X

Davranışlarını anlamak için kendine sor: Çocukluğum yetişkinliğimi nasıl etkiliyor?

Çocukluğunuz yetişkinliğinizi direkt olarak etkiliyor diye başlayalım… Terapi süreci için pek çok karikatürde veya fıkrada yer alan “çocukluğuna inelim” cümlesi şaka değil, gerçektir!

Çocukken hayatta kalabilmek için çevremizdekilerin bakımına, sevgisine, korumasına, sakinleştirmesine ve sonsuz ilgisine ihtiyaç duyarız. Bunlar olmadan yaşamımızı sürdüremeyiz.

Terapi süreci için pek çok karikatürde veya fıkrada yer alan “çocukluğuna inelim” cümlesi şaka değil, gerçektir!

Çocukken her ihtiyacımız hemen fark edilsin ve giderilsin isteriz. Acıkmışsak ağlayarak doyurulma ihtiyacımızı söyleriz, kucağa alınmak istiyorsak ellerimizi açarak bunu belli ederiz. Bebekken en temel ihtiyaç duyulmak ve tatmin edilmektir. Bunlar gerçekleştiğinde kendimizi güvende hissederiz. “Güvendeyim” der çocuk;  “her söylediğim duyuluyor, anlaşılıyorum ve tüm bunlar giderildiğine göre de seviliyorum ve değerliyim” inançları oluşur.

Temel ihtiyaçların dışında (beslenme ve sevilme), onaylanma ve sakinleştirilme ihtiyaçları da çok önemlidir çocuğun. Öfkelendiğinde sakinleştirilmek ister, reddedilmek değil. Kaygılandığında anlaşılmak ister geçiştirilmek değil, merak ettiğinde kendisine anlatılsın ister yok sayılmak değil. Bir şeyi başaramadığında; eleştirilmeye, yargılanmaya ya da bir işi kendisi yerine başkasının yapmasına değil, hoşgörüyle kabullenilmeye ve yol gösterilmeye ihtiyaç duyar, bir şeyler denediğinde cesaretlendirilmeye ihtiyaç duyar “dur senin yerine ben yaparım şimdi sen halledemezsin” cümlesini duymaya değil. İşte tüm bu ihtiyaçlar da hakkıyla giderilirse çocuk “sevilmeye değer biriyim” inancını iyice içselleştirmiş olur.

Çocuk, gelişimi esnasında ebeveynlerinden ne görürse, yetişkin olduğunda kendisine aynı şekilde davranır. Kızmasına izin verilmişse, “tabii ki kızabilirim çünkü bu duruma üzüldüm” der. Buna izin verilmemişse, “tepkimi göstermeye hakkım yok içime atmalıyım yoksa reddedilirim” diye yaşar ve bastırır. Kaygılandığında sakinleştirici cümleler duymuşsa, kendisine onları söyleyebilir ve kendisini sakinleştirmeyi başarabilir. Merak ettiklerini sorma hakkı tanınmış ve kendisine saygı duyulmuşsa, yetişkin olduğunda merak ettiği her şeyi “saçma bulunur, rezil olurum” kaygısı taşımadan sorabilir, ‘bilmemeyi’ ayıp değil, doğal olarak değerlendirebilir. Başaramadıkları hoşgörü ile karşılanmışsa, bir yetişkin olarak başaramadıkları konusunda kendisini cesaretlendirebilir.

Çocukken başkasından almaya ihtiyaç duyduğunuz her şeyi bugün siz kendinize verebilirsiniz.

Zamanında koşulsuz olarak kabul edilmişse, bugün kendisini koşulsuz olarak kabul edebilir. Koşullu olarak kabul edilmişse kendisine aynısını yapar. Bugün bir yetişkin olarak bizim bugün tüm davranışlarımız, düşüncelerimiz ve algılarımız çok eskilerden, çocukluk dönemimizden mirastır.

Ancak iyi haber, gelişim süreci ömürlük bir süreçtir, yaşlanmaya dek devam eden… Yani bugün bir yetişkin olarak çocukluk döneminden bugüne taşıdığımız her şeyi yeniden değerlendirebilir, değiştirebiliriz. Geçmişte izin verilmeyen ya da tam anlamıyla tatmin edilemeyen her şeyi bugün kendimiz tarafından karşılayabiliriz. Çocukken başkasından almaya ihtiyaç duyduğunuz her şeyi bugün siz kendinize verebilirsiniz.

Kendinizle kurduğunuz iletişim dilini daha hoşgörülü ve anlayışlı hale getirebilirsiniz, başarısızlığa dair algınızı değiştirebilirsiniz; haklarınızı talep edip, sınırlarınızı çizebilirsiniz, merak ettiklerinizi ifade edip kimsenin sizi yargılamaya veya eleştirmeye hakkı olmadığı bilgisini içselleştirebilirsiniz.

Bugün bir yetişkin olarak her şey daha kontrol edilebilir ve yönetilir bir haldedir. Çocukluğunuzu sımsıkı sarıp sarmalayıp, yetişkin hayatınıza sonuna kadar sahip çıktığınız bir yaşam dileğiyle…

 

İlginizi çekebilir: İtici bulduğunuz insanlar sizinle ilgili bir şey anlatıyor olabilir

Uzman Klinik Psikolog Romina Kuyumcuoğlu: Romina Kuyumcuoğlu // Uzman Klinik Psikolog - Haliç Üniversitesi Psikoloji lisans eğitiminin ardından aynı üniversitede Klinik (Uygulamalı) Psikoloji yüksek lisansı yaparak uzmanlık eğitimini tamamladı. Akademik eğitimlerin yanı sıra çeşitli kurum ve enstitülerden mesleki eğitimler aldı. Bunlar arasında Bilişsel Davranışçı Terapi, Aile ve Çift Terapisi eğitimleri bulunmakta. Kuyumcuoğlu, bireysel psikoterapilerin yanı sıra çeşitli grup çalışmalarında yardımcı terapistlik yapmaktadır. Türk Psikologlar Derneği üyesidir. http://www.rominakuyumcuoglu.com/

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale