X

Dış görünüş, iç güzelliğini nasıl etkiliyor?

Güzellik denince akla ilk gelen fiziksel özellikler oluyor şüphesiz. Erkeklerin de kadınların da büyük ölçüde toplumsal normlara bağlı olarak şekillenen, dolayısıyla çoğunluk tarafından güzel kabul edilen birtakım değer yargıları var. Yıllar geçtikçe bu algılar değişse de, dış görünüşün önemi aynı kaldı.

Fakat dış görünüşün önemini yanlış yorumluyor olmamız mümkün. Sadece zayıf / şişman, uzun boylu / kısa boylu, sarışın / esmer / kızıl gibi fiziksel özellikler değil dış görünüşü bu büyük öneme kavuşturan. Aynı zamanda, dış görünüşün insanın kendi kendini değerlendirme şekli, öz güveni ve davranış tarzına da büyük etkisi var. Yani karşımızdaki kişiyi asıl etkileyen şey inci gibi dişler değil, sağlıklı gülüşler – ve o gülüşlerle ne anlattığımız.

Kadınlar yalan mı söylüyor?

Fiziksel olarak son derece çekici bir kadın kendini güzel bulmadığını iddia ederken aslında yalan söylemiyor ya da alçakgönüllülük etmiyor olabilir. Bu söylemin nedeni çoğu zaman kişinin kendisini gerçekten güzel bulmaması ve düşük öz güven sorunu olması.

Terapistlerin düşük öz güvenli danışanlarıyla yaptıkları başlıca çalışma, onların sadece kusurlarını ve çirkinliklerini değil, vücutlarında ve kendilerinde güzel, değerli olan şeyleri bulmayı ve onlara odaklanmayı hedefliyor. Siz de benzer bir sorun yaşadığınızı düşünüyorsanız, yapabileceğiniz ilk şey sabah aynada gördüğünüz yüze dil çıkarmayı bırakıp, güzel bulduğunuz şeylere odaklanmanız. Bu yüzünüzün simetrisi de olabilir, dudaklarınız ya da burnunuz da.

En önemlisi sizin kendiniz hakkındaki düşünceniz

Makyaj yapmak da öz güveni artırmak için önerilen bir diğer yol. “Kendimizi güzel buluyorsak neden maske takmaya ihtiyaç duyuyoruz ki?” diye sorabilirsiniz. Fakat çalışmalar, kadınların aynadaki yansımalarını güzel bulduklarında daha rahat, ayakları yere basan ve sosyal olduklarını doğruluyor. Elbette, makyaj yaptığınızda siz kendinizi daha güzel buluyorsanız bu geçerli. Unutmayın: En önemlisi, sizin kendiniz hakkındaki düşünceniz.

Erkeklerde de durum farklı değil. Dış görünüşüne kadınlar kadar kafa yormadığı düşünülen erkeklerle ilgili bu genelleme son derece yanlış, ve yanlış olması da gerekiyor. Bir erkeğin de dış görünüşünden memnun olduğunda yürüyüşünün bile dikleştiğini mutlaka fark etmişsinizdir. Kadınların ideal bir eşte fiziksel çekicilik ve güç dışında karakter ve sağlam duruş gibi şeyler aradığını göz önüne aldığımızda, dış görünüşün özellikle erkeklerin davranışları üzerindeki etkisi daha da önem kazanıyor.

Öz güven artışının kadın ve erkeklerin genel mutluluk seviyesine, hayata olumlu yönden bakışlarına ve kendileri için biçtikleri değere büyük etkisi var. O yüzden, kendinizi içinde rahat, mutlu ve güzel / yakışıklı hissettiğiniz şeyler giymenin ve buna uygun davranarak düşünme şeklinizi pozitife çevirmenin tam zamanı.

 

İlginizi çekebilir: Özgüven formülü: “Ben tekim!”

Kaynaklar:
The Self Improvement Blog
Association for Psychological Science

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale