X

Dünyadaki en sağlıklı ve en sağlıksız beslenme düzenine sahip ülkeler hangileri?

Eğer beslenme düzeninizden memnun değilseniz ve ciddi bir değişiklik yapmak istiyorsanız, belki de çözümü Afrika’ya giderek bulabilirsiniz. Sebebi, küresel çapta yapılan bir araştırmanın sonuçlarında gizli. Buna göre meyve, sebze, kuruyemiş ve tam tahıl tüketiminin en fazla olduğu Çad, Sierra Leone ve Mali beslenme düzeni en iyi üç ülke arasında gösteriliyor. Öte yandan Amerikan beslenme düzeni ise dünyanın en sağlıksız beslenme şekli olarak tanımlanıyor.

İlgili yazı: Sosyal medya beslenme alışkanlıklarını etkiliyor mu?

Lancet Global Health dergisinde sonuçları yayımlanan araştırmaya 187 ülkeden yaklaşık 4,5 milyon yetişkin katılmış. Araştırma kapsamında ülkelerin 1990-2010 yılları arasındaki ulusal verileri incelenmiş. Yiyeceklerin üç gruba ayrıldığı araştırmada, sağlıklı gıdalar grubunda meyveler, sebzeler, çekirdekler, tam tahıllar ve baklagiller yer alıyor. Sağlıksız gıdalar grubunda ise işlenmiş etler, şekerle tatlandırılmış içecekler ve doymuş yağlar bulunuyor. Üçüncü grup ise tüm besinlerin bir analizini kapsıyor.

Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre tüm dünya genelinde sağlıklı gıdaların tüketiminde bir artış görülüyor. Ancak bilim insanları işlenmiş gıdaların tüketiminde de ciddi bir artış olduğuna dikkat çekiyor.Beslenme şekilleri ve beslenme trendleri, tüm dünyada heterojen bir yayılım sergiliyor” denilen araştırmada, şu bulgular yer alıyor:

Örneğin sağlıklı ve sağlıksız olmak üzere her iki beslenme türü de gelir düzeyi yüksek ülkelerde artış sergiliyor. Ancak gelir düzeyi düşük olan birçok Afrika ve Asya ülkesinde kötüleşiyor. Gelir düzeyi orta olan ülkelerde ise sağlıklı gıdaların yer aldığı beslenme düzeninde ciddi bir artış görülüyor. Buna rağmen en kapsamlı kötüleşme, sağlıksız bir beslenme düzeninde görülüyor.

İlgili yazı: Beslenme konusuna tazelenmiş bir bakış: Yemek yemek mi, beslenmek mi?

İngiliz Independent gazetesine göre araştırmanın başındaki isimlerden biri olan Cambridge Üniversitesi’nden Dr. Fumiaki Imamura, beslenme alışkanlıklarının bulaşıcı olmayan hastalıkların tedavisinde çok kritik bir öneme sahip olduğuna dikkat çekiyor. Bu son derece önemli bir tespit çünkü 2020 yılında dünyadaki ölümlerin yüzde 75’inin bulaşıcı olmayan hastalıklar kaynaklı olacağı düşünülüyor.

Dünyanın farklı ülkelerindeki beslenme düzenleriyle ilgili bir başka araştırma da beslenme uzmanları tarafından İngiliz Channel 4’te yayımlanan bir program için yürütülmüştü. Araştırmanın sonunda dünyanın en iyi beslenme düzeninin İzlanda’da olduğu ortaya çıkmıştı. Ancak bu sefer İzlanda liste dışı kaldı. İşte yapılan son araştırmaya göre dünyanın en sağlıklı beslenme düzeninin bulunduğu ilk 10 ülke:

1. Çad
2. Sierra Leone
3. Mali
4. Gambiya
5. Uganda
6. Gana
7. Fildişi Sahilleri
8. Senegal
9. İsrail
10. Somali

İlgili yazı: Sağlıklı beslenmek hayata farklı bir açıdan bakmaktır

Dünyanın en az sağlıklı beslenme düzeninin bulunduğu 10 ülke ise şöyle sıralanıyor:

1. Ermenistan
2. Macaristan
3. Belçika
4. Çek Cumhuriyeti
5. Kazakistan
6. Belarus
7. Arjantin
8. Türkmenistan
9. Moğolistan
10. Slovakya

Kaynak:
Huffington Post

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale