X

Daha çok seks beraberinde mutluluğu getirir mi?

Konu seks olduğunda neredeyse okuduğunuz, duyduğunuz ya da izlediğiniz her şey daha çok seks yapmanın sizi daha mutlu edeceği öneriliyor. Aslında bu doğru bir önerme çünkü seks yaptığımız zaman mutlu oluyorsak doğal olarak daha çok seks yaptığımız zaman daha mutlu olmamız gerekir; ancak bu noktada bilim insanları bizlere farklı bir şey öneriyorlar. Daha çok seks bize inandırıldığı üzere daha çok mutluluk sağlamıyor. Her ne kadar seks, ilişkide mutluluk ve tatmin için önemli rol oynasa da, daha çok yapılmasının mutluluğu getirdiği ifadesi aşağıdaki iki araştırmayla gerçeklikten uzaklaşıyor:

Daha çok seks daha çok mutluluk mu demek?

İlk araştırmamızda araştırmacılar çiftleri toplayarak ikişerli gruplara bölüyorlar. İlk grup nomaldekiyle aynı sıklıkta cinsel ilişkiye girerken, diğer gruptan ise normalin iki katı fazla cinsel ilişkiye girmeleri isteniyor. Burada amaçlanan seks ve mutluluğun arasında nedensel bir ilişkinin olup olmadığını gözlemek. Sonuçlar beklenenden farklı çıkıyor. Seks ve mutluluk arasında negatif bir ilişki olduğu belirleniyor. Yani ‘normalin iki kat ilişkiye girmesi gereken’ ikinci gruptaki çiftlerin mutluluk oranı, ‘normal sıklıktaki’ birinci gruptan daha düşük çıkıyor.

İkinci araştırma ise daha güncel bir araştırma olup 25.000 Amerikalı üzerinde yapılmıştır. Bu kişilerden toplanan bilgiler ışığında geniş yelpazedeki deneyimleri, kişisel ve ailesel özellikleri, mutlulukları ve cinsel ilişkiye girme sıklıkları ele alınarak sonuçlar değerlendirilmiştir. Elde edilen ilk sonuç eğer haftada bir cinsel ilişkiye giriyorsanız, daha çok seks yapmak sizi daha mutlu ettiği oluyor. Haftada birden daha çok ilişkiye giren kişilerin mutluluk veya ilişkide tatmin duygularında bir artış gözlenmiyor. Dahası, araştırmacılar ilişkiye girme sıklığıyla kendini iyi hissetme ve ilişkide tatmin duygularında eğrisel bir ilişki fark ediyorlar. Bunun anlamı ise seks yapma sıklığı arttıkça iyilik ve ilişkide tatmin duygularında artış oluyor ancak bir noktadan sonra artış duruyor. Faklı çalışmalar ise yine aynı sonucu bize gösteriyor. Cinsel ilişki sıklığı azaldığı zaman ilişkide tatmin duygusu ve mutluluk oranı da düşüş gösteriyor. Tam tersi olarak da daha çok seks beraberinde daha çok mutluluk ve tatmin duygusunu getiriyor; ancak belli bir seviyeye kadar! Bu veriler bize daha çok ilişkiye girmenin insanın kendisini iyi hissetmesi üzerinde fazladan bir katkısı olmadığını gösteriyor.

Sonuçlara bakarak  medyada maruz kaldığımız ile bu durum nasıl taban tabana zıt olabilir ve daha önemlisi neden? Neden daha çok seks daha çok mutluluk sonucunu doğurmadı? Eğer ben haftada 1 yerine 7 kere ilişkiye giriyorsam neden mutlu değilim? Bu durumun birkaç açıklaması olabilir:

1. Uzun ilişkilerde seks yapma oranı haftada 1

Uzun süreli ilişkilerde seks yapma sıklığı daha az gözüküyor

Yapılan çok sayıdaki araştırmada değişkenlik göstermesine de genellikle uzun ilişkilerde çiftler haftada 1 kere ilişkiye giriyorlar. Bu durumda mutluluk seviyesinin artması, insanların başka insanlarla seks yaptığını hissetmelerinden kaynaklanıyor olabilir. Aynı zamanda mutlulukla seksüel sosyal karşılaştırma ve mutluluk arasında doğrudan bir ilişki söz konusudur. Bu ilişki de, insanların başka insanların daha çok seks yaptığını düşündüğü zaman mutsuz olduğudur. Diğer insanların kendiniz gibi olduğunu bilmek sizi kendinizi daha iyi hissettiriyor.

2. Para mutluluk getirmiyor

Seks de olduğu gibi konu para olunca da aynı ilişki söz konusudur. Çok sayıda araştırma gösteriyor ki normalde para mutluluk getirir şeklinde bir düşünce hakim olmasına rağmen, yapılan araştırmada insanların bu yönde düşünmüyor. Temelde çok az para sahibi olmak mutsuzlukla eş değer, fakat çok fazla para kazanmakla mutluluk arasında doğrudan bir ilişki söz konusu değil.  Para konusunda temel seviyede ihtiyacın altında olması mutsuzluk getiriyor; ancak normalden çok para kazanmak size fazladan mutluluk getirmiyor.

3. Cinsel ilişki sıklığının belirleyicisi kişilik

Cinsel davranışlar çiftlere özgüdür

İlişki konularında farklı değişkenlerle farklı açıklamalara da ulaşabiliriz. İkinci araştırmada belirttiğimiz üzere, araştırmacılar sadece romantik ilişki yaşayan kişiler üzerinde araştırma yaptılar. Bu noktada bekarlar veya farklı tarzda ilişki yaşayan insanlarda aynı araştırmalar farklı sonuçlar verebilir. Genç veya yaşlı kişilerde çok fazla fark olmamasına rağmen, konu cinsel ilişkiye girme sıklığı olduğunda kişilik özellikleri devreye giriyor.

Bütün bu değerlendirmeler sonucunda birkaç yargıya ulaşabiliriz. İlk olarak; açıkça görülüyor ki seks insanlar için önemlidir ve birçoğumuzun şüphesi olmamasına rağmen seks yapma sıklığı da en az seks kadar önemlidir. İkinci olarak; insanlar düşündüğümüz kadar sık ilişkiye girmiyorlar. Biz sadece daha çok sayıda olduğunu düşüyoruz. Üçüncü olarak da, bütün bunların yanında cinsel davranışlar kişilere ve çiftlere özgüdür. Sıklığı ne olursa olsun bilmemiz gereken, çiftlerin ilişkilerinde ve cinsel hayatlarında mutlu olmalarının temel sebebi cinsel davranışlarının birbirini tamamlamasıdır.

Not: Eğer kendinizle diğer insanların cinsel ilişkiye girme sıklıklarını karşılaştırmak isterseniz, bu makale yardımcı olacaktır:

http://slate.me/1FRvZbs

İlginizi çekebilecek diğer yazılar:

Bilmediğiniz yönleriyle bildiğimiz en eski alışkanlık: Aldatmak

Kondom kullanımı cinsel performansı olumsuz mu etkiliyor?

Düzenli cinsel ilişkinin ruh ve beden sağlığı için ne kadar önemli olduğunun 4 kanıtı

Ryan Wise: New York Syracuse Üniversitesi’nde İnsan Gelişimi üzerine doktoramı tamamladıktan hemen sonra İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başlamak üzere İstanbul’a taşındım. Boğaziçi Üniversitesi’nde ve Bilgi Üniversitesi’nde İnsan Cinselliği ve Çocuk Gelişimi alanlarında çeşitli dersler vermekle birlikte araştırma ve ilgi alanlarım kişilerin cinsel ilişki ve bekaret algısı üzerine. İki çocuk babasıyım ve boş zamanlarımı okuyarak, dövme yaptırarak ve sahilde yaptığım uzun yürüyüşlerle değerlendirmeyi seviyorum.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale