X

Doğal afetlerle psikolojik olarak nasıl baş edebiliriz?

Orman yangınları hepimizi derinden üzerken sosyal medyada her gün gördüklerimiz ve izlediklerimiz bizleri pek çok duygunun arasında bıraktı. Çaresizlik, öfke, isyan ve acı pek çoğumuza eşlikçi bu günlerde. Yangını birebir yaşayanları gördükçe biz izleyenler de aslında travmatize oluyoruz. Burada altını çizmek istediğim ilk nokta tüm bu duyguları yaşamanın, öfkelenmenin, üzülmenin normal ve insani olduğu. Orada doğal afetlerle boğuşan insanları görmek bizde stres yaratır ve bu normaldir.

Doğal afetler sonucunda yaşanılan travma, güvenlik ve kontrol algımızı etkiler. Eskisi gibi tehlikelerden uzak olduğumuza, tehlikelerden korunduğumuza ve her şeyin kontrolümüz altında olacağına inanamayız. Özellikle böyle zamanlarda gerekli yardımı alamamak insanlara olan güven duygusunu da sarsarak yalnızlık hissini körükleyebilir. Tüm bunlarla baş edebilmenin ilk koşulu tüm bu duyguları yaşamanın bile aslında iyiye işaret olduğunu görmektir. İnsanların yaşadıkları acılara ve zorluklara üzülüyor olmak bizleri, “Ben ne yapabilirim?” sorusuna götürür ki bu soruyu sormak önemli bir erdemdir.

Bu zamanda yapabileceklerimiz öncelikle bilgileri güvenilir kaynaklardan almaya büyük özen göstermektir. Özellikle güvenilir yardım etme kaynaklarınız varsa kullanabilirsiniz. Afet zamanları manevi desteğin önemli olduğu zamanlardır. Karşımızdaki insanın acısını dinlemek, empati kurmak, yalnız olmadığını göstermek karşılıklı iyileşme yollarından biridir. Sosyal medya aynı zamanda pek çok duygu için tetikleyici işlevi görür, çok yoğun duygular hissettiğimizde çözüm odaklı bir bakış açısından bakıp “Ben ne yapabilirim?” sorusunu yinelemekte fayda var. Doğru haberleri paylaşmak ve bilgi kirliliğinden uzak kalmak yapabileceğimiz şeylerden bir diğeri. Kaygınız çok yüksekse, evde çocuklarınız varsa haberleri takip etme sıklığınızı düşürebilirsiniz. Baş edemediğiniz durumda destek almaktan çekinmeyin.

Bundan sonrası için hepimizin yapabileceği şeyler var. Bugün bu acıya ortaklık ederken, doğa dostu bir hayat sürdürmeye başlayabiliriz. Doğaya zarar verenlere karşı bir tavır içerisinde yaşamaya başlayabiliriz. Bireysel olarak değişmenin önemi büyük, unutmayalım ki doğaya saygı duyduğumuz yarınlar inşa edecek güçteyiz.

İlginizi çekebilir: Belirsizliğe tahammül edemiyor musunuz: Kaygınızın altında yatan 4 neden

Nurhayat Tütüncü: Çok severek okuduğum İstanbul Üniversitesi Psikoloji bölümünü bitirdikten sonra klinik psikoloji yüksek lisansına başlayarak uzmanlığımı aldım. Eğitim süresince yaptığım akademik asistanlıklar ile bir çok bilimsel projede çalışma imkanı buldum. İnsanı her yönüyle anlamak ve yardımcı olmak en büyük tutkum aynı zamanda arzum oldu. Şema terapisi, bilişsel davranışçı terapi eğitimlerinin yanı sıra bütüncül bakış açımı geliştirmek adınaregresyon terapisi eğitimi de aldım. Çalışmalarımı ve paylaşımlarımı İnstagram’da psikolog.nurhayattutuncu hesabından takip edebilirsiniz.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale