X

Dökme demirden gelen eşsiz lezzet: Hecha ile ilgili 6 gerçek

2006 yılında kendi ihtiyaçlarından yola çıkan Şef Yağız İzgül, seçkin restoranlarda sunulan damak tadını dökme demir ürünlerde fiyat avantajı sağlayarak lezzet düşkünlerine ulaştırmak istediği için Hecha’nın temellerini atmıştır. Türkiye’de Hecha markası kurulmadan önce dökme demir ürünler yoktu, globalde ise sadece 2 Fransız marka tarafından satılmaktaydı. Bu 2 Fransız markanın muadili olan Hecha, Türkiye pazarında üretilen ilk demir döküm markası.

Gelin Hecha’yı yakından tanıyalım…

1- Kanserojen değildir.

Hecha’nın üretim aşamasında kullanılan malzemelerin sentetik kimyasallarla ilişkisi yoktur. Sağlık için en güvenilir ve hijyenik malzemelerden üretildiği için Hecha’yı mutfaklarınızda gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz.

2- Yemekler eşit sıcaklıkta pişer.

Hecha’ların ısıyı uzun süre üzerinde tutması ve ürünün tamamına eşit olarak dağıtması diğer pişirme gereçlerinden asla alamayacağınız performansı almanızı sağlar.

3- Yağ miktarını azaltın!

Hecha’lar %100 demir dökümdür ve yapışmaz yüzeye sahiptir, dolayısıyla daha az yağ kullanmak isteyenler için oldukça idealdir.

4- Çok yönlüdür.

Hecha ürünlerini indüksiyonlu, gazlı, elektrikli, radyon, seramik ve ızgara yüzeylerde gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz. Ayrıca tüm Hecha ürünleri, fırına rahatlıkla girip çıkabilme özelliğiyle yemeklerinizi pişirmede sizlere büyük kolaylık sağlar. Aynı zamanda Hecha’ların pişirmediği yemek yok! Her yemeği keyifle pişirebilir, iştahla yiyebilirsiniz. 

5- Çizilmesinden korkmayın!

Döküm tava ve tencerenizde çizilme korkusu olmadan metal mutfak aletleri kullanabilirsiniz. Ayrıca ahşap ve bambu mutfak aletleri de uygundur. Çok yüksek sıcaklıklara çıktığından plastik ve silikon önermiyoruz.

6- Geri dönüştürülebilir.

Hecha dökme demirden imal edildiği için enerji tasarrufuna katkıda bulunur ve geri dönüştürülebilir.

İlginizi çekebilir: 7 adımda en lezzetli eti siz pişirin: Et yaparken nelere dikkat etmelisiniz?

Hecha: Hecha'nın doğuşu, lezzet kaşifi Yağız İzgül'ün 2006 yılında gittiği bir restoranda dökme demirde pişen etleri tatması ile başladı. Tadına duyduğu hayranlığı baba mesleği olan dökümcülükle birleştirme kararı alan Yağız İzgül, kendi tava markası olan Hecha'yı üretti. Hecha ürünleri %100 dökme demirden imal edilir ve emaye ile kaplanır. Yerli üretimde bir dünya markası olma yolunda ilerleyen Hecha, sizlere Uplifers aracılığı ile sizlerle buluşuyor olmaktan çok mutlu!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale