X

Değişmeyen yeni yıl geleneği: 2018 hedef listesi ve hedeflere ulaşmak için öneriler

Çoğumuz yeni sene için birçok hedef koyarız. Kilo vermek, sigarayı bırakmak, spora başlamak, daha sağlıklı yaşamaya çalışmak vs. gibi… Daha iyi hissetmemizi sağlayacak bu hedeflere ulaşmak için ilk birkaç ay motivasyonumuz yüksek olsa da genelde sonuç yarıda bırakmak olabiliyor.

Ben her senenin sonunda gelenek haline getirdiğim yeni yıl hedef listemi bu sene defterim yerine buraya yazıp sizlerle paylaşmak istedim. Belki çoğunuzla aynı şeyleri istiyoruzdur ve böylece birbirimize destek oluruz. Hepinize sağlığın ve mutluluğun artarak gittiği bir sene dilerim.

Her senenin sonunda gelenek haline getirdiğim yeni yıl hedef listemi bu sene defterim yerine buraya yazıp sizlerle paylaşmak istedim.

2018 yılında…

  • Daha çok gül, daha az somurt. Hayat her zaman düz bir çizgide gitmiyor. İnişli çıkışlı grafiğin alt kısımlarında da gülebilmeyi öğren. İlk başlarda zorlanabilirsin ama yapmayı öğrendikçe bu senin klasik davranışın haline gelecek. Tünelin ucundaki ışığı göremediğin zamanlarda bile orada ışık olduğunu bil.
  • Daha çok sosyalleş. Herkesten dost olmaz. Dost dediğin az olur, öz olur ama ne kadar çok insan tanırsan kendini keşfetmen o kadar kolay ve bir o kadar derin olur.
  • Gelecek için plan yap ama anlık yaşa. Bazı insanlar vardır hiç ölmeyecekmiş ya da başlarına herhangi olumsuz bir olay gelmeyecekmiş gibi sürekli gelecek odaklı yaşarlar. Geleceğe yatırım, gelecek planlaması, gelecekte rahat yaşam için şimdi sıkıntı çekme… Geleceği düşünmek bizi hayata bağlı tutar ancak gelecek için yaşamak ‘şimdi’yi yok saymaktır. Ne olacağını bilmediğin bir gelecek için şu anını heba etme.
  • Yeni bir şeyler öğren. Yeni bir dil, yeni bir hobi, yeni bir okul. Öğreneceğin her yeni şey hem yaratıcılığını geliştirecek, hem özgüvenini, hem de sosyal zekanı. Ben 2017 için kendime bir yenilik yaptım ve ikinci üniversite olarak felsefe okumaya başladım. 2018 için ise yine yeniden yeni bir şey neden olmasın?

    Daha çok gül, daha az somurt. Hayat her zaman düz bir çizgide gitmiyor.

  • Yüzleşmekten korkma. Alacağın cevapların duygularını zedeleme ihtimali yüzünden bu zamana kadar insanlara söylemek istediklerini tam olarak söyleyememiş olabilirsin. Alacağın cevap seni en fazla bir kere yaralar. Yaraların ise cesaretin sayesinde kabuk bağlar.
  • Kabullenmeyi öğren. Ölümü, ayrılığı, insanları, kendini… Başımıza gelen tüm olumsuzlukların tek bir çaresi var o da kabullenmek. Ölümü kabullendiğin zaman acını yaşıyorsun ama hayatın senin için devam ettiğini biliyorsun. Ayrılığı kabullendiğin zaman yıkılmış gibi hissediyorsun ama bunun bir son olmadığını er geç fark ediyorsun. İnsanları kabullendiğin zaman sakin oluyorsun. Kendini kabullendiğin zaman ise tamamen mutlu oluyorsun.
  • Sağlıklı yaşamaya çalış ama bunu takıntı haline getirme. Evren tamamen bir denge üstüne kurulu… Sağlıklı besinler tüketmeye çalışırken arada kendini şımart ki dengen bozulmasın. Sevdiğin ama zararlı olan yiyecekler için ‘kendime yasakladım’ deme ‘az tüketmeye çalışıyorum’ de.
  • Her yeni seneyi kendin için bir önceki seneden çok daha iyi hale getirmeye çalış. Çabalamaya başladığın an ortaya çıkan değişim seni daha iyi motive edecek.

 

İlginizi çekebilir: Beyninle yapacağın faydalı bir anlaşma için gülümse, hemen şimdi

Uzman Psikolog Merve Saraçoğlu: İstanbul Ticaret Üniversitesi Psikoloji Lisans ve Uygulamalı Psikoloji Yüksek Lisans eğitimini tamamladıktan sonra Bristol Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji Programı’nı tamamlamıştır. 2010 yılında başladığı Bilişsel ve Davranışçı Terapi eğitimini 2013 yılında bitirerek psikoterapist ünvanını almıştır. Eş zamanlı olarak Pozitif Psikoterapi Enstitüsü’nden onaylı Pozitif Psikoterapi eğitimi ve Pozitif Aile Terapisi eğitimi almıştır. 2012 yılında Avrupa Psikodrama Organizasyonu onaylı psikodrama eğitimini tamamlamıştır. Yüksek lisans ve doktora eğitimi sürecinde, davranış bozukluklarında gevşeme teknikleri konusunda eğitim ve süpervizyonlar almıştır. Bu süreçte birçok danışmanlık merkezinde psikoterapist olarak görev yapmıştır. Halen yetişkinler için bireysel danışmanlık yapmakta ve psikoterapi uygulamaları esnasında Bilişsel-Davranışçı Terapi, Pozitif Psikoterapi, Çözüm Odaklı Terapi ve Motivasyonel Görüşme Tekniklerinden yararlanmaktadır. Kendi oluşturduğu ‘’Ofiste Gevşeme’’ programıyla kurumsal şirketlere iletişim ve gevşeme teknikleri eğitimleri vermektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale