X

Daha huzurlu bir yaşam için bahanelerden sıyrılıp meditasyona başlayabilmek

Şimdiye dek mutlaka meditasyon yapamayacağını söyleyen birileriyle karşılaşmışsınızdır. Bunu söyleyenlerin çeşitli nedenleri olabilir. Ancak ilginç olan, aslında pek çoğumuzun farkına bile varmadan meditasyon yapıyor olması. Evet muhtemelen siz de hiç farkına varmadığınız halde meditasyon halinde olduğunuz zamanlar yaşadınız. Bunun nasıl olduğunu merak ediyorsanız, yaşantılarınız arasında kendinizi sakin ve farkındalık dolu hissettiğiniz anları düşünmeniz yeterli. Çünkü hepimizin sahilde güneşlenirken ya da sevdiği bir müziği dinlerken gözlerini kapatıp kendisiyle baş başa kaldığı anlar olmuştur.

Ünlü meditasyon eğitmeni Charlie Knoles, konuyla ilgili olarak, elbette kullanabileceğimiz tekniklerin var olduğunu, ancak meditasyonun genel itibariyle doğal bir durum olduğunu ifade ediyor. Knoles’a göre meditasyon, hepimizin içinde doğal bir şekilde var olan ve yine doğallıkla ulaştığımız bir nokta. Ve insanlar meditasyon yapamadıklarını söylediklerinde, çoğu zaman meditasyon esnasında “yeterince odaklanamamak”tan ya da bundan şüphe duymaktan bahsediyorlar. Fakat meditasyon gibi deneyimler esnasında önemli olan “akışta kalabilmek”.

Peki akışta kalmak neyi ifade ediyor? Knoles, bunu kişinin kendisine doğal bir bilinç halini deneyimlemesi ve bunu yaparken rahat olması şeklinde açıklıyor. Bir diğer ifadeyle yalnızca kendinizle baş başa kalabilmek, iç benliğinizle iletişim kurabilmek ve sadece düşüncelerinize odaklanmak da denebilir.

Meditasyon ve stres

Knoles, meditasyonun kişi için dışarıdaki faktörlere bağlı olmayan bir mutluluk sağladığını ifade ediyor. Buna örnek olarak çok beğendiğimiz bir eve taşınmayı ele alabiliriz. Bu durumda mutlu olmamız kadar doğal bir şey yok. Ancak yine de bunun dışarıdan bir faktöre bağlı olan mutluluk olduğunu söylemek de yanlış olmayacaktır. Meditasyonsa kendi iç mutluluğunuzu yakalamayı sağlar.

Bu noktada toplumsal bir salgın haline gelmiş olan strese de değinmekte fayda var. Ne kadar mutlu ve huzurlu olursak olalım, hayatta sinirimizi bozabilecek çok fazla şey var. Bir uçağı kaçırmış, trene yetişememiş, hak ettiğinizi düşündüğünüz terfiyi alamamış, hoşlanmadığınız şeyler duymuş ya da beklediğiniz mesajı hala alamamış olabilirsiniz. Tüm bunlar sizin o anki ruh haliniz olumlu olsa da kötü etkiler yaratabilir. İşte böyle durumlarda Knoles, stresle başa çıkmayı bir dövüş sanatçısıyla başa çıkmaya benzetiyor. Eğer her gün kendinize vakit ayırıp iç benliğinizle iletişime geçerseniz, bu gibi durumlara aşırı tepki vermemeyi de öğreneceksiniz.

Knoles, bu bağlamda hepimizin hayatında mutlaka karşılaştığı bir kişilik tipine de dikkat çekiyor. Hepimiz sürekli gergin olan ve her şeye stresli ve fazla tepkiler veren insanları tanırız. Hatta hepimizin hayatında bunlardan en az bir tane olduğunu söylemek yanlış olmaz. Belki de zaman zaman siz de böyle bir insana dönüşüyorsunuzdur. İşte bu şekilde hem kendinizi hem de etrafınızdakileri geren tepkiler vermemek için de yine meditasyonun bize uzattığı eli tutmak kadar doğru bir şey yok.

Buna örnek olarak bir kahvecide sıra beklediğinizi düşünün. Eğer sıra çok uzunsa kuyrukta bekleyenlerden birinin buna fazla tepki verdiğini gözlemlemeniz çok olası. Hepimiz biliyoruz ki o esnada kuyrukta bekleyenlerin sıranın kendilerine gelmesini beklemekten başka yapabilecekleri hiçbir şey yok. Ve hem bireysel hem de toplumsal hayat, bu gibi bazen sinirimizi bozan şeylerle dolu. Bu hep böyle olacak, çünkü hayatta her zaman her istediğimiz, istediğimiz şekilde ve zamanda gerçekleşmez. Dolayısıyla kahve sırasında bekleyen o huzursuz kişinin ve aynı zamanda hepimizin yapması gereken, elimizden gelen bir şey olmadığı durumlarda bunu iç benliğimizle iletişime geçerek sakin karşılamayı öğrenmek olacaktır.

İlginizi çekebilir: Hayatınıza nefes aldıran öneriler

Meditasyona başlayabilmek için yapılması gereken 2 önemli şey

Knoles, meditasyon yapmayan insanların buna başlayabilmesi için öncelikle 2 şeyi değiştirmeleri gerektiğini anlatıyor. Bunlardan ilki kişinin kendisiyle olan ilişkisi ve ikincisi de meditasyona karşı yaklaşımı. İlk madde bizim kendi değerimizi fark etmemizle ilgili. Meditasyon yapmak için vakit bulamadığını söyleyen pek çok insan var. Ancak Knoles, değer verdiğimiz herhangi bir insanın bizden kendileri için 10 dakikamızı ayırmamızı istediklerinde bunu yapmaya hazırsak, kendimiz için de o 10 dakikayı ayırabileceğimizi ifade ediyor. Çünkü kişinin kendisi de en az değer verdiği diğer insanlar kadar değerlidir ve bireyin kendi değerinin farkına varması gerekir.

İkinci maddeyse meditasyon için mutlaka ayrı zamanlar yaratmaya gerek duymamamız gerektiğiyle ilgili. Çünkü meditasyon gözlerimizi kapatıp kendimizle baş başa kalabildiğimiz her an yapılabilir. Nerede olduğunuz fark etmez, bir metroda, vapurda, odanızda, plajda, hatta işteki öğle aranızda bile meditasyon yapabilirsiniz. Bunun için gözlerinizi kapatmanız ve iç benliğinize ulaşmanız yeterli.

Charlie Knoles’tan meditasyonla ilgili daha fazlasını öğrenmek için aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz: 

İlginizi çekebilir: Her gün meditasyon yapmak için birbirinden değerli 13 neden

Kaynak
mindbodygreen

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale