X

Doğaya saygılı ve sürdürülebilir bir gardırop sahibi olmanın yolları

“Sürdürülebilirlik” artık hayatın her anında ve her alanında duyduğumuz bir kelime haline geldi. Önce “sürdürülebilir enerji” ve “sürdürülebilir tarım”la hayatımıza giren bu kavram, artık dünyada insanların giyim tercihlerine ve gardırop düzenlerine kadar sirayet etmiş durumda. İşte yaşadığımız gezegene saygılı bir birey olma yolunda önemli bir adım atmak ve sürdürülebilir bir gardıroba sahip olmanın püf noktaları:

Gardırobunuzu düzenleyin ve eşyaları kategorize edin

Öncelikle gardırobunuzda ne var ne yoksa bir listesini çıkarın ve kendi stok durumunuzu takip edin. Renk, ebat, malzeme ve kullanım amaçlarına göre kategorize edeceğiniz kıyafetlerinizin sayılarını ve aslında kaç tanesine gerçekten ihtiyacınız olduğunu analiz edin. Eğer bir kategoride 3’ten fazla seçeneğiniz varsa (Emin olun 5 tane turuncu kazağa kimsenin gerçekten ihtiyacı yoktur!) fazlalık olarak belirlediğiniz kıyafetleri sivil toplum kuruluşlarına ya da etrafınızdaki ihtiyaç sahibi insanlara bağışlayabilirsiniz. Hiç kullanmadığınız maddi değeri yüksek parçaları ise 2. el butiklere ya da hemen her yerde düzenlenen garaj satışı organizasyonlarında satarak dönüşüme kazandırabilirsiniz.

Elbiselerinizi elden geçirin

Gardırobunuzu gözden geçirirken elbiselerinizi elden geçirmeyi ihmal etmeyin. Yani sadece minicik bir söküğü var diye bir kenara attığınız ceketinizi basit birkaç işlemle onararak yeniden kullanabileceğinizi unutmayın! İhtiyacınız olan tek şey pratik bir dikiş seti ve YouTube’da yüzlercesini bulabileceğiniz dikiş videoları.

Bu şekilde hareket ederek, kendinizi tüketim çılgınlığından koruyacağınız gibi doğaya da katkıda bulunmuş olacaksınız 🙂

Moda akımlarına kapılmayın

Elbette herkes modayı takip etmeyi sever. Ancak gelip geçici olduğu bariz şekilde görünen moda akımlarına fazlaca kapılıp, dolabınızı bu parçalarla doldurmayın. Çünkü 1-2 sene bu kıyafetleri giymek istemeyeceğiniz gibi bağışlamakta bile zorluk çekebilirsiniz.

İlla moda parçalar gardırobuma katmak isterim diyorsanız sayıca az ve daha ekonomik ürünleri tercih edebilir ve modası geçtikten sonra bu kıyafetleri DIY aksesuarlara ya da dekoratif eşyalara çevirmeyi düşünebilirsiniz.

Ekolojik tekstil markalarını tercih edin

Doğal yöntemlerle üretilmiş iplikler

Sentetik malzemelerden ve kimyasal boyalar kullanılarak üretilmiş kıyafetlerden özellikle kaçının. Çünkü bu tip ürünlerin üretilmesi doğaya, geriye dönüşü olmayan zararlar verir. Bunun yerine organik pamuktan üretilmiş, doğal kök boyalarla renklendirilmiş ekolojik tekstil ürünlerini tercih edebilirsiniz. Son yıllarda moda endüstrisinin devleri arasında yer alan pek çok marka da bu farkındalık hareketine ayak uydurmak için “Eco – friendly” ürünler üretiyor. Dünyaca ünlü hazır giyim markası H&M’e ait Conscious serisi, bu tip ürünlere popüler bir örnek.

 

Kaynak:

Mindbodygreen.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale