X

Dertlerimizi paylaştıkça güçleniriz: Dünya Ruh Sağlığı Günü kutlu olsun

Sağlam bir çevre, fit bir vücut, sağlıklı bir hayat, havalı bir kariyer, güzel bir eş, başarılı birkaç çocuk, iyi bir anne, mutlu bir aile… Sayarken bile içim şişti. Geçtiğimiz hafta Dünya Ruh Sağlığı Günü’ydü. Bugünün lugatıma girişinin, yani ruh sağlığımın sallanışının üçüncü yılı. Geçirdiğim dönemin şimdilik geride kalışınınsa, dokuzuncu ayı. Her güzel şey gibi, ruh sağlımın kıymetini anlamak için de önce kaybetmem gerekecekmiş.

Yaşadığın büyük kırılımın “farkında” olunca “spiritüel uyanış” diyorlar adına. Olmayınca; depresyon. İlki daha havalı geldiği için takdir edersin ki onunla ilerledim. Hem ben zaten ayakları yere sağlam basan, güçlü biri olarak büyütüldüm. Kaslı vücut yapımın da yardımıyla hep kuvvetli durdum. Hazır güçlü misyonu bana doğuştan yüklenmişken, yüksek lisansımı “gerçek duygularımı saklamak” üzerine yapıp, okulu iyi bir dereceyle bitirdim. Eskiden kırılganlığımı, yaralarımı ve korkularımı göstermeyi güçsüzlük olarak görürdüm. Yük olmayayım bahanesiyle kimselerle paylaşmazdım. Külliyen yalan.

Artık güçlü olmaya bambaşka bir tanım kullanıyorum. En azından deniyorum. Kaygılarımı, hayal kırıklıklarımı ve çaresizliğimi paylaşabildiğim zamanlar ne kadar güçlü hissettiğimi anlatamam size. Hayatın akışına teslim olmanın verdiği ve kırılganlığımı kabul etmemle gelen gücün tadı, başka hiçbir şeyde yokmuş meğer. Hayatın ta kendisindeki güçte olma hali bahsettiğim.

Çoğumuz dışarıya yansıttığımızdan çok daha mutsuz hayatlar yaşıyoruz. Üstelik kendimiz bile farkında değiliz bunun. Dışarıdan beğeni ve takdir toplama derdiyle, mutlu, başarılı ve havalı rolü yapıyoruz. Kendimizi dijital dünyada, bu illüzyonla var etmeye devam ettiğimiz sürece depresyon, ilaç, alkol ve uyuşturucu kullanma oranının artmasına şaşırmamalı.

Sokakta tanıdık birilerini gördüğümde “Nasılsın? İyi, sen?” milli yanıtına doydum artık. Geyiğimizde elbette olalım. Ama mümkünse hayatta zorlandığımız yerleri de paylaşalım. Kusurlarımız; yetersiz olduğumuzun değil, bu yolculukta hep birlikte yoğrulacağımızın habercisi. Kafamın içindeki “Sana mı kaldı Yasemin?” diye konuşan ses susarsa, bir gün “paylaşım çemberleri” bile organize etmek isterim. Kısmet.

İlginizi çekebilir: Büyük bir soru: Haklı mı çıkacaksın, mutlu mu olacaksın?

Yasemin Yapanar: Yasemin, Savannah College Of Art And Design - Güzel Sanatlar ve Fotoğrafçılık mezunu. Dört yıl boyunca Bernaylafem İletişim ve Marka Danışmanlığı’nda marka temsilciliği yaptı. Ajans tecrübesi sonrası, etkinlik ve marka yönetimi alanına “freelance” devam etti. Dünya dalış rekortmeni Şahika Ercümen, Pizza Emirgan/Gizli Kalsın gibi markalarla çalıştıktan sonra kendini, annesi olduğu Kolektif House’ta buldu. Kolektif’in kuruluşundan itibaren marka/kültür ve pazarlama departmanlarını yönetti. Tasarım, üyelik ve IK departmanlarına dokundu. Farklı alanlarda marka/kültür, pazarlama ve IK danışmanlığı vermeye devam ediyor. Yasemin’in en büyük ihtiyacı kırılganlıklarımızın konuşulması, gölgelerimizin dile gelmesi. Tüm gayesi gayreti; kendini olabildiğince samimi bir şekilde ortaya koyarak, hayatta aynı yerlerde zorlandığımızın ilhamı olmak. Bu hayalinin ilk ürünü; ‘Bilinçli Geyik’ isimli podcast’inde vücut buldu. Karşınızda kusurları, kırılganlıkları, korkularıyla olduğu ve deneyimlediği kadarıyla soyunuyor. Ve bi' tık tiye alıyor hallerini/hallerimizi. Zaman zaman kendini atıyor ortaya. Bazı bazı da konuk ağırlıyor. Bir diğer yandan Instagram’da kısa farkındalık video’ları çekiyor, orada burada makaleler yazıyor. ‘Kırılganlık Paylaşımları’ buluşmaları organize ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale