X

Dünyanın yeni halinde yeme-içme alışkanlıklarımıza ne oldu?

Pandemi, hayatımızın pek çok alanına olduğu gibi gibi yeme-içme alışkanlıklarımıza da inanılmaz bir değişim getirdi. Tam olarak neler değişti, gelin birlikte yakından bakalım…

Ev yemeğinin popülerliği arttı

Hızlı atıştırmalıklara düşkün, dışarıdan sipariş vermeyi pek seven Y kuşağı harıl harıl üç öğün yemek pişirmeye başladı. Malum, restoranlar ve kafeler kapalı… Paket servis yoluyla enfeksiyon korkusu, insanları kendi yemeklerini pişirmeye itti. Nielsen’in Covid-19 ile ilgili yaptığı araştırmaya göre; Türkiye’de evlerine çekilen tüketicilerin yüzde 80’i evde daha çok yemek pişiriyor. Hatta Türkiye bu anlamda Avrupa birincisi olmuş.

Market alışverişinde sanal dönem

Kalabalık noktalarda virüse yakalanma korkusu market alışverişinin de şeklini değiştirdi. Dünyanın yüzde 27’si, Avrupa’nın yüzde 22’si sanal market alışverişi yaparken; bu oran Türkiye’de birden yüzde 37’lere fırladı. Talep bu kadar artınca teslimat süresi bir ara 9 güne kadar çıktı. İhtiyacımızdan kat be kat fazla temizlik ve bakım ürünü alıp stoklamamız, duygu durumumuza dair de epey fikir veriyordu.

“Ne yememiz gerektiğini” daha bir düşünür olduk

Skeptik bir ruh haliyle ne yiyip içtiğimizi her şeyden çok sorgular olduk. Gıdaların hangi şartlarda üretildiği, bize nasıl ulaştığı gündemimizde artık… Tüketici davranışlarını analiz eden Twentify, “Korona Günlükleri” araştırmasında değişen beslenme algısını gözlemledi: Buna göre, sağlıklı beslenmek üzere tüketilen ürünlerde aranan ilk üç özellik bağışıklığı güçlendirmesi, kilo kaybettirmesi ve kalp-damar sağlığı üzerinde olumlu etkilerinin olması...

Akın akın probiyotiklere, C vitamini bol gıdalara meyletmemiz boşuna değil.

Dijital yemek platformları

Hem oyalanmak hem de bağışıklığımızı sağlam tutmak için yemek yaparken, Youtube ve Instagram’a bolca başvurduk; tariflerden, şeflerden feyz aldık. WhatsApp gruplarında dönen geyikleri saymıyorum bile! Sahi, siz de bu dönemde kendini ekmek hamuru yoğururken bulanlardan mısınız?

İlginizi çekebilir: Monotonluğa karşı çıkın: Evde yapılabilecek 29 eğlenceli aktivite

 

 

 

Neşe Kazozcu: Neşe Kazozcu, Boğaziçi Üniversitesi Çeviribilim Bölümü’nden mezun oldu. Çocukluğundan itibaren yabancı dillere ve kültürlere ilgi duyan Neşe, Almanya’daki Mainz Johannes Gutenberg Üniversitesi ve Berlin Humboldt Üniversitesi’nde dil ve kültür üzerine eğitim aldı. Öğrencilik hayatı boyunca Almanca, İngilizce ve Türkçe kitap çevirileri üzerine çalışan Neşe, start-up’larda dinamik görevler aldı. Kişisel gelişim alanına meraklı; bu konularda bolca okuyor, yazıp çiziyor. Neşe, kariyerine Bundle’da Almanca Editörü olarak devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale