X

Doğu Avrupa’daki yaşamdan öğrenmelerim

Romanya’da yaşamaya başladığımdan beri, insanların dış görünüş ve bakıma olan ilgilerini, bununla birlikte sohbet ettiğinde doğal yanlarıyla ön plana çıktıklarını fark ediyorum. Her kesimden insanın bir arada olabildiği etkinliklerde, sosyal sınıfların konuşmadığı bir özgürlük havası var. Bu hafta, Nostalgia etkinliğinde de mahallemizin bir kafesinde şarkıcı Inna ile karşılaşmam da bu gözlemim daha da pekişti.

Etrafında ne fotoğraf çektirmek isteyen bir kalabalık vardı ne de onda ünlü olmanın getirdiği bir farklı bir tavır sezdim. Sanki her gün oradaymış gibi, herkesin yanında oldukça rahat, samimi ve gerçek bir duruşla oturuyordu. Onun bu, gösterişten uzak ama bir o kadar da özgüvenli hali bende hayranlık uyandırdı.

Inna’nın sadece sahnede değil, hayatında da aynı samimiyeti taşıdığını öğrenmek ise daha da etkileyiciydi. Eğitim, sağlık ve çocuklar için gönüllü çalışmalarda yer alması ve bunları yaparken herhangi bir gösterişten uzak durması, onun sadece bir ünlü olmasının ötesinde, hayata anlam katma amacı da beni hayran bıraktı. Yıllar önce Türkiye’de çıktığı bir programdaki canlı performansını izlediğimde de dünya sıralamalarında önemli rekorlar kıran şarkılarını dinlediğimde de aynı mütevaziliği görüyorum.

Görsel: edm.com

Romanya’da insanların sosyal statüden çok, kişilik ve samimiyet üzerinden birbirini değerlendirmesi, Inna’nın da gösterişsiz ama derin etkili bir varoluşu, bu kültürle ilgili beni her gün daha çok etkiliyor. Başkalarına benzemeye çalışmadan, kendi oldukları gibi var olabilmelerinde yatan samimiyet, sanki bir süredir arayıp da bulamadığım bir şey. Yaptığı işe gönlünü koyduğu kadar hayatına farklı anlamlar katıyor olması da çok etkileyici.

Samimiyet, amaç ve gerçek duruş bence yaptıklarımızdan, söylediklerimizden ve var oluşumuzdan çok daha öteye taşıyor bizi. Inna’nın bu kadar doğal ve rahat olabilmesi, sadece kendine duyduğu güvenle değil, hayat amacının netliğiyle de açıklanabilir. Asıl rol modellerin bir sırrının bu olduğunu düşünüyorum.

Gerçek etkinin, samimi bir özgüvenden geldiğine inancımızı artıran nice güzel örneği yeşertecek bir hafta diliyorum herkese…

İlginizi çekebilir: Yapay zeka çağında kendimize güvenmek bazen neden daha zor?

Didem Sümer Tiryaki: Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji lisans eğitimi ardından Galatasaray Üniversitesi'nde işletme yüksek lisansını tamamladı. Yaklaşık 10 senedir özel sektörde İnsan Kaynakları alanında çalışıyor. Kadın Girişimciler Derneği'nin Geleceğin Kadın Liderleri programından 2013 yılında mezun oldu. Kagider ve Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği'nde öğrenci veya yeni mezun kadınlara mentorluk yaptı. BÜMED'in yürüttüğü Next-Gen programında mentorluk çalışmalarına devam ediyor. Deneyimsel oyun terapisi eğitimleri ardından supervizyonlarını tamamladı ve Oyun Terapisi Uygulayıcısı oldu, son iki senedir gönüllü olarak 2-11 yaş arası çocukları destekliyor. Öğrenmeyi, gezerek/okuyarak veya deneyimlerek yeni bilgiler keşfetmeyi, bu öğrenme ve keşiflerinden insan doğasına dair çıkarımlar yapmayı ve bunları yazmayı seviyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale