X

Dijital minimalizm: Bağımlılıktan kurtulmanın 5 yolu

Günde kaç saatinizi telefon, bilgisayar ya da TV karşısında geçiriyorsunuz? Uykunuzdan, kendinizden ya da ailenizden fedakarlık yaparak harcadığınız bu vakitler gerçekten gerekli mi? Yolda karşılaştığınızda belki selam dahi vermeyeceğiniz, hatta birçoğunu tanımadığınız insanların yaşamları sizin için niye bu kadar önemli? 

Eğer siz de bu durumdan sıkıldıysanız, yalnız değilsiniz. Günümüzde dijital etkileşim o kadar ciddi boyutlara ulaştı ki sürekli yeni bir ekrana maruz kalıyoruz. Özellikle akıllı telefonların yaygınlaşması ve kullanım yaşının her geçen gün düşmesi ile birlikte bu tehlike daha da arttı. Sınırsız internet erişimi ve yeni bilgi yüklemeleri sürekli telefonu kontrol etme dürtüsüne yol açtı. Bu nedenle bir işi sonuna kadar sürdürme yetisi kaybolmuş, dikkat eksikliği yaşayan ve bilişsel gücü zayıf bir nesil haline geldik. Tüm bu nedenler de dijital minimalizmi hayat felsefemiz olarak benimsemek için yeterli olacaktır.

Uyandığınızda telefonunuza bakmayın

Pek çoğumuz sabah yüzünü dahi yıkamadan telefonunu eline alıyor. Bu alışkanlık gün içerisinde en verimli olduğumuz dakikaların gereksiz bilgilerle yok olması demek. Bu nedenle eğer çalışıyorsanız iş yerinize gittiğinizde, çalışmıyorsanız kahvaltının ardından telefonunuza bakmanızı öneririm. Kontrol etmeniz gereken arama ya da mesajlar varsa telefonunuzu mobil veri kapalı bir şekilde kullanmak da etkili olacaktır. Eğer saate bakmak için telefonunuzu kullanıyor ve sonrasında kendinizi sosyal medya hesaplarınızı kontrol ederken buluyorsanız kol saati alma vaktiniz gelmiş demektir. Unutmayın, telefonunuzun asıl amacı gerekli olduğunda iletişim için kullanmaktır.

Veri analizi yapın

Her ayın sonunda hangi uygulamada ne kadar internet harcadığınızı kontrol edin. Böylece en çok vaktinizi alan uygulamaları da görme imkanınız olacaktır. Burada önemli olan “kar- zarar” ilişkisi. Eğer bu uygulamaların, takip ettiğiniz mecraların, izlediğiniz videoların faydası aldığı zamana değmiyorsa hiç düşünmeden silin.

Gerçek dünyada sosyalleşin

Sevdiklerimizle birlikte paylaştığımız anların yerini bir kalp butonu aldı. Birbirimize anlattığımız hikayelerin yerini WhatsApp videoları. Arkadaşlarımızın ya da ailemizin ekli olduğu dijital platformlar bizi onlarla iletişim halinde olduğumuza inandırdı. Tüm bunlar olurken sevdiklerimizle iyi bir ilişki kurma motivasyonumuzu kaybettik. Sizin için gerçekten değerli olan insanlara vakit ayırın. Dijital platformlarla aranıza mesafe koyduğunuzda kendinizle ve insanlarla olan bağınız güçlenecektir.

Yeni ritüeller edinin

Her gün en fazla vakit ayırdığımız şeylerin bize ne hissettirdiği çok önemli. Bu nedenle çalıştığımız iş, büyüdüğümüz aile ve yaşadığımız kent büyük önem taşıyor. Sürdürülebilir bir minimalizm için sadeleşmenin ardından size kalan vakitle ne yapacağınıza karar vermeniz gerekiyor. Bu süreçte doğayla daha fazla vakit geçirmenizi, birdenbire büyük hobiler edinmek yerine basit şeylerle başlamanızı öneriyorum. Hepimizin gerçekten boş kalmış vakitlere ve içe dönmeye ihtiyacı var.

İhtiyaç listesi yapın

İnternette en çok vakit harcadığımız şeylerden biri de alışveriş siteleri. Her sabah daha gözümüzü açmadan gelen indirim mesajları, art arda gelen mailler ve arama motorunun her yerinde yanıp sönen bildirimler beynimize işlemiş durumda. Sürekli ‘al’ diyen reklamlar, bunu takarsan daha havalı olursun, şunu giyersen daha zayıf görünürsün diye beynimizin altını üstüne getiren sistem maalesef dijital bağımlılığımızın en büyük nedenlerin biri. Bu nedenle her ay bir ihtiyaç listesi oluşturun ve zorunlu olmadıkça bu listenin dışına çıkmayın.

Minimalizm ile ilgili ip uçları paylaştığım Instagram hesabımı takip etmeyi unutmayın. Kendinize ve dünyaya iyi bakın.

İlginizi çekebilir: Dingin bir yaşam için: Hayatınızın her alanında minimalizme giriş

Yağmur Aşık Mola: Yağmur Aşık Mola, 1993 yılında Aydın’da doğdu. Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun olduktan sonra çeşitli ajans ve gazetelerde muhabirlik yaptı. Halen bir kamu kurumunda editörlük görevine devam etmektedir. Türkiye’nin en uzun ömürlü insanlarının yaşadığı Nazilli’de hayatını sürdüren Mola, minimalizm, dijital detoks, sağlıklı yaşam konularında araştırmalar yapmış, çeşitli gazete ve dergilerde yazılar kaleme almıştır. İletişim: yagmurasik1@gmail.com https://www.instagram.com/yagmurmola/

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale