Doğal afetlerle psikolojik olarak nasıl baş edebiliriz?

Orman yangınları hepimizi derinden üzerken sosyal medyada her gün gördüklerimiz ve izlediklerimiz bizleri pek çok duygunun arasında bıraktı. Çaresizlik, öfke, isyan ve acı pek çoğumuza eşlikçi bu günlerde. Yangını birebir yaşayanları gördükçe biz izleyenler de aslında travmatize oluyoruz. Burada altını çizmek istediğim ilk nokta tüm bu duyguları yaşamanın, öfkelenmenin, üzülmenin normal ve insani olduğu. Orada doğal afetlerle boğuşan insanları görmek bizde stres yaratır ve bu normaldir.

Doğal afetler sonucunda yaşanılan travma, güvenlik ve kontrol algımızı etkiler. Eskisi gibi tehlikelerden uzak olduğumuza, tehlikelerden korunduğumuza ve her şeyin kontrolümüz altında olacağına inanamayız. Özellikle böyle zamanlarda gerekli yardımı alamamak insanlara olan güven duygusunu da sarsarak yalnızlık hissini körükleyebilir. Tüm bunlarla baş edebilmenin ilk koşulu tüm bu duyguları yaşamanın bile aslında iyiye işaret olduğunu görmektir. İnsanların yaşadıkları acılara ve zorluklara üzülüyor olmak bizleri, “Ben ne yapabilirim?” sorusuna götürür ki bu soruyu sormak önemli bir erdemdir.

Bu zamanda yapabileceklerimiz öncelikle bilgileri güvenilir kaynaklardan almaya büyük özen göstermektir. Özellikle güvenilir yardım etme kaynaklarınız varsa kullanabilirsiniz. Afet zamanları manevi desteğin önemli olduğu zamanlardır. Karşımızdaki insanın acısını dinlemek, empati kurmak, yalnız olmadığını göstermek karşılıklı iyileşme yollarından biridir. Sosyal medya aynı zamanda pek çok duygu için tetikleyici işlevi görür, çok yoğun duygular hissettiğimizde çözüm odaklı bir bakış açısından bakıp “Ben ne yapabilirim?” sorusunu yinelemekte fayda var. Doğru haberleri paylaşmak ve bilgi kirliliğinden uzak kalmak yapabileceğimiz şeylerden bir diğeri. Kaygınız çok yüksekse, evde çocuklarınız varsa haberleri takip etme sıklığınızı düşürebilirsiniz. Baş edemediğiniz durumda destek almaktan çekinmeyin.

Bundan sonrası için hepimizin yapabileceği şeyler var. Bugün bu acıya ortaklık ederken, doğa dostu bir hayat sürdürmeye başlayabiliriz. Doğaya zarar verenlere karşı bir tavır içerisinde yaşamaya başlayabiliriz. Bireysel olarak değişmenin önemi büyük, unutmayalım ki doğaya saygı duyduğumuz yarınlar inşa edecek güçteyiz.

İlginizi çekebilir: Belirsizliğe tahammül edemiyor musunuz: Kaygınızın altında yatan 4 neden

Nurhayat Tütüncü
Çok severek okuduğum İstanbul Üniversitesi Psikoloji bölümünü bitirdikten sonra klinik psikoloji yüksek lisansına başlayarak uzmanlığımı aldım. Eğitim süresince yaptığım akademik asistanlıklar ile bir çok ... Devam