X

Doğal ve sade bir güzellik: “No-makeup” akımı

Son zamanlarda sosyal medya ve güzellik-bakım dünyasında yeni bir akım yükseliyor: No-makeup makeup, yani makyajsız makyaj da diyebiliriz. Sanki bir mantık hatası varmış gibi gelse de aslında makyaj görünümü olmadan makyaj yapmak ya da gizli makyaj olarak da açıklayabiliriz. Pek çok ünlünün ve popüler influencerların da takip ettiği bu akım, doğal güzelliği ön plana çıkararak abartıdan ve gösterişten uzak sade ve estetik bir görünümü savunuyor. Makyaj rutinlerinize yeni bir soluk getirmek istiyorsanız gelin no-makeup makeup akımı hakkında daha fazlasına göz atalım. İşte adım adım bu makyajı yapmanıza yardımcı olacak ipuçları:

Cilt bakımını unutmayın

Makyajsız makyajın ilk adımı; temiz ve sağlıklı görünüme sahip bir cilt. İyi bir cilt bakımı rutini, makyajın daha etkili görünmesine yardımcı olacak, üstelik ekstra parlaklık ve ışıltı sağlayacaktır. Cildinizi cilt tipinize uygun bir temizleyici ile temizleyin, ardından yine cilt tipinize uygun bir nemlendirici ile nemlendirin. Dudaklarınızı da atlamayın. Dudak balmı kullanmadan önce dudak peelingi yapmanızda da fayda var.

Güneş kremini atlamayın

Her zaman olduğu gibi, cilt bakımınızın son adımına mutlaka güneş kremi ekleyin. Yaz-kış mevsim fark etmeksizin cildinizde makyaj olsa da olmasa da cildinizi güneşin zararlı ışınlarından her zaman korumalısınız. Güneş kremini de sürdükten sonra no-makeup için başlamaya hazırsınız.

Makyaj bazı kullanın

Makyaj bazı, özellikle cildinizde renk eşitsizlikleri varsa ve/veya yağlı bir cilt yapısına sahipseniz oldukça önemli bir adım. Eğer yağlı cildiniz varsa parlama karşıtı bir makyaj bazı kullanabilirsiniz. Renk düzenleyici bir baz da kızarıklıkların etkisini azaltmanıza yardımcı olabilir. Ancak çok daha doğal bir görünüm istiyorsanız ve renk eşitsizliği gibi cilt kusurlarınız yoksa, bu adımı atlayarak doğrudan makyajınıza geçebilirsiniz. Ne de olsa cildinizin ihtiyaçlarını en iyi siz bilebilirsiniz.

Cilt makyajı için krem ürünleri tercih edin

No-makeup makyajın en önemli sırrı, krem ve likit ürünler kullanmaktan geçiyor. Krem allık ve aydınlatıcılar, ciltle daha doğal bir şekilde bütünleşir ve cildinizin ışıltısını vurgular. BB krem kullanarak cilt tonunu eşitleyebilirsiniz. Göz altı kapatıcısına ihtiyacınız varsa bu adımda uygulayabilirsiniz. Bu ürünleri az miktarda ve ince katmanlar halinde uygulamak, daha doğal bir sonuç elde etmenize yardımcı olur. Mümkünse fondöten kullanmamanız daha doğal bir makyaj görünümü sağlayacaktır. Eğer yine de kullanmak istiyorsanız, hafif yapılı, ağır olmayan ve nemli bitişli ürünleri tercih etmenizde fayda var. Ve yine fondöteni de ince katmanlar halinde ve sadece gerekli yerlere uygulamalısınız.

Nude tonlarda göz makyajı tercih edin

Göz makyajı için doğal tonlarda krem ürünler veya nude renklerdeki farlar kullanabilirsiniz. Bu sayede gözlerinize derinlik katarken abartısız bir görünüm elde edebilirsiniz. Eğer biraz daha belirginlik istiyorsanız, kirpik diplerinize hafif bir far ile gölgelendirme yapabilirsiniz, göz kalemi ve maskara tamamen sizin isteğinize kalmış ama uygulamak isterseniz de bir kat sürerek daha doğal bir görünüme sahip olabilirsiniz.

Kaşlarınızı şekillendirin

Kaşlar, no-makeup makyajının en önemli detaylarından biri. Doğal görünümlü ve düzgün şekillendirilmiş kaşlar için şeffaf bir kaş jeli veya hafif renkli kaş farı kullanabilirsiniz. Yukarı doğru tarayarak ve sabitleyerek de doğal bir dolgunluk elde edebilirsiniz.

Dudakları unutmayın

Dudaklarınız için cilt bakımı adımında bir dudak balmı uygulamadıysanız bu adımda uygulayabilirsiniz. Üzerine dilerseniz doğal tonlarda bir ruj tercih edebilirsiniz. Eğer daha belirgin ve dolgun bir görünüm elde etmek istiyorsanız açık renklerde ve rujunuzla uyumlu bir dudak kalemi de uygulayabilirsiniz.

Son adımda makyajınızın kalıcı olmasını sağlamak için bir makyaj sabitleyiciden destek alabilirsiniz. Pudra yerine sprey formunu kullanırsanız daha doğal bir görünüm elde edebilirsiniz. Eğer uygulamalı bir rehbere ihtiyaç duyuyorsanız aşağıdaki videoya da göz atabilirsiniz:

Kaynak: ipsy

İlginizi çekebilir: Sadelik ve doğallığın yükselişi: ‘Clean girl’ trendi

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale