X

Düğün yorgunluğunu atmak herkesin hakkı: Evlilik izninin hukuki boyutu

Bugünkü konumuz evlilik izni. Evlilik izninin hukuki boyutunu inceleyeceğiz. Hepimizin bildiği gibi evlilik ev, eşya, düğün gibi bir koşuşturmacayla yeni hayatamıza atılan ilk adımdır. Çalışırken yeni bir ev bulmak, onu bütçemize uygun eşyalarla donatmak, aynı zamanda düğün planlamak epeyce zor olsa da, düğün sonrası balayı tatili herkesin bu stresi atıp dinlenebilmeyi umduğu minik bir moladır.

Kanunumuz da evlilik yolunda olanları düşünmüş ve onlara bu izni hak olarak tanımıştır. Evlilik izni, düğün izni ya da diğer adıyla evlilik mazeret izni, normalde işçinin evlenmesi halinde ücretinden kesinti yapılmadan 3 gün mazeret izni kullanması anlamına gelir. Evlilik izni İş Kanunu’nun 2. ek maddesinde düzenlenmiştir. “İşçiye evlenmesi halinde üç gün ücretli izin verilir.” Buradan da anlaşıldığı üzere, evlilik izni süresi bu ek maddede belirtilmiştir.

Evlilik iznini işverenden alabilmek için belli başlı evraklar talep edilmektedir. Bu evrak ve şartların başında nikah töreni için günün alınmış olması ve nikah tarihinin belirtilmiş olması gerekir. Evlilik izni kullanımı sırasında nikah davetiyesinde belirtilen gün veya düğün tarihi dikkate alınır ve izin süresi akabinde başlatılabilir. Evlilik izni evliliğin gerçekleştiği süreçte de, evlilik sonrasında da kullanılabilmektedir.

Çalışan, her evlilik için bu hakkını kullanabilir. Yani birden fazla evlilik yapan çalışan, her evliliği için ayrı ayrı evlilik izninden yararlanabilir. İşverenlerin, aynı kişiye ikinci kez bu izni kullandırmamak gibi bir hakkı bulunmamaktadır. Evlilik izni kullanan çalışanların maaşları aynen ödenmektedir. Kanunun izin süreleriyle ilgili tanımında süre “gün” olarak belirtilmiştir. Dolayısıyla “iş günü” olarak belirtilmediği için bu izinler hafta sonu ya da resmi tatil günlerine de gelse izinden sayılmaktadır. Yine kanun metninden anlayacağımız üzere işçilerin evlilik izinleri ise 3 gündür fakat bu iş sözleşmelerinde düzenlenerek artırılabilir. Ancak düşürülemez.

Evlenme izni nikah tarihi alındıktan sonra ama nikah tarihinden önce, işverene ya da iş yerinin insan kaynaklarına dilekçe ile bildirilir. Eğer işveren talep ederse, nikah günü alındığına dair belge de dilekçeye eklenir.

Evlilik izninin, İş Kanunu ilgili maddesinde “gün” olarak belirtilmiş olması uygulamada farklılıklara neden olmaktadır. “İş günü” olarak belirtilmediği için genel tatil/ulusal bayram/hafta tatiline denk gelen süreleri de iznin içinde kabul eden görüşler vardır. İzin süresinin yalnızca “gün” olarak belirtilmesi bu iznin iş günü olarak değerlendirilmeyeceği anlamına gelmemelidir. İşçinin ücretinden hiçbir kesinti yapılmadan verilen bu izin için işçinin çalıştığı günler dikkate alınmalıdır.

Evlilik izni ücretten kesilebilir mi diye soracak olursak; evlilik izninin çalışma günlerinden sayılması 4857 Sayılı İş Kanunu 46. Madde b bendinde şu şekilde düzenlenmiştir: “b) (Değişik: 4/4/2015-6645/35 md.) Ek 2’nci maddede sayılan izin süreleri, çalışılmış günler gibi hesaba katılır.

Yasa ile verilen 3 günlük evlilik izni, yıllık izinden bağımsız olarak düzenlenmiş bir ücretli izindir, yıllık izin sürelerinden düşmez. Evlilik izninde olduğu süreler için işçiye çalışmış gibi ücreti ödenir.Herkesin haklarını bildiği ve doğru bir şekilde kullanabildiği günler dileğiyle…

İlginizi çekebilir: Sevgililikten sonra, evlilikten önce: Nişanlanmanın hukuki boyutu nedir?

Avukat Gökçe Işık: Burslu olarak girdiğim Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdim. Medeniyet Üniversitesi’nde Tıp Hukuku alanında yüksek lisansımı tamamladım. Baronun Kadın Hakları Komisyonu’nda aktif görevler aldım ve bu alanda çalışmalarıma devam ediyorum. Şimdi geriye dönüp baktığımda olduğum ben ile olmak istediğim ben arasındaki farkın her geçen gün giderek azaldığını fark ediyorum. Avukat, teoriyle pratiği kişiliğinde birleştirendir. Bu hayat felsefesinden yola çıkarak her ne kadar kendimi akademik olarak Tıp Hukuku alanında yetiştirsem de ülkemizde kadınların adalete erişiminde ciddi sıkıntılar olduğunu gözlemlediğim için bu alanda gönüllü çalışmalar yapıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale