X

Doğaçlama bir şifa alanı yaratan The Mush Project, ikinci bölümüyle geliyor

Doğaçlama bir şifa alanı yaratan ve bu esnada gonglar, himalaya çanakları, aqua drum, metalafon, russian-bells ve tabla gibi dünyanın dört bir yanından gelen enstrümanları kullanan The Mush Project’in 1 Nisan 2018’de başladığı yolculuğun bir sonraki durağı olan Büyüme/The Growth 2 Haziran 2018 saat 16:30’da The Seed’de gerçekleşecek.

Bu etkinlik, toplam 4 doğaçlama performanstan oluşan Four Seasons, All Senses serisinin ikincisi. Etkinlik; büyütüp geliştirmek istediğiniz bir hayaliniz, fikriniz, ilişkiniz, yeteneğiniz varsa sizi bunlar için çağırıyor olabilir.

Gonglar, himalaya çanakları, aqua drum, metalafon, russian-bells, tabla gibi dünyanın dört bir yanından gelen enstrümanları ve farklı sanat disiplinlerini bir arada kullanarak doğaçlama bir şifa alanı yaratan The Mush Project, katılımcıları bir yolculuğa davet ediyor. Bu, sanatçı ve katılımcıların kendilerini titreşime bıraktıkları bir deneyim olarak ön plana çıkıyor.

Her performansın bir teması bulunuyor. Katılan herkes bir bütün halinde, temanın bir parçası oluyor. Bu etkinlik herhangi bir ön bilgi gerektirmiyor. Sizden sadece kendinizi temaya bırakmanız isteniyor.

  • Tema: Her dinletinin ayrı bir teması/öyküsü vardır.
  • Doğaçlama: Tema/öykü farklı enstrümanların doğaçlama sesleri ile anlatılır.
  • Deneyim: Bu, bilinen müzik dinletilerinin dışında katılımcıların kendilerini şifalı seslere bıraktıkları bir deneyimdir.
  • Çağrı: Tema etrafında yaratılan alan, katılımcıları kendi seslerini, nefeslerini ve renklerini keşfetmeye davet eder. 

The Mush Project etkinlik biletlerine ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale