X

Daha mutlu bir yaşam için hayatınızdaki etiketlerden kurtulun

Etiket sözcüğü size neyi çağrıştırıyor? Bu sözcüğün aklımıza ilk getirdiği şey, genellikle markette ya da mağazalarda gördüğünüz ürünlerin üzerinde yer alan ve onların ne olduğunu açıklayan kağıt parçaları oluyor. Peki, etiketin tek anlamı bu mu? Sizce etiketleri sadece satın aldığımız ürünler için mi kullanıyoruz?

Günlük hayatta sizi rahatsız eden bazı nitelendirmelerle mutlaka karşılaşmışsınızdır. Örneğin; komşunuzun 3 yaşındaki çocuğu size ‘şişman’ demiş olabilir. Veya ofiste yan masanızda çalışan iş arkadaşınızın biraz ‘pinti’ olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. Derslerinde yeterince başarılı olmayan bir öğrencinin ‘tembel’ olarak nitelendirilmesi de çok tanıdık bir durumdur. Ya da spor salonunda gördüğünüz çok dinç ve sportif ama biraz ‘yaşlı’ adamı düşünün…

Sizce etiketleri sadece satın aldığımız ürünler için mi kullanıyoruz?

Etiketler aslında çok kullanışlıdır ve iletişimi kolaylaştırır. Mesela onlar sayesinde bir arabayı her seferinde ‘altında 4 yuvarlak kauçuk olan metal bir kutu’ şeklinde açıklamak zorunda kalmayız. Hatta yapılan bilimsel araştırmalar da etiketlerin iletişimimizi kolaylaştırdığını ortaya koyuyor.

Etiketler aslında kullanışlıysa sorun nerede?

Peki öyleyse etiketlerle ilgili sorun tam olarak ne? Sorun, etiketler insanlar için kullanılmaya başladığı zaman ortaya çıkıyor. Çünkü her ne kadar cisimleri bir kelimeyle sınıflandırabilmek mümkün olsa da; bu, insanlar için asla mümkün değil. Ve ne yazık ki, etiketler insanlar için kullanılmaya başladığında birer yafta olmaya da başlıyorlar.

İlginizi çekebilir: Dışsal bölünmeler kalkmadığı sürece içsel bölünmüşlüğünü aşamazsın

Doktor Adi Jaffe, başarılı bir girişimci ve bağımlılık üzerinde çalışan bir bilim insanı. Etiketlerin hayatımızda nasıl bir yere sahip olduğunu anlatan Jaffe, bu konuda yapılmış araştırmaların gerçeği tüm çıplaklığıyla ortaya koyduğunu savunuyor:

“Etiketler hayatımızda sanıldığından önemli bir yer tutuyor. Farkında değiliz belki ama çoğu zaman bir sonuç olduğunu düşündüğümüz bu sözcükler, aslında pek çok şeyin nedeni. Sevmediğiniz bir davranışı yapan bir kimse için o davranış dolayısıyla kullandığınız bir sözcük, yani o insana koyduğunuz etiket, bu davranışın sürmesinin nedeni olabiliyor. Çok ünlü Stanford Hapishane Deneyi’ni ele alalım. Bir grup öğrencinin gardiyanlar ve mahkumlar olarak iki gruba ayrılıp bir hapishaneye yerleştirildiği bu deneyin amacı, çevresel faktörlerin şiddet üzerindeki etkisini test etmekti. Ancak deneyin sonunda hedeflenmeyen çok farklı bir sonuç daha elde edildi: Hiçbir şiddet geçmişi olmayan ve psikolojileri de gayet sağlıklı olan öğrenciler, sadece kendilerine ‘gardiyan’ dendiği için mahkumlara eziyet etmeye başladılar. Ve mahkumlar da sırf bu sıfatları dolayısıyla isyan etmeye devam ettiler. Daha uzun süre sürmesi planlanan deney, 6 gün sonra sonlandırılmak zorunda kaldı.”

Sosyal psikoloji alanında uzman Philip Zimbardo’nun yaptığı hapishane deneyi, etiketlerin insanlar üzerinde nasıl bir etki yarattığına ve onların istenmeyen davranışlarının bir nedeni olduğuna dair sarsıcı bir örnek. Ancak daha sarsıcı başka bir örnekse Dr. Jaffe’in kendisine ait. Çünkü bağımlılık psikolojisi üzerinde çalışan Dr. Adi Jaffe’in kendisi de eski bir bağımlı.

Eskiden bağımlı, suçlu ve kleptomani hastası olduğunu söylediğinde insanların ona olan yaklaşımlarının değiştiğini anlatan Jaffe, aslında hala 5 dakika önce konuştukları ‘doktor’ olduğunu ama buna rağmen insanların ona bakışlarının değiştiğini anlatıyor. Çünkü bu sırada sahip olduğu ‘doktor’ etiketinin yanına ‘bağımlı, suçlu’ gibi etiketler de yerleşiyor.

Etiketler sandığımızdan daha etkili

Dr. Jaffe’e göre; etiketler hayatımızda sandığımızdan çok daha büyük bir yer kaplıyor. Üstelik insanlara dair sahip olduğumuz düşük beklentiler ve kötü izlenimler, o insanların bunlarla başa çıkmaya çabalarken stres, depresyon, kaygı, yüksek tansiyon ve daha birçok sorunu yaşamalarına neden oluyor. Tıpkı bizim de üzerimizdeki etiketlerle başa çıkarken yaşadığımız gibi…

Dr. Adi Jaffe’in etkileyici hikayesini dinlemek ve etiketleri hayatımızdan nasıl çıkarabileceğimizi öğrenmek için aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz:

Videoyu izlemek için tıklayın.

 

İlginizi çekebilir: Gerçekten kim olduğunuzu biliyor musunuz?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale