X

Doğadan ilhamla yeniye alan açmak için 4 öneri

Biz yaşantımıza evlerimizde devam ederken bahar geldi çattı bile. Bu dönemde zaman kavramımız değişse de “Bahar ne zaman geldi, hiç anlamadım” diyemeyeceğim. Tam tersine, penceremin önündeki erik ağacı sağ olsun, günbegün baharın gelişini izledim!

Sonbaharda eski yapraklarını döken erik ağacı, bir süre sadece kuru dallardan ibaret görünüyordu. Sonra yavaş yavaş yeşermeye başladı derken, Ocak ayında çok soğuk bir dönem oldu. Günlerce kar yağmıştı, eminim hatırlayanlarınız vardır. O dönem yeşillikleri karlar altında kaldı, hatta bazı dalları karın ağırlığı altında eğildi, kırıldı. Tüm bu zorluklar sonrasında her şey yoluna girdi; karlar eridi, erik ağacı beyaz çiçeklerini açtı. Şu anda da minik yeşil yuvarlaklar halinde eriğe dönüşmelerini günbegün izlemeye devam ediyorum.

Bir yandan erikler olurken, bir yandan da havalar ısındı, kuşlar cıvıldıyor. Doğa bir dönüşüm içinde ve daha birçok yeniliğe gebe. Biz de bu dönemi yeni bir adım atmak için kullanabilir ve doğadan bu süreçle ilgili ilham alabiliriz.

Zamanımızı, yaşam alanımızı, hayat tempomuzu içinde barındıran toplam on birim alanımız olduğunu varsayalım. Yeni bir şey için bu on birimin üzerine çıkıp ekstra bir alan yaratmak her zaman mümkün olmuyor. Bu sebeple, yeniyi yerleştirebilmek için mevcut olan alanımızda bazı boşluklar yaratmak gerekiyor. Nasıl erik ağacının baharına kavuşmadan önce eski yapraklarından, üzerindeki kar yığınından kurtulması gerekiyorsa bizim de benzerini yapmamız gerekiyor.

Gelin yeniye alan açmak için ne gibi alanlarda boşluk yaratabileceğimize bakalım.

1. Gün içinde zamanınızı alan aktiviteleri gözden geçirin ve ihtiyacınızdan fazlasını bırakın.

Bu ihtiyaç fazlaları kişiye göre değişmekle birlikte; saatlerce televizyon ve dizi izlemek, sosyal medya hesaplarında gezinmek, ihtiyacımızdan fazla “dinlenmek” birçoğumuzda ortak olan örneklerden. Siz de önünüzdeki bir hafta boyunca neye ne kadar zaman harcadığınızı gözlemleyebilir, hatta belki yazıya döküp sonrasında fazla olanları eleyerek yeni yapmak istediğiniz şeye zaman yaratabilirsiniz.

2. Size iyi gelmeyen ilişkilerden arının.

Gün içinde, doğrudan ya da dolaylı, iletişim halinde olduğunuz kişiler, whatsapp grupları, sosyal medya hesapları hem zamanınızı hem de enerjinizi tüketiyor olabilir. Bunları tespit ederek size iyi gelmeyenlere uygun bir şekilde veda edebilirsiniz. Bu vedanın illa büyük bir olay olması gerekmiyor. Kendimden örnek vermek gerekirse, dönem dönem Instagram’da takip ettiğim hesapları açıp son dönemde en az etkileşimde olduğum listeye göz atarak her defasında en az 10 hesabı takibimden çıkarmış oluyorum. Teknoloji bizim alan açmamız için bize bu listeleri sunarak yardım ediyor, yeter ki siz alan açmak isteyin. 

3. Teknolojik cihazlarınızda boş alan yaratın.

Telefonunuzda ya da dizüstü bilgisayarınızda uzun süredir kullanmadığınız ve ihtiyacınızın kalmadığı fotoğrafları ve dosyaları silmek, e-posta hesabınızdan gerekli olmayan e-postaları temizlemek veya daha önce kaydolduğunuz ama oradan gelen e-postaları okumadığınız bültenlerin aboneliğinden çıkmak… Buna benzer uygulamalarla hem cihazlarınızda alan açabilir hem de karbon ayak izinizi azaltarak doğaya katkı sağlayabilirsiniz.

4. Evinizde “bahar” temizliği yapın.

Nesillerdir süregelen bahar temizliği için düşüncem şu ki, büyüklerimizin bir bildiği varmış. Evinizin temiz olması, mis gibi kokması içinde şevkle oturmanıza destek olmuyor mu? Hele evimizde daha da fazla zaman geçirirken bunun önemi iyice artıyor.
Bahar temizliğini bir adım öteye taşıyıp kullanmadığınız kıyafetleri ve eşyaları ayıklayarak ihtiyacı olan birilerine vermek, dolaba tıkıştırdığınız nesneleri gözden geçirmek ve fazlalıklardan kurtulmak hem hayatınızda hem de evinizde yeniye alan açacaktır.
Doğanın dönüşümünü hayranlıkla gözlemlediğimiz bugünlerde, doğal süreçten ilham alarak biz de yaşamlarımızda yeniye alan açabiliriz.

Mayıs ayının güzellikler getirmesi dileğimle…
Soru ve yorumlarınız için benimle Instagram hesabımdan iletişime geçebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Motive olma sanatı: Motivasyonunuzu artıracak 4 öneri

Sibel Okan - moment by Sibel: Merhaba ben Sibel. Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümü mezunuyum. Daha önce özel sektörde pazarlama alanında çalıştım. Mühendislik eğitiminin bana katmış olduğu analitik düşünce yapısı ve süreç yönetimi bilgisinin yanı sıra, Hamburg'da 5 ay boyunca yaşama fırsatı bulduğum Erasmus programı ve yelkencilik deneyimi okulumun bana verdiği en keyifli hediyeler. Üniversite hayatından özel sektördeki iş hayatına geçtiğim ilk yıllarda, mutluluğu arama yolunda tanıştığım enerji dengeleme deneyimi, farkındalığımın artmasına ve içimdeki yaratma gücünü daha derinden tanımama vesile oldu. Çıktığım bu yoldaki tüm deneyimlerimde ortak öğreti "anda yaşamak" oldu. Daha mutlu bir Sibel'e dönüşmek için anda yaşamanın yollarını keşfederken edindiğim bilgileri olabildiğince çok kişiyle paylaşarak herkesin kendi yaşamına uygulayabileceğini göstermek ve ilham olmak isteğiyle farklı bir yolda ilerlemeye karar verdim. Mindfulness temelli yoga ve meditasyon eğitmeni, mindfulness koçu olarak; tüm servislerimi tek bir çatı altında topladığım moment by Sibel markamla anda yaşamak için farklı yollar keşfetmenize alan açıyorum!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale