiz gibi bir hayatı yaşamaya, deneyimlemeye geliyoruz.

İlahi kitaplarda görevli diye adlandırılan insanın dünyayı bir cennete çevirmesi için gönderildiği ifade ediliyor. Uzak Doğu felsefesinde yer alan yin yang, eril-dişil, siyah-beyaz, karanlık diye adlandırılan evrensel sistem de, gerçekte bizler de ikili akışa teslim olan bireyleriz. Biraz daha açarsak, havada var olan elektomanyetik alanın pozitif ve negatif iyonlardan oluştuğunu ve bizlerin tıpkı sosyal medya sayfalarımızdaki ana sayfa akışı gibi aktığını varsayın; hoşunuza gitmeyen kişi ya da postları nasıl engelliyor yahut sayfamızdan atıyorsak işte hayatın içersinde de aynı sistemi uygulayıp iyi akışına kendimizi odaklamalıyız. Aksi halde var olan diğer negatif akışa teslim oluyorsunuz. Bir de şunu hatırlatmalıyım ki, en büyük güç sizin içinizde, sahip olduğunuzdur ve siz izin vermedikçe kimse sizi etkileyemez, enerjinizi değiştiremez. Eğer etrafınızda bu tarz insanlar ve olaylarla karşılaşıyorsanız, gülümseyerek onu kendi akışına bırakın; çünkü siz ne derseniz ne anlatsanız da sizi dikkate almayacaktır -ta ki kendi seçimini iyi akışa odaklayana kadar. Seçimlerinizi umuttan, ışıktan ve neşeden yana kullanmanız dileğiyle…

Arzum Koyuncu: Marmara Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri mezunu oldu ve üniversite öğrencisi olarak çalışmaya 1997 yılında başladı. Lisanslı gayri menkul değerleme uzmanı olarak orta ve üst düzey yöneticilik yaptı. 2007 yılında geçirmiş olduğu kaza neticesinde, kişisel gelişim konuları, kuantum çekirdek bilinci, regresyon, bioenerji, meditasyon, nefes, nlp, aile dizimi, akaşik kayıt okumalar, tasavvuf, astroloji çeşitli disiplinlerde eğitim ve çalışmalara katıldı, Association for Coaching onaylı yaşam koçu eğitimini aldı. 2009 yılında yaşam koçluğunu icra etmeye başladı, İyileşme sürecine katkıda bulunmuş olan eğitim ve seminerlerdeki bilgileri sentezleyerek 2014 yılında metodik bir çalışma olan Yaşam Kitabını Oku seanslarını oluşturmuştur. Hayat amacı, bu çalışmaları ihtiyacı olan insanlarla paylaşarak onların dönüşüm ve farkındalıklarına sadece aracı olmaktır. Yalnız Değilsin adlı sloganıyla, her insanın zor dönemlerinde farkında olmadan destek aldığını ancak bunun farkına varmaları için, bir takım teknik ve metotları içeren zihin ruh ve beden uyumu adı altında seminer ve workshoplar düzenlemektedir. Kişisel vizyonu, hayatı farkında olarak, iyilikle, doğrulukla, çalışarak, öğrenerek ve herkesi sevmekle, evrenle ve her varlıkla bir bütün olduğumuz bilinci ile cennete dönüştürebileceğimizdir. Bilginin derya deniz, öğrenmenin ise küçük bir yelkenli olduğuna inanan Arzum, her seans ve seminerlerinde danışanlarıyla birlikte sonsuzluğa yelken açmakta, danışanla beraber yeni alanlar keşfetmektedir. Öğrenmenin zevki öğretmekten daha fazla olduğu için halen kişisel gelişim konularında eğitimleri devam etmektedir. İlk kitabı henüz basım aşamasındadır.
İlgili Makale