X

Dönüşüm yolculuğu: Yarattığımız hapishaneden kaçmaya çalışırken bizi hangi tuzaklar bekler?

Dönüşüm yolculuğu, kendi yarattığımız ve içinde yaşamaya programlı olduğumuz bir sanal hapishaneden kaçmaya benzer. “Hapishane” özgürlüğün olmadığı, kısıtlı ve sınırlı inanışlar çerçevesinde yaşadığımız gündelik yaşantımızdır. Hapishanelerin kendine has bir yaşam akışı, ayrı bir gerçekliği olur. Günün belirli saatlerinde belli aktiviteler yapılır ve bu akış dışında hapishane duvarlarının ötesinde ne olup bittiğini bilemeyiz. Bu kaçış, özgürlüğe ulaşmak üzere çıktığımız yolculuktur. Özgürlüğe doğru yol almamızı, yani “hapishaneden kaçışımızı” engelleyecek olan gardiyanlar, gölgelerimiz ve korkularımız, ego olarak karşımıza çıkacaktır.

Dönüşüm yolculuğu, seni matriksin zincirlerinden kurtarıp, özgürce potansiyelini yaşadığın, neşe ve coşku dolu bir dünyaya taşıyacaktır. Diyelim ki hapishanede, tünel kazarak kaçma planını uygulamaya koydun. Kaçacağın anlaşılır anlaşılmaz tüm gardiyanlar; gölgelerin, karanlık korkular, kaygılar, endişeler yoluyla seni yakalamak, geri çekmek ve bu hapishanede tutmak için harekete geçecektir.

Çünkü egonun görevi seni güvenli bildiği alanda, yani konfor alanında tutmaktır. Bu gardiyanlar, GÖLGE ve karanlık tarafı simgeler, EGO olarak kendi sistemimiz üzerinden çalışır. Gölgelerimiz, biz ilerlemek için bir adım attığımızda ayağımıza çelme takmak için pusuda bekler. Gölge, Tanrılar Okulu kitabında Antagonist olarak bahsedilen parçamızdır ve şöyle anlatılır: “İster bir insan, ister bir olay biçiminde görünsün, Antagonist’in sendeki her boşluğu, her eksikliği, her zayıflığı veya her korkuyu göstermek, senin hazırlık noksanlıklarını, günahlarını, eksikliklerini, hatalarını ve kendine koyduğun sınırları hiç ödün vermeden açığa vurmak gibi bir görevi vardır.”

Gölgelerimizi tanımak özgürlüğe giden yoldaki anahtarımızdır. Egomuz genellikle gölge tarafımıza hizmet ederken bize destek olduğunu zanneder. Yapmamız gereken egoyla savaşmak değil, onu kendi hizmetimize sokmayı başarabilmektir. Çünkü ego ancak bizim hizmetimize girdiğinde ışığa hizmet edecektir. Konfor alanımızı terk etmeye niyetlendiğimizde ego da koruma ve alışılmışın dışına çıkmayı engellemek amacıyla çeşitli tuzaklar kuracaktır.

Karşına çıkabilecek tuzaklar 

Dönüşüm yolculuğunda karşılaşabileceğimiz ve ilerlememizi zorlaştıran, hatta durduran birtakım tuzaklarla karşılaşırız. Bu tuzaklar; dönüşüm yolcularının yoldan vazgeçip dönmesine ya da takılıp kalarak fazlasıyla zaman kaybetmesine yol açabilir. Sürecin doğal bir parçası olan “araf”ta kalma süresini karşılaştığımız tuzakları bilip hazırlıklı olursak kısaltabiliriz. Tuzaklarla karşılaştığımızda onları tanıyıp hızlı şekilde dönüştürebilmek için onları anlamamız ve gölge tarafımızı keşfetmemiz gerekir. En sık rastlanan “tuzaklar” önem sırasına göre verilmemiştir. Her bireyin yolculuğunda farklı bir tuzak, kişinin içsel dinamikleri ve gölgeleriyle bağlantılı olarak ortaya çıkar.

  • Ruhsallığa yönelmenin yarattığı dengesizlik, fiziksel dünyadan uzaklaşma
  • İçsel çalışmaları yapıp eski alışkanlıklara devam etmek
  • Zararlı ve yıpratıcı alışkanlıklara örnek vermek gerekirse;
    Sigara, alkol, uyuşturucu bedenine zehir sokmaktır.
    Yanlış ilişkiler, zararlı arkadaşlıklar.
    Olumsuz sözler, düşünceler, söylenip şikâyet etmek, dedikodu.
    Bağırmak, öfke.
    Zararlı ve sağlıksız beslenmek.
    Mutsuz olduğun bir durumda, iş, ilişki, evlilik gibi kalmayı sürdürmek.
  •  Yargılamak ve dedikodu yapmak
  • Sana zararı olan insanları hayatından çıkaramamak
  • “Ben oldum” demek ve “gölgelerin prensi kibir”
  • İstikrarsızlık ve pes edip vazgeçmek
  • Değişime direnmek
  • Metafizik deneyimler yaşayıp bunlardan korkmak
  • Yüksek titreşimli enerjiyi deneyimledikten sonra daha düşük frekansa döndüğünde tahammül edememek
  • Gelen rehberliği, sezgilerini dinlememek
  • Dış dünyanda engeller, olumsuz deneyimler yaratmak
  • Bilip uygulamamak!
  • Belirli konular için geçersiz saymak
  • Başkalarını kendi çıkarların için manipüle etmek
  • Kendini izole etmek
  • Zorla başkalarını uyandırmaya çalışmak
  • Sisteme öfke ve kızgınlık, biz ve onlar diye ayrımcılık yapmak
  •  Herkesi ve dünyayı kurtarmak istemek
  • Gücünü bir guruya, hocaya, seminere vermek
  • Aşırı pozitif olma çabası
  • Sürekli kendi üzerinde çalışıp gölgeleri bulmaya çalışmak
  • Sürekli öğreti verme halinde olmak

Tuzaklar, “Ruhsal Rönesans” kitabımda “Hapishaneden kaçışta başlıca tuzaklar” bölümünden alınmıştır ve kitapta her tuzak ve bu tuzağa düşmemek için öneriler detaylı olarak anlatılmaktadır.

Yolunuz her daim ışıkla aydınlansın…

İlginizi çekebilir: Yaşamak istediğin deneyimi yarat: Yaratımın gücünü nasıl kullanıyoruz?

Zekiye Olgaçay: “Ruhsal Rönesans” kitabının yazarıdır. Babasının büyükelçi olması nedeni ile çocukluğunu Brezilya, Mısır, Kuwait, Çekoslovakya, İngiltere gibi dünyanın birçok farklı ülkesinde, 5 farklı kıtada geçirdi. Lise yıllarından itibaren İstanbul’da yaşamaya başladı ve iletişim fakültesinden mezun olduktan sonra pazarlama ve iletişim sektöründe on beş yıllık profesyonel iş hayatı süresince birçok farklı şirkette yöneticilik pozisyonlarında çalıştı. Kalbini ve iç sesini dinleyerek 2000 yılında başladığı dönüşüm yolculuğunda öncelikle kişisel gelişim alanında dünyanın değişik yerlerinden çeşitli eğitmenlerin Türkiye'deki organizasyonlarını gerçekleştirdi. Bu süreçte, dönüşüm alanında dünyanın önde gelen eğitmenleri ile birebir çalışma fırsatı oldu, birçok eğitim aldı, seminerlerine katıldı. Kendini keşfetme yolculuğunda yaşam amacının; “başka insanların hayatlarına olumlu yönde katkıda bulunmak ve bu dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek” olduğunu keşfederek yeni hayatının her adımını buna göre yaratmaktadır. Dönüşümsel yaşam koçu, regresyon terapisti ve şamanik çalışmalarla, kendi bireysel deneyimlerini katıldığı çalışmaların öğretileri ile birleştirerek seansları ve seminerleri ile kişilerin hayatlarını dönüştürmeleri için rehberlik ederken kendi yolculuğuna ve gelişimine devam etmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale